rte zihnisinir225

Anayasaya Aykırı Kanun Hükmünde Kararnameler İptal Edilsin!

Türk Milleti ve Devleti Tarikat Kültürü İle KHK ler Kullanılarak Terbiye Edilemez.

Şimdi Demokratik Türkiye İçin Genel Greve Gidilecek Süreçli Demokratik  Eylem Zamanı.

Tayyip Erdoğan ve Ekibi tarafından çıkartılan son 695 ve 696 sayılı KHK ler, siyasi iktidarın, çağdaş anlamda devlet yönetme kabiliyeti olmadığını göstermiştir. İş bu kararnamelerle, iktidar kendi denetiminde paramiliter güçlerin oluşumuna zemin hazırlamakta ve iktidar bu güçleri de muhaliflere ve sivil halka karşı tehdit unsuru olarak kullanılma maksatlı olarak,  80 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti halkının ve devletinin, iktidarın mensup olduğu tarikat terbiyesi yönetilmesini amaçladığını da gözlemlenmektedir. 

Son  yayınlanan  KHK lerle, iktidar herkesin lanetlediği ve üzerinde  Amerikancı Fetö’cü gladyonun girişimi olarak mutabık kalındığı, 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek, iktidara yakın tarikat mensuplarının kurduğu ve TSK dan geçmişte irticacı oldukları için ihraç edilenlerce yönetilen, ve bir   paramiliter organizasyon olan SADAT tipi örgütlerle,  Büyük emeklerle kurulmuş ve saygınlığı olan meşru Türkiye Cumhuriyeti devletinin  ve milletinin terbiye edileceğini sanmaktadır. 

Ama bu KHK ler son gelişmelere göre geniş kesimler tarafından şüphe ve huzursuzlukla karşılanmıştır. 

Tayyip Erdoğan, Kudüs konusunda kazandığı görece destekle, geniş kitlelerin bu atmosferde alınan son KHK kararlarına karşı çıkmayacağını ve sorgulamayacağını hesap etmektedir. Fakat alınan bu son kararlar TC nin devlet  olarak,  iç işleyişine doğrudan müdahale ve darbedir. Bu kararlarla tüm anayasal kurumlar hiçe sayılmıştır. Fetö de bunu yapmak istemektedir ve Ergenekon, Balyoz vs gibi çeşitli davalar göz önünde bulundurulduğunda bunu yapmıştır.  

Bu iktidar döneminde, bugüne  kadar milyonlarca satılan tüfek ve tabanca, işe alınan "binlerce özel güvenlikçi",  son dönemde Malatya ve Manisa’da Alevi evlerine atılan  çarpı işaretleri, mutlak iktidar için, Fetö ve PKK bahane edilerek demokrasinin bu KHK ler ile iptal edilmesi, mevcut iktidarın  niyeti konusunda, milletçe iktidarın maksatları konusunda endişeyi daha da artırmaktadır. 

Siyasi İktidar bu KHK ler ile ben ne yaparsam yapayım haklıyım ve susacaksınız demektedir. 

Bölgenin içinde bulunduğu zor durumda  ve Türkiye'nin emperyalistler tarafından tazyik altında bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, ekonominin sahte bilgilerle şişirildiği, işsizliğin tavan yaptığı, kadın ve çocuk haklarının gittikçe geriye gittiği, ifade özgürlüğünün iptal edildiği, emekçilerin haklarının  ve sendikaların yaşamlarının vb konuların geriye gittiği bir dönemde çıkarılan bu KHK,  PKK ve FETÖ nün ve destekçileri olan  bilumum emperyalistin,  iç barışı, birliği ve huzuru bozmak ve iç savaşı tetiklemek için fırsat kollamasına yardımcı olacaktır. 

İçerde demokrasiyi, devleti, insan haklarını işletmeyen, dışarıda Emperyalizme karşı da direnemez. 

Bunun için Siyasi iktidar derhal bu kararnameleri  iptal etmelidir. Türkiye'yi ateşe ve kardeş kavgasına atmadan geri dönmelidir. Demokratik işleyişe ve modern TC devletinin kuruluş felsefesi olan, saç ayaklarına ve ayarlarına geri dönmelidir. Aksi takdirde iktidar, muhalifler ve milletin, gücünü  TC kuruluş felsefesinden,  Anayasadan ve kanunlardan alan meşru direnişi ile karşılaşacaktır. Bu Anayasal bir haktır. Ve bu hakkın bu şartlara göre kullanılacağını da iktidar göz önünde bulundurmalıdır. 

Bu KHK lere karşı muhalefet ise,  eşgüdümlü olarak, söylemden,  iyi kontrol edilen ve provokasyona yol açmayacak, toparlayıcı, emperyalistlere, PKK ye ve FETÖ ye de  fırsat vermeyecek yerli / milli eylemler için harekete geçmelidir. Mevcut durumda; partiler, sendikalar, meslek odaları ve diğer kitle örgütleri anlaşmalı, ortak bir güç olarak alana çıkmalı ve  sonuç alıcı eylemlere başlamalıdır. Bu eylemsellik, Türkiye’yi,  KHK lerle yönetilen şamar oğlanı durumundan, demokratik bir işleyişe geçen ve anayasanın ve kanunların, devletin işlediği bir duruma geçmesine yöneltecek olan  şartların oluşması  için mutlak şarttır. Eylemsellikte ve çözümde iktidara oy verenleri de düşündürecek ve kazanacak bir yol bulunmalıdır.  Muhalefet artık,  hepsini toplasan bir "Tayyip Yapmıyor " imajından çıkmalıdır. İşte tarihi fırsat ayağına gelmiştir. İyi ve kolektif liderlik ve kolektif eylem planı ile asgari demokratik müşterekte buluşularak, gerekirse genel greve gidecek şekilde iyi bir  hazırlıkla,  istenilen amaca ulaşılabilinecektir. 

Aksi  takdirde, bir nesil daha, Tayyip Erdoğanların,  demokrasi ile mukayese edilemeyecek  iktidarında, yaşamlarını sürdürecektir. Bunun vebali de, sadece,  önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimini her ne pahasına olursa olsun kazanmak isteyen,  Tayyip Erdoğanlarda değil, aynı zamanda, şimdiki durumda güven vermeyen, ilkeli hareket etmeyen, ABD, Fetö ve PKK ile arasına,  kesin  çizgi çekmekte zorlanan bir görünüm sergileyen, sadece eleştiren ve kendi gündemini ve programını yansıtamayan muhalefette de olacaktır.  

İşte şimdi demokrasinin yerleşmesi ve KHK lerin sona erdirilmesi için  söylem değil,  iyi koordineli, hedefe yönelik,  sonuç alıcı eylem zamanıdır.  Eylemin  adresi ise artık sokaktır, iş yerleridir, okullardır ve TBMM dir. 

Demokratik ve modern devletin  tüm organları ile işlediği, çağdaşlığın öne çıktığı  bir Türkiye için herkes görev başına geçmelidir.  Artık Devleti demokrasiyi ve insan haklarını özümsemiş olanlar devir almalıdır. Vakit tamamdır! 

Saygılarımla. 

Sefa YÜRÜKEL – 26 Aralık 2017

Sosyal Antropolog ve Etnograf

Soykırımlar ve terörizm araştırmacısı

Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

27°C

Istanbul