Orgeneral Bitlis’in Ölümü Kaza Değil Suikast!

İşçi Partisi Eşref BİTLİS Suikastinin Kanıtlarını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Verdi

İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey, Eşref Bitlis suikastıyla ilgili belge ve bilgileri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sundu. Soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Görüşen ile soruşturma hakkında görüşen Özbey ardından, Ankara Adliyesi çıkışında bekleyen çok sayıda basın mensubuna bilgi verdi.

Özbey açıklamasında şunları söyledi;

23 Kasım 2010 günlü gazetelerde, Eşref Bitlis suikastına ilişkin soruşturma dosyalarının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Genel Kurmay Başkanlığı’ndan istendiği ve bu dosyaların Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı’nca gönderildiği açıklamalarına yer verildi. Bazı gazeteler haberi “Yok Denen Jitem’in Karanlık Tarihi” başlığıyla aktardılar.

Olayın üzerine, 17 yıl geçtikten sonra gidilmesi anlamlıdır.

Aydınlık gazetesinin 18 Eylül 1993 tarihli manşeti şöyleydi: “Kaza Değil Suikast!”

Suikast gerçeğini ilk gündeme getiren İşçi Partisi oldu.

1993 yılında olayın üzerine sadece İşçi Partisi gitti. Verdiği hukuk mücadelesiyle suikastı aydınlatan İşçi Partisi Genel Sekreteri Av. Nusret Senem, şu anda Ergenekon’dan tutuklu olarak Silivri’de hapiste. Tuncay Güney’in mülakatını dayanak alan MİT’in hazırladığı Ergenekon örgütünün şemasının tepesinde de Eşref Bitlis var. Her ikisi de Ergenekon örgütünün üyesi olmakla suçlanıyor.

Eşref Bitlis suikastı ve bu suikastın faillerini gösterir ipuçları İşçi Partisi’nin arşivlerindedir. Bunlar daha önce de Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığına sunulmuştu.

Üzerinden 17 yıl geçmiş olmasına karşın bu suikast gerçeğinin saptanması ve faillerinin belirlenmesi ülkemizin geleceği açısından önemlidir. Bu nedenle elimizdeki belge ve bilgileri soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar sunuyoruz.

Bütün saptırma ve bu yolla suikast ve faillerini örtbas etme çabalarına rağmen bu belgelerin de gösterdiği gerçek şudur:

NİÇİN EŞREF BİTLİS


Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis, ABD’nin PKK’ya silah ve malzeme gönderdiğini saptamıştı. Kürt sorununu çözmek için, bölge Kürtleri ve Irak ile işbirliği çabasına girişti. Kürdümüzü kazanmaya ve ABD’nin Kuzey Irak’ta kukla devlet planını bozmaya yöneldi. Büyük suçu buydu.

İNFAZIN GEREKÇESİ

Ergenekon Savcıları, MİT’in hazırladığı Ergenekon şemasında 63 kişinin ismini kapatmışlardı. Mahkeme Başkanı, şemanın açılacağını ima ettiği halde, şema açılmadı. Altı sanık hedefteydi. Bir de MİT’in ön yazıda ismini açıkladığı Org. Eşref Bitlis ve sekiz kişi daha.

Org. Bitlis’i 1993 yılında şehit edenler, 2001 yılında Ergenekon tertibini kurarken, şemanın tepesine ismini yazdırmışlardır. Kime? Tuncay Güney’e.

Tuncay Güney’in televizyonlarda döndürülen Mülâkatında Eşref Bitlis çekirdek kadro içinde gösteriliyor:

“Bunlar, Karadayı, Kıvrıkoğlu, Veli Küçük, Eşref Bitlis… Teoman Koman… Rasim Betül… Osman Özbek bunların bir grup olduğunu söylüyorlar” (Mülakat s. 29)

“Çekirdek kadro olarak İsmail Karadayı, Necip Torumtay, Teoman Koman, Rasim Betir… Nejat Müldür… Veli Küçük… Osman Özbek” (Mülakat s. 94)

TURGUT ÖZAL, EŞREF BİTLİS’İ ABD’YE İHBAR ETTİ

Eşref Bitlis, bölücü teröre çözüm planını 22 Mart 1992 günlü özel mektubuyla o zamanki Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a verdi. Bitlis’in Özal’a mektubunu Aydınlık gazetesi, 20 Eylül 1993 günü manşetten yayımlamıştı.

Herkes sustu ve üstünü örttü. İşte o zaman susanlardan Sabah gazetesi, 17 yıl sonra mektubu yeni bir keşifmiş gibi manşetten verdi. Sabah, Aydınlık’ın haberini kelimesi kelimesine aynen yayımladı.

Org. Bitlis, İşçi Partisi’nin çözüm programıyla örtüşen siyasetler öneriyordu. Bitlis’in çözümü, ABD’nin Turgut Özal’ı yönlendirerek Kukla Kürdistan’ı kurma girişimlerine cepheden darbe indiriyordu. ABD için tehlike büyüktü, Org. Eşref Bitlis, Org. Doğan Güreş’in 1994’te emekliye ayrılmasından sonra Genelkurmay Başkanı olacaktı.

Turgut Özal, Org. Eşref Bitlis’in bu konumunu ve bölge güçlerini birleştiren ulusalcı girişimlerini ABD’ye bildirdi. Aydınlık, o zaman bu çok önemli haberi de kamuoyuna duyurdu.

Özal’ın “MİT’i sivilleştirme” tertibinde görev üstlenen CIA bağlantılı ekip, Eşref Bitlis suikastında de sahne aldı. Bunlar, daha sonra Çiller Özel Örgütü’ne intikal ettiler ve Kontr Terör Merkezi’ni yönettiler. Onların İzmit-Adapazarı-Düzce’deki “Şeytan Üçgeni”nde işledikleri faili meçhul cinayetleri bugün Ergenekon tertipleriyle aklanıyor ve Türk Ordusu’na yüklenmek isteniyor.

PERİNÇEK SUSURLUK KOMİSYONU’NA ANLATTI

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek TBMM Susurluk Komisyonu’nun tanık olarak dinlediği ilk isimdir. Çünkü Hükümetin ve TBMM’nin Susurluk soruşturması, Perinçek’in Cumhurbaşkanı Demirel’e verdiği Susurluk Dosyası’ndaki saptamaları araştırmak üzere başlamıştı. Bu dosya, Çiller Özel Örgütü başlığıyla Kaynak Yayınları tarafından yayımlandı.

Perinçek, 24 Aralık 2006 günü Komisyon’a şöyle diyordu: “Eşref Bitlis’in uçağı, Amerika’nın bugünkü Adana Konsolosu Elizabeth Shelton’un bulunduğu Adana ve İncirlikte yapılan iki toplantıda yapılan hazırlıkla düşürülmüş. Genelkurmay istihbaratının izleyerek- bizim bunları izleme kabiliyetimiz yok- yaptığı saptama bu. Tarihleri de verilmektedir. 8-10 Şubat [1993] tarihlerinde Çekiç Güç Komutanı General Naab, Elizabeth Shelton, Amerika’dan gelen -onların hepsinin isimleri dosyalarda var, hatta rütbeleri de- subaylar toplantılar yapmışlardır. Amerikan haberleşmesi de izleniyor. Devamlı bir Eşref Bitlis olayı var Amerikan haberleşmesinde” (Susurluk Komisyonu Tutanakları, Kaynak Yayınları, Nisan 1997, s. 61)

GENELKURMAY BİTLİS SUİKASTINI YAPANLARI AYDINLIK’A AÇIKLADI

Asıl bomba, 25 Ağustos 1996 günlü Aydınlık’ta patlıyor. Görevde olan bir general iki albayın yanında Aydınlık muhabirine, Org. Eşref Bitlis’i ABD’nin öldürttüğünü açıklıyor. Aydınlık bu açıklamayı Genelkurmay Başkanlığı’nın tekzip etmeyeceği güvencesini alarak yayımlıyor.

Tekzip edilmeyen açıklama aynen şöyle:

“Eşref Paşa Amerika’ya çok karşıydı. Avrupa’ya yakındı. Ölümü ABD’nin işi. … Eşref Paşanın ölümünde rol oynayan özel harpçi subaylar şimdi Çiller’le beraber. Jandarma Genel Komutanlığındaki Özel Harpçi subaylar da Çiller’in adamları.”

HEPSİ ŞEMANIN TEPESİNDE

Bu açıklamadan 15 gün sonra Türk Ordusu, Irak Hükümeti ve Barzani ile birlikte CIA Peşmergelerine karşı çok etkili bir operasyon gerçekleştiriyordu. 3000 CIA Peşmergesi Guam adasına götürüldü. ABD Kaynakları, bu operasyonun sonucunu “Vietnam savaşından sonra aldığımız en büyük yenilgi” diye değerlendirdi. ABD yöneticileri, “Türk generalleri hizadan çıktı” diye yazdılar defterlerine.

Eşref Bitlis Planı, Bitlis’in şehit edilmesinden üç yıl sonra, 1996 yılı Eylül ayında, bölgesel güçbirliğiyle hayata geçirilmişti. O sırada Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Karadayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Jandarma Genel Komutanı Org. Teoman Koman idi. Üçünün ismi de Tuncay Güney Mülakatı’na yazdırılmış ve MİT’in Ergenekon Örgütü şemasının tepesine konmuş. Her şey çok açık değil mi?

BİLİRKİŞİ RAPORLARI İŞÇİ PARTİSİ’Nİ DOĞRULADI

Av. Nusret Senem, 2. Pilot Tuğrul Sezginler’in mirasçılarının vekili olarak açtığı davada, K.K.K. As. Savcılığının kasasında kilitli dosyaların kapağını açtırdı. Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada iki ayrı bilirkişi heyeti, suikastı açıkça ortaya koydular. Raporları oybirliğiyle yazan heyetler, İstanbul Teknik Üniversitesi ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi/TAİ öğretim üyelerinden oluşuyordu. Buzlanma yoktu, pilot hatası yoktu, yapım hatası yoktu. Geriye suikast olasılığı kalıyordu. Her iki bilirkişi heyeti raporu da bunları vurguluyordu.

İŞÇİ PARTİSİ’NİN SORUŞTURMA TALEBİ GENELKURMAY VE MSB ARŞİVLERİNDE

İşçi Partisi Genel Sekreteri Av. Nusret Senem, bilirkişi raporlarını ekleyerek 1994, 1997 ve 2001 yıllarına üç kez Millî Savunma Bakanlığı’na ve 1997- 2001 yıllarında da iki kez Genelkurmay Başkanlığına başvurup soruşturmanın yeniden açılmasını talep etti. MSB, 1994 yılındaki başvuruya, “Soruşturmada eksik yoktur” diye cevap verdi. Yeni kanıtlar ve bilirkişi raporları eklenerek 1997 ve 2001 yıllarındaki başvurulara ise, 13 yıldır cevap yok.

İşçi Partisi, konunun takipçisidir.

Elimizdeki tüm belge ve bilgileri Ankara C. Başsavcılığı’na sunuyoruz.

Konu saptırılmadan incelenmeli ve Eşref Bitlis suikastı aydınlatılmalıdır.

Hasan Basri ÖZBEY - 24 Kasım 2010 - İşçi Partisi

http://www.ip.org.tr/

Son Yazılar