dogu perincek

Perinçek’ten hukuka elveda!

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek,

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “adalet” yürüyüşüne yönelik eleştirilerinin dozunu her gün biraz daha yükseltti ve en sonunda Türkiye’de “yargının son 50 yılın altın devri”ni yaşadığı iddiasına geldi.

“Yargının Altın Devri değil de ne?” başlığı attığı iddiasını “70 bin FETÖ ve PKK mensubu”nun tutuklanmış olmasına dayandıran Perinçek bilmez mi ki, daha ilk karar 15 Haziran’da Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde çıktı. Yani, sözünü ettiği “70 bin FETÖ ve PKK mensubu” iddiası sadece bir iddiadan ibaret! Elbette bilir! Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olmadıkça herkes suçsuzdur, temel hukuk karinesini yok sayan Perinçek’in yönettiği bir Türkiye düşünemiyoruz!

KENAN EVREN'DEN ADALET ARAMAK!

TİKP Genel Başkanı olarak tutuklandığında, ABD’nin “our boys” (bizim oğlanlar) dediği Kenan Evren’e bir şikâyet dilekçesi gönderen Perinçek, darbecibaşı’na “Hz. Ömer’in adaleti”ni anımsatarak, kendisi ve tutuklu parti üyelerinin salıverilmelerini istiyordu. Çünkü, Perinçek “fikirleri iktidarda, kendileri içerde” olarak, büyük bir haksızlıkla karşı karşıya olduklarını düşünüyordu!

Perinçek’in aksine, emirleri altına aldıkları Türkiye’de yargının adaletinden zerre şüphe duymayan darbeciler, elbette kendisine olumlu bir cevap vermediler! Çünkü, her iktidar kendi adaletini kutsar! Bir iktidarın kendi adaletinden şüphe duyması, onun iktidarının sonu anlamına gelir! Perinçek şimdi de, ‘80’deki gibi, fiilen olmasa da, fikirlerinin iktidarda olduğunu mu düşünüyor, bilemeyiz!

Ancak, biz değinmeden geçmeyelim. Hz. Ömer gerçekten de, İslâm halifeleri içerisinde “adalet” kavramı ile özdeşleşmiş bir halifedir. O kadar ki, İbn Sa’ad’ın aktardığı “Fırat kıyısında bir deve helak olsa, Allah bunu Ömer’den sorar diye korkarım” sözü Hz. Ömer hakkında ilk akla gelen tümcedir.

Aynı şekilde, 'Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi' adlı kitapta da, Hz. Ömer’in bir hutbesinde, halk ile yöneticiler arasındaki çelişmelere ilişkin şöyle seslendiği aktarılır: “Ey insanlar! Sizi yönetmek üzere tayin ettiğim bir memurdan cefa görürseniz, hemen bana bildirin. Allah’a yemin ederim ki, öyle bir yöneticiden kesinlikle hakkınızı alır ve kısas uygularım.”

FETÖ İLE MÜCADELEDE 'ADALET'

Aslında, CHP Genel Başkanı “adalet” için yürürken, bu talebin FETÖ ile sağlıklı mücadele edebilmek için de gerekli olduğunu belirtmek gerek. Çünkü, adalet olmazsa, FETÖ mensuplarının mahkûmiyetleri de söz konusu olmayacaktır. Daha şimdiden, hem de iktidar çevrelerinden yargının sulandırıldığı şikâyetleri gelmeye başlamıştır.

Perinçek, “adalet” talebinin önüne, “ama, bakın 70 bin FETÖ ve PKK mensubu tutuklandı” gerekçesi ile çıkarken, aslında hukuktaki hataları, yanlış kararları da mazur görmemizi veya en azından göz önüne çıkarmamamızı istiyor.

Bir hukuk doktoru, “yargıda olur böyle şeyler, görmeyelim, bunun için yürümeye değmez, düşmana koz veriyoruz” dediği anda, köprünün üzerinde suçsuz askerlerin vahşice hırpalanması ve katledilmesini de, akademisyenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın haksız işlerinden atılmasını da ve daha binlerce hukuksuz uygulamayı da sineye çekmemizi talep ediyor! Hem de, “adalet” talebiyle FETÖ ve PKK’nin güçleneceğini iddia ederek!

ADALET, EŞİTLİĞİN İKİZ KARDEŞİDİR!

Dünyada “adalet” talebiyle meydanlara çıkan halka, Perinçek’in argümanları ile soldan karşı çıkılan başka bir olay var mıdır, bilemiyorum. Ancak, Perinçek’in insanlık tarihini ilerleten tüm toplumsal hareketlerin ilk talebinin “adalet” olduğunu bilmemesi mümkün değil. Çünkü adalet, eşitliğin ikiz kardeşidir.

“Cumhuriyet” kavramının temel ilkesi hukukta eşitliktir, bunu kimsenin unutmaması gerekir. Özellikle de, bir hukuk doktorunun! Hukukta eşitlik, adalet kavramının özüdür. Hukukta eşitlik yoksa, cumhuriyet de yoktur!

Bugün toplumun karşı karşıya kaldığı hiçbir alan yok ki, hukukun iflasına tanık olmayalım. Toplumsal histeriye dönüşen cinsel içerikli saldırılar, trafik terörü, ölümlü ve yaralamalı saldırılardan tutun, düşünce özgürlüğü alanlarına kadar yargı sistemi iflas etmiş durumdadır. Yargı, yargıcın iyi niyetinden bağımsız olarak, işlevsizleştirilmiştir.

Artık, neredeyse sadece verilen emirlerin uygulanmasına indirgenmiş bir yargı için hukuk doktoru Perinçek’in “yargının altın devri” tanımlaması da, bu yönüyle tarihe bir ibret belgesi olarak kalacaktır.

Ali TAŞKESEN - 22 Haziran 2017 - ABC Gazetesi

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

23°C

Istanbul