uc amerikali

Mehmetçiğin görevi kaç sentlik?

Emir kulu Hulusi Akar açıkladı. Ne de olsa emir, demiri keser:

Trump ile Erdoğan görüşmüşler, TSK, IŞİD ile mücadelede görev üstlenmiş...

Görev” önümüzdeki günlerde yerine getirilecekmiş.

Görev denen şey, Truman doktrini, Marshall yardımından bu yana “bölge jandarmalığı” yapanlara verilen yeni yükümlülüktür.

Öyle anlaşılıyor ki, ABD, Suriye sınırında yeni mandasını oluştururken mıntıka temizliğini Mehmetçik üstlenecek!

ABD’li senatör Lindsey Graham açık açık söylemiş zaten:

DEAŞ imha edilecek. İran boşalan yerlere yerleşemeyecek. Kürt müttefiklerimiz korunacak.

ABD’nin müttefiği YPG’nin korunması için, Türk askeri IŞİD’i imha edecek!

ABD’den liyakat madalyalı Akar’ın “görev”den saydığı budur işte...

Tıpkı NATO’ya alınmak için Kore’ye gönderilen Türk askerine verilen görev gibi.

O dönemde Amerikalı siyasetçi Foster Dulles’in tanımıyla harcaması “günlük 23 sent’i aşmayan” masrafsız Mehmetçik, bugün yine ABD’nin verdiği bir “görev”le başkası adına savaşa gidecek.

Demokrasi de olmayıversin...

Neden yakınıyoruz ki bu kadar?

Bizde yok, yok…

Moneyokrasi, yani Marx’ın İngiliz emperyalizmini tanımlamak üzere kullandığı deyimle “para iktidarı” var. Nepokrasi, yani akraba kayırma var.

Otokrasi, yani bütün yetkileri elinde tutan buyrukçuluk var.

Şükürler olsun, teokrasi de var. Anayasada laiklik diye bir şeyden söz edilse de, din kurallarına göre yönetiliyoruz.

Her ne kadar kuvvetler ayrımı, kuvvetler dengesi bulunmasa da, maşallah kuvveti asabiyemiz yerinde…

İmtiyazlı bir sınıf olarak aristokrasi de var: Örneğin, bundan böyle Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlığa atananların varsa emeklilik veya yaşlılık aylıkları, kesilmeyecek.

Bu kadar bolluk içinde varsın demokrasi de olmayıversin canım…

Damadın performansı uçuruyor...

Hazine Bakanı, damat Berat Albayrak, geçen yıl ekonomide güçlü bir perfomans yakalandığını övgüyle dile getirdi.

CHP’li Neslihan Hancıoğlu da, performansta nasıl uçulduğunu Samsun’dan verdiği bir örnekle açıkladı:

Samsun’un Bafra ilçesinde yıllardır çalışan bir tekstil fabrikası 130 işçisini on günlük izne çıkardı. İşçiler, işbaşı yapmak için fabrikaya gittiler, ama ortada ne fabrika kalmıştı, ne de makine. İşyeri sahibi makineleri, hammaddeyi bir gece yarısı kamyonlara doldurmuş, ortadan kaybolmuştu.

Sayın Albayrak’ın deyimiyle ekonomide yakalanan güçlü performans sayesinde artık fabrikalar kanatlanıp uçuyor.

Affedersiniz beyefendi...

Cengiz İnşaat’ın 422 milyon liralık vergi borcu silinmiş. Bu demektir ki, işadamı Mehmet Cengiz, ulusumuzun uzak, yakın tüm akrabalarına yakın ilgisini hiç esirgemeden işlerini tıkır tıkır yürütüyor… New York’ta kim bağış topluyor?

Gazeteci Yılmaz Polat, yeni kitabı “Kırmızı Oda”da yazdı. Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV Vakfı ve çocuk istismarları ile gündeme gelen Ensar Vakfı’nın ortaklaşa oluşturdukları Türken Vakfı, New York’ta milyonlarca dolara mal olacak Türken Evi kuruyormuş.

Temelini Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu’nun attığı binada, Müslüman öğrenciler barınacakmış.

ABD vergi dairesinin kayıtlarına göre Türken Vakfı’na, 2015’te, 24 milyon 460 bin 759 dolar bağış yapılmış.

Yılmaz Polat’a göre, bağışçılar kim, belli değil.

Işık KANSU - 05 Ocak 2019 – Cumhuriyet

Son Yazılar