ugur mumcu18 225

Uğur MUMCU'dan Emperyalizm Ve Laiklik Dersi..        

Uğur Mumcu 5 Aralık 1989’da diyordu ki:   

"ABD için sorun, İran, Irak ve Türkiye’nin bir bölümünü kapsayacak bir Kürt devleti üzerinde şimdiden egemen olmak ve olası petrol yataklarını bu Kürt devleti aracılığı ile elinde tutmaktır.        

Kürtler üzerinde “Amerikan mandacılığı” hazırlığına kimse “Sosyalizm”, ”Marksistlik” ya da “Devrimcilik” etiketi yapıştırmamalıdır.         

ABD emperyalizmi, gerçekten “emperyalizm” ise Kürt sorunun bu kadar canlı tutulmasında da bu emperyalist siyasetin güttüğü amaç niçin göz ardı ediliyor?"          

Bugün Kürtlerin statü (bağımsız devlet, özerklik, vb) elde etmesi uğruna ABD emperyalizminin PYD’ye silah vermesine itiraz ediyor görünseler de “işbirlikçi” bulup iletişimini kesmeyen solcularımız ordumuzun Afrin’e girmesine “savaş karşıtlığı” ile karşı çıkıyor. Oysa ki Mumcu onlara haklı olarak soruyor:         

“ABD emperyalizmi, gerçekten “emperyalizm” ise Kürt sorunun bu kadar canlı tutulmasında da bu emperyalist siyasetin güttüğü amaç niçin göz ardı ediliyor?"          

Emperyalizmi görmeyip en sonunda “ABD de bölgemizde olmasın, PYD, emperyalizmle bir olmasın ama dediğimiz olmuyor. Ne yapalım ki PYD emperyalizme dayanarak da olsa statü elde ediyorsa bunu bölge hatta dünya özgürlüğüne karşıtlık olarak damgalamayız” tavrına gelenler aslında emperyalizme karşı olmuyorlar. Savaş karşıtı olmak güzel ama savaşı dayatıyorlarsa da vatanı savunmaktan kaçmak olmaz. Onun için savaş karşıtlığı ülkemizi savunmasız bırakıyor. Çünkü ABD PYD’ye 5 bin tır silahı IŞİD için vermedi. IŞİD yok bölgemizde. Ülkemizin de içinde yer aldığı bölge ülkelerini silahla susturmak için verdi, veriyor.                       

“AKP, Başkanlığı garantilemek için Suriye’ye giriyor” gerekçesiyle harekata karşı çıkmak ABD’nin bölgemize yerleşmesini, daha onbinlerce silahı terör örgütlerine vermesini izlemektir. Diplomasiyle ABD’nin, terör örgütlerinin durdurulmayacağı ortada. ABD’yi silah sevkiyatından, Suriye’nin kuzeyinde üsler kurmasından, Esad’a karşı ciğer yiyenleri, PYD’yi desteklemesinden hiçbir ülkenin diplomasisi vazgeçiremedi.           

AKP ile mücadele vatan savunmasına halel getirmemelidir. Daha AKP iktidarda değilken Körfez Savaşıyla ABD bölgemize geldi, planını yaptı. Savaşı dayatan ABD. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün “ savaş zorunlu olmadıkça cinayettir” yaklaşımı gereği zorunlu olan vatanımızı savunuyoruz. Vatanımızı ileri hatlardan koruyoruz.

Emperyalizmi geriletmeden özgürlük olmaz. ABD’nin bölge niyetlerini görmezsek belki PYD statü elde eder ama bölgenin ve dünyanın nefreti üzerinde olacağından emperyalizme olan bağımlılıkları artar ve bölge hatta dünya savaşına neden olabilirler. Böyle bir ortamda Kürtler özgür olamaz. Dahası bölge ülkeleri de. Yaşanan sıkıntılara rağmen ABD’nin güttüğü amaç göz önünde tutularak Türk, Kürt, Arap, Fars geleceğini birlikte kurmalıdır.             

Uğur Mumcu, “laikliğin tehlikede olduğunu düşünüyor musunuz” sorusuna “Türkiye'de özellikle son on yıldır tarikat, siyaset ve ticaret üçgeni var. İslamcı ideoloji veya tarikatlar yasaları aşan bir ayrıcalık sahibi oluyor. Bu nedenle devlet eliyle laiklik yok ediliyor” yanıtını vermiş ve “tarikatlara ve cemaatlere alınan genç çocuklar, 30 yıl sonra general olacaklar ve Cumhuriyete karşı ayaklanacaklar” diye uyarmıştı. Ve başımıza FETÖ darbesi geldi.        

Sosyalistlerimiz, Kemalistlerimiz FETÖ için “Türk dilini yayıyor” diye kutlamıştı. Hatta AKP'yi yıkmak için FETÖ'ye sessiz kalanları da vardı. Ne de olsa AKP'yi çatırdatıyordu. AKP, emperyalist araçlara yaslanarak indirilebilir ama AKP anlayışı indirilemez. Hatta bir bakmışsınız bunu deneyenlerin kendisi kullanışlı alet haline gelmiş.         

Unutmayalım;          

Dinciler bizim “halkın dini değerlerine karşı görünmeyelim” ürkekliğimizden, hatta “derneğimiz, sendikamız, partimiz büyüyemez” faydacılığımızdan güç alarak toplumda ve devlette örgütlendiler.         

Emperyalizmi ve laikliği önemseyelim.

Mustafa SOLAK (Tarihçi) – 25 Ocak 2018

Son Yazılar

Cloudy

9°C

Istanbul