ey efendiler turkiye meczuplar ulkesi degildir

Seçimlerden sonra artık Türkiye, toparlayıcı bir lider arıyor!

Türkiye’de halkta sorun yok.Türkiye’de halkın kredisini taşıyacak bir lider sorunu var.

Seçimler konusunda kısaca bazı konulara değinmenin gelecekte muhaliflerin iktidar olma açısından yararlı olacağını düşünüyorum.

Öncelikle, Mitinglere yüksek katılımı Muharrem İnce ile eşitlemek doğru değil diye düşünüyorum. .

Mitinglerdeki yüksek katılımın sosyolojik  birikmiş dip dalgasının alana yansıması olarak değerlendirmek daha doğru. Meral Akşener için de geçerli bu durum. Yani millet, lider bekliyordu. Ama Muharrem İnce’nin Demirtaş’ı ziyareti, HDP’den Başkan yarımcısı yapacağım (retorik) demesi, apolet tartışmalarındaki üslup ve içerik hataları ve CHP seçmeninin adayları belirleme sürecinde adaylar bazında seçmen konsolide edilerek HDP barajı aşamayacak lafazanlığı ile, HDP’ye bir kısım CHP seçmenini yönlendirmesi, bunun dışında, CHP’nin zaten belli olan azami oy oranı, bu durumu belirleyen nedenler arasında. Yani sadece Muharrem İnce değil bu haksız sonucu belirleyen veya mitinglere yoğun katılım konusu da değil tabii ki. Bu mitingleri yanlış okuduğu için İnce, mitinglerde özellikle son üçünde, kendinden geçip, HDPli Başkan yardımcısı söylemi ve muhafazakar seçmenin çok hassas olduğu Kürt vs konularını aşırı derecede konuştu.

Bu yüzde yetmiş olan muhafazakar milliyetçi seçmende kuşku yarattı. Bu durum, İttifakta oldukları için, AKP ve MHP’den CHP, İYİ ve Saadet partilerine gelecek oyu da sınırladı. İttifaka dahil olduğu için de İYİ Parti ve Saadet Partisi, bu blokeden nasibini aldı. İnce, mitinglerdeki krediyi iyi kullanamadı. Zaten Tayyip’in ve AKP’nin kurduğu kurgu ile de bilinçli bir şekilde İnce, esas ve yenilecek rakip olarak lanse edildi. Bunun sonucunda ise varılan yol, Meral Akşener’in önünün kesilmesi.

Ve sonuç : Tayyip’in ve taraftarı olan Tayyiban kesimin hile ve mafyatik üslup ve yöntemleri ile de, seçimin gaspının sağlanması ve son gecede YSK’da ve İnce’nin ofisinde, şüpheli olayların gelişmesi de göz önünde bulundurulduğunda, İnce’nin kararlı lider duruşu sergileyememesi de etkili oldu diye düşünüyorum.

Seçim gecesi, Saat 22.30’da, CHPli Bülent Tezcan’ın sandıkların başlarından sabaha kadar sakın ayrılmayın, daha kırk milyon oy sayılmadı demesinden yarım saat sonra, herkes evine gitsin sözü ve tezat beyanatı da  ve seçim gecesi, İnce’nin asaletli bir şekilde çıkıp seçmenleri motive eden bir açıklama yapmaması da, o gece İnce’nin ortadan aniden kaybolması, seçmeni gelişmelerden haberdar etmeyerek milleti ortada bırakması, ertesi gün de mecburiyetten sözde basın toplantısı yapıp sanki önüne konan bir kağıttan sözlerini okuması da, ki bildiğimiz İnce bunu asla -iyi bir hatip olarak- yapmaz, ve basın toplantısında konuşurken titremesi de lider olamadığını, milletin kredisini taşıyacak bir kapasitede olmadığını gösterdi.

Telefon mesajı ile haber uçuran bir lider görünümü verdi. Direnemedi. Gaspedilen seçimi kabullendi. Mitinglerde iki gün önce "Ölümü göze alıyorum" diyen İnce’den eser kalmadı. Seçimin gaspını belirtmedi. Yani Chavez olamadı. Dik duramadı.

Bu durumda, Türkiye geçici olarak kaybetti. Ama Halk, alanlara inerek herşeye rağmen rüştünü ispat etti.

Şimdi ise, halkın kredisini iktidara dönüştürecek bir lider olana kadar ya da bir lider kendini ispat edene kadar halk durduğu yerde duracaktır. Bu belli oldu. Artık Halkta sorun olmadığı açıkça ortaya çıktı. Bahane aranmasının önüne geçildi.

Bence Sorun halkta değil liderde var. Önümüzdeki dokuz aylık yani Mart yerel yönetimler seçimlerine kadar bir süre içinde, muhalefetin daha iyi bir koordinasyon ile görüntüyü tersine çevirmesi gerekiyor. Yeter ki, gerçek ve yiğit bir lider, muhalefeti ve AKP’ den,Tayyip’ten bıkan seçmeni toparlamasını bilsin.

Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı - Etnograf ve Sosyal  Antropolog

Sefa YÜRÜKEL – 27 Haziran 2018

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Showers

16°C

Istanbul