muharrem ince tayyip1 1

CHP Sandıklara Sahip Çıkabilmiş Olsa Bugün İkinci Turu Yapıyorduk!

Belli ki Muharrem İnce hakkındaki eleştirilere çok öfkeleniyor.

Ve yine CHP’ye öfkelenenler İnce’ye yönelik eleştirilere daha da çok kızıyorlar.

Sanıyorlar ki İnce CHP’nin başına geçerse CHP’de işler düzelecek.

Oysa muhtemelen daha da kötü olacak, çünkü sorun genel başkanı değiştirmekle çözülemez artık.

CHP’nin yapısal bir değişime ihtiyacı var.

Bugünkü yönetimin başarısızlığı, yeteneklerinin çok sınırlı olduğu açık biçimde görülüyor.

Mutlaka bir değişim gerek!

Ama popülizmin vıcıklığı içinde yapılırsa bu değişiklikle CHP’nin tamamen tarihe karışma tehlikesinin olduğunu da görelim.

CHP’nin yeteneklerinin ne kadar sınırlı ve yetersiz olduğu seçimlerden 15 gün sonra resmen ortaya çıktı.

İlk gece durumu fark etmiştik ama CHP Genel Merkezi kendini kurtarmak için büyük bir titizlikle gerçeğin üzerine yattı.

Dışarıdan bakınca bile anlamıştık. CHP sandıklara hakim olamamıştı.

Sandıklardan sonuç alınamamıştı.

İlk gelen (tahminim 50 bin dolayında) sandıklardan çıkan sonuca göre Erdoğan yüzde 50’ye yaklaşamıyordu.

Bu nedenle ısrarla “İkinci tur kesin” diye bağırıştı CHP yöneticileri.

Ama sistem çöküp veriler de alınamayınca çaresiz AA’nın verilerini doğru kabul etmek durumunda kaldılar.

Bu aslında tarihi rezaletti!

CHP yöneticileri kendi beceriksizliklerini örtbas etmek için halkın uğrayacağı derin hayal kırıklığını hiçe sayarak 

“Adam kazandı, bizim verilerle AA’nınkiler aynı, seçimi kaybettik, haydin dağılın evinize gidin” açıklamalarını yaptılar.

Muharrem İnce bu ağır başarısızlıkta kendi payının olduğunu elbette biliyor.

Parti ile ilişkisini tamamen kesen, sanki bağımsız aday gibi davranan İnce sandık güvenliği için hiçbir önlem almamıştı besbelli.

İnce eninde sonunda halkın kendisine de fatura keseceğini bildiğinden genel merkezle birlikte kendi ayıbını da örtmek için sürekli “kaybettik, kazanamadık” söylemini dile getirdi. 

Çamur gibi bir popülizmle sarayın ve çevresinin gözüne girebilmek için “Kaybettim ama kutlama yüceliğini gösteriyorum, bunu hiçbir CHP’li yapamaz” havasına girdi.

Daha ilk gün Erdoğan’ı arayıp kutladı. AKP çevreleri İnce’yi çok takdir etti.

Ama gerçekler ne yaparsanız yapın saklanamıyor.

CHP’nin 50 bin sandıktan sonuç alamadığı ortaya çıktı.

İşin kötüsü CHP o gece bu 50 bin sandığı toparlayamadığı gibi buralardan hâlâ kendi ekibinin eliyle sonuç alabilmiş değil.

Zaten sorun da bu; geç olsa bile sonuçlara ulaşamayan CHP hiçbir itirazda da bulunamıyor.

Eğer CHP bu kadar aymaz davranmamış olsa bugün cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu yapıyor olacaktık.

Onun yerine herkes nefesini tuttu Erdoğan’ın “padişahlık devrini andıracak” yeni döneme başlamasını bekliyor ve ülkeyi kimlerle yöneteceğini merak ediyor.

Seçimden 15 gün sonra CHP’nin o gece nasıl beceriksiz olduğu gerçeğini öğrendik.

Bir süre sonra da İnce’nin o gece neden kaçıp gittiğini öğreneceğiz mutlaka.

secim aldatmacasi

SADECE SUNULAN ÇÖZÜMLERİ DÜŞÜNME KOLAYCILIĞI…

Son günlerde sosyal medyada bir fıkra dolaşıyor.

Benim çok hoşuma gitti. Kaynağını araştırdım.

Ama sonuç alamadım. Sadece mynet sitesinden anladığım kadarıyla bu fıkra aslında bir giriş sınavının sorularından biri. Yani galiba.

Artık neyse ne, günümüze de uygun hoş bir yazı sizlerle de paylaşmak istedim.

BİR BİLEN DİYOR Kİ…

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:

– Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?

Doktor:

– Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Adam:

– Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.

Doktor cevaplar:

– Hayır. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

Buradan çıkarılacak ders: “Gerçek akıl, sadece bize sunulan çözümleri seçmek değil, en uygun çözümü bulabilmektir.”

Bu hoş yazıyı paylaşanlardan biri altına bir de şunu eklemiş:

Bugün bize sunulan da, Kova, Fincan ve Kaşık. Ama ne Hikmetse, kimsenin aklına küvetin tıpasını çekmek gelmiyor. Çünkü irdeleme ve sorgulama özelliğimizi kaybetmişiz.

İrdelemeyen ve sorgulamayan bir toplum, yığından öteye gidemez.

Ve her daim köle olmaya mahkumdur.

Can ATAKLI - 08 Temmuz 2018 - Korkusuz

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly sunny

26°C

Istanbul