mustafa onsel

Her yere sızan Fethullahçı çete diğer cemaatlere sızmamış mıdır?

Ulusalcılık ne demek falan sorusuna cevap vererek vakit kaybetmeden hemen konuya gireyim.

Ergenekon sürecini hatırlayın. İşaret fişeğini Fethullahçı çetenin başı Fethullah Gülen atmıştı; “Ulusalcı dalgayı aşacağız. Kızılelma koalisyonunu parçalayacağız…”

Ve bir çuval yapılmıştı. Adına Ergenekon denilmişti. İçine, iktidarın muhalif gördüğü, Fethullahçı çetenin devleti ele geçirirken engel olacağını düşündüğü ne kadar insan varsa atılmıştı. Solcu, Ülkücü hatta dindar…

Sonra başta Balyoz olmak üzere Türk Ordusunu süratle ele geçirmek maksadıyla yapılan operasyonlarla “devlet hiyerarşisinden başka hiyerarşi tanımayan” çok sayıda vatansever asker tasfiye edilmişti. Binden fazlası cezaevlerine tıkılmıştı.

Ancak çok daha fazlası, Fethullahçı çete tarafından işletilen çeşitli sitelerden yapılan, insan aklını zorlayan iftiralarla, hiçbir ahlaki kural tanımadan yapılan yayınlarla saldırılara uğradılar. Saldırılardan kurtulmak için ayrılmak zorunda bırakıldılar. Veya soruşturmalarla bunaltılarak sistemin dışına çıkmaları sağlandı.

TAYİN TERÖRÜ…

Bunun dışında Fethullahçı çete, tayin dairelerini ele geçirdiği için kendilerinden olmayanları tayin terörü ile yıldırdılar. Yılan, bıkan pek çok asker ordudan ayrıldı. Olanı biteni gören, artık Türk ordusunda barınamayacağını, geleceğinin tıpkı kumpasa uğrayan, saldırılan personel gibi olacağını düşünen, özellikle genç rütbedeki personel de mecburi hizmetten sonra meslekten ayrılma yolunu seçti.

Kumpas davaları sürecinde bu şekilde sistemden kopan, kopartılan asker sayısı nereden baksanız onbinden fazladır.

Bakın bugün Fethullahçı çete mensubu diye ilişiği kesilen asker sayısı sekiz bin civarındadır. Ki, bunların en az onda birinin de yanlış değerlendirmeler sonucu bu çuvala sokulduğu, Fethullahçı çete ile ilişkileri olmadığı iddiaları yaygındır.

Düşünün ki, 40 yıldır sinsice Türk ordusuna sızan, özellikle son 15 yılda neredeyse bütün alımları, terfileri, atamaları bizzat yapan Fethullahçı çetenin,TSK’da sayısal olarak bu kadar az olması mümkün müdür? Çok açık ki daha onbinlercesi hala sistemin içerisindedir.

Devam edelim…

2010’da “Ulusalcı dalga”tamamıyla aşılmış, devletin bütün kademelerinin yanı sıra Türk ordusu da Fethullahçı çetenin eline geçmiştir. Sonra malum 15 Temmuz kanlı kalkışması ile“Ulusalcı dalga aşılacak” sözünün ne anlama geldiği büyük çoğunluk tarafından anlaşılmıştır.

*** *** ***

Fethullahçı çete mensupları,15 Temmuz sonrası bu kanlı kalkışma için önce “Bizim haberimiz yok” dediler, sonra bizzat Fethullahçı çete lideri “Darbeyi R.T. Erdoğan planladı ve uyguladı” dedi. Müteakiben “Bunu ordu içindeki ulusalcılar yapmıştır, hizmet hareketinden de bilmeden katılanlar olabilir” şeklinde naif açıklamalar da yapılmıştı.

Kalkışmayı kendilerinin yapmadığını vurgularken, kalkışmanın hükümetin bir senaryosu olduğunu savunarak, gerçekle ilgisi olmayan, ama çok inandırıcı, görselliği önde propaganda kasetleri hazırlayarak, sosyal medya üzerinden milyonlarca insana gerçek diyerek, hayali şeyler gösterdiler.

Yalan kurgulamakta o kadar mahirdiler ki. Artık ustaları CIA mensupları bile onları hayranlıkla izliyordu.

Bombalama görüntülerini televizyonlarda herkesin gördüğü; kule ile bombalamayla ilişkin konuşması kamuoyuna yansıyan “bombacı” pilotun, olayı kabul eden ifadeleri bulunmasına rağmen, meclisin bombalanma olayının bile gerçek olmadığını, binanın içerden patlatıldığını iddia edecek kadar “kontrolsüz yalan”ı toplumun azımsanmayacak bir kısmına kabul ettirdiler.

KARŞI PROPAGANDAYA BAŞLADILAR…

Bu kanlı kalkışmada başarılı olsaydılar mesele yoktu. Ama olamamışlardı. Bu kanın üzerine bu topraklarda artık taban bulmaları çok zordu. Külliyen inkâr yolunu seçip, karşı propagandaya; olayı, karşılarında olanlara yıkmaya dönük algı oluşturma çalışmalarına başladılar.

Hükümetin,operasyon sürecindeki yanlışlarını ve baskılardan bıkan halkın öfkesini de iyi değerlendirerek, söz konusu algı yaratmada kısmen başarılı da oldular.

“Kontrollü darbe”iddiası,göreceli olarak toplumda azımsanmayacak bir kabul görmeye başladı. Hatta muhalefet lideri bile o gecenin “gri alanları”üzerinden bu tabiri kullanmaya başladı.

Her şeye rağmen iddiaları çok çürüktü.Hükümet muhalifi kesimler, Fethullahçı çetenin bu işten kurtulmak için ilk aşama olarak ileri sürdüğü bu kavramla uğraşırken, onlar bir başka aşamaya geçti. Bugünlerde darbeyi hükümet yaptı demiyorlar.

*** *** ***

Bunun ilk işaretini tıpkı 2007’de Ergenekon süreci öncesinde olduğu gibi Fethullahçı çetenin başı verdi. Mısır’da yayınlanan El-Yevm 7 isimli gazeteye; “Darbeyi ulusalcı laik bir kesimin yapmış olabileceğini” söyleyiverdi geçtiğimiz hafta.

"ORDU İÇİNDE ULUSALCILAR"

Bu işaret fişeği, alttan alta kaynatılan “Ordu içinde ulusalcılar FETÖ’nün yerini alıyor” ateşinin harlanmasına sebep oldu.

2007’de “Ergenekon” çuvalı vardı. Bugünkü çuvalın ismi “Ulusalcılar”dı.

Önce ulusalcılığa kötü anlam yüklendi. Sonra tıpkı Ergenekon’da olduğu gibi oluşturulan çuvalın içine, özellikle Fethullahçı çeteye kim net duruş sergiliyorsa atılmaya çalışıldı, çalışılıyor. Buna önceden çalışılıp epey hazırlık yapıldığı ortadadır.

Bunu jandarmada yapılan son terfi ve atamalarda gördük. Fethullahçı çetenin sosyal medya hesapları, jandarmada olan biten tasfiye karşısında sevinç çığlıkları atıyor.

Şimdi sırada, Türk ordusunun Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin terfilerinin görüşüleceği Şûra var. Şûra’yı etkilemek, hedefi saptırarak geride kalan Fethullahçı çete mensuplarını korumak, devletten başka bir hiyerarşi tanımayan,vatansever gerçek askerleri tasfiye ederek isimli davalar sürecini tamamlamak istemektedirler.

Bunun için hükümeti, diğer cemaatler üzerinden etkilemeye çalışmaktadırlar. Nasıl mı?

Anlatalım…

*** *** ***

Hükümeti “Ulusalcılar darbe yapabilir” iddiaları ile korkutarak, “28 Şubat yeniden yaşanır” gibi muhafazakâr çevreleri çok tedirgin eden iddialar ileri sürerek ve bu iddiaları özellikle de diğer cemaatlere söyleterek mevzi kazanma gayreti içerisindeler…

Hükümet, haliyle Fethullahçı çetenin ordudan temizlenmesini istemektedir.

Uygulamalara bakıldığında bunlara alternatifin diğer cemaatler olarak görüldüğü gerçeği ile karşı karşıyayız. Diğer cemaatlerin Fethullahçı çetenin panzehri olarak görüldüğünün güçlü emarelerini alıyoruz.

Bu durumun kabul edilebilirliğin ötesinde acı acı gülünesi bir durum olduğunu söyleyebilirim. Kısa süre sonra bunun nerelere evrildiğini herkes görür.

Devlet hiyerarşisi dışında başka hiyerarşilere bağlı olanlar, devlet hiyerarşisini ele geçirmek, devletin tamamına egemen olmak maksadıyla hareket edeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın.

Ama bunun bir süreliğine doğru olduğunu kabul edelim…

Peki, devletin bütün birimlerine sızmış, Türk ordusunu bile kontrol eder olmuş böylesi bir örgütün, yani Fethullahçı çetenin bu cemaatlere sızmadığını mı zannediyorsunuz ey hükümet yetkilileri?

Siz, Fethullah çetesini başka cemaatlerle kontrol altına almaya çalışıyorsanız, onların ne kadar şeytani bir yapılanma içinde olduğunu anlamamışsınız demektir. Bilesiniz ki, onlarda sizi o cemaatler üzerinden kontrol etmeye başlamışlardır.

Jandarmadaki son terfi ve atamaları irdeleyin. Bu cemaat uzantılarının nerelere ulaştığına, bazı şeyleri nasıl ters yüz ettiklerine bakın. Bakmanın ötesinde görün. Biz sadece dikkat çekiyoruz. Başka bir gücümüz yok!

*** *** ***

Güya 28 Şubat zihniyetinde olanlar tasfiye edilecekmiş. Yapmayın! Bunu kimlerin çıkardığını biliyoruz. Kimlermiş bu 28 Şubatçılar somut olarak ortaya koyulsun. Böyle bir çuval oluşturularak, “28 Şubatçı, Ulusalcı” diyerek, devlet sistematiği içinde görevinden ve ülkesinden başka bir şey düşünmeyen insanları size tasfiye ettirecekler…

EMEKLİ EDİLEN ALBAYLARA BAKIN !..

Kısa süre önce jandarmadan emekliye sevk edilen,aslında kovulan 65 albaya bakın. Kimmiş bunlar inceleyin! Bu çok önemli. O zaman bu iddiaların ne kadar doğru, ne kadar havada olduğunu göreceksiniz.

Yakında çıkartılacak denilen kararnameyle emekliye sevk edilecekleri veya tayin edilecekleri takip edin. İyice bakarsanız, görmeye çalışırsanız o zaman nasıl kandırıldığınızı anlayabilirsiniz…

Ama artık bu kandırılmalar bitsin! Sizi kim ya da kimler kandırıyorsa bunlara karşı bir yaptırımınız olsun! Olan millete ve ülkeye oluyor…

Bakın Fethullahçı çetenin sosyal medya hesaplarına, jandarmadaki terfi ve atamalardan sonra sevinçlerini gizleyemiyorlar… Kıpır kıpırlar… Bunun TSK’nın tamamına yayılacağından eminler…

Siz, bırakın bu sahte “Ulusalcılar darbe yapacakmış” laflarını da, böylesi bir tehlike var diyenlere bir mercek tutun, bakalım altından ne Çapanoğlu çıkacak.

KİM ARTIK "FETHULLAHÇILAR TEMİZLENDİ" DİYORSA...

Bakın bir ipucu vereyim, kim artık “Türk ordusundan Fethullahçılar temizlendi” diyorsa Fethullahçıların planı doğrultusunda hareket ediyor demektir. İnceletin, göreceksiniz. Daha ne diyeyim?

Bir başka yazı konusu olsun bu da!

Diğer cemaatlerin içine de mercek tutun! İyice bakın ama görmek için bakın!

Bakalım Fethullahçı çete mensubu var mıymış, yok muymuş!

Sakın bana mümkün değil demeyin!

Benden uyarması…

Mustafa ÖNSEL – 30 Temmuz 2017 – Odatv

Son Yazılar

Mostly cloudy

6°C

Istanbul