suriye son durum2016 haziran

Rakka’da ölüm kalım savaşı!

Rakka’nın tüm savaşan taraflar için ihtiva ettiği ehemmiyetini üç ana unsur ile izah edebiliriz;

Rakka vilayeti Suriye’nin en büyük su havzalarına ve barajına sahip. Zengin tarım alanları ile Adana Çukurova misali pamuk üretiminin en yoğun yapıldığı yerlerden biridir. Ayrıca petrol rezervlerinin zengin olduğu bir vilayettir.

Kentin Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, Deyr-el Zor, Hasake ve Halep vilayetleri arasında merkezi nokta olan Rakka vilayeti halkalarının birleşmesi demektir. Bu sağlandığı takdirde, Irak sınırından Halep vilayetine kadar olan coğrafya Şam’ın denetiminde olacaktır. Bunun olması halinde, ABD-YPG kantonları Suriye-Türkiye hududuna sıkışmış sınırlı bir bölgede kalacaktır. Bu şekli ile kantonların orta vadede bile varlık sürdürmeleri imkânsız olacaktır. Bu vaziyet, İkinci İsrail için (Kürdistan) ABD, İsrail, Suudi Hanedanlığı ve YPG’nin verdiği çaba ve emelleri boşa düşürecektir.

“İslam Devleti” örgütünün (IŞİD) merkezi karargâhı ve son kalesi Rakka’nın ABD eliyle, mümkün mertebe en az kayıpla, YPG (PKK) örgütüne teslim edilmesi için IŞİD ile gizli görüşmeler başlattı. Bu görüşmelere YPG askeri temsilcileri de dâhil edildi. Bu görüşmelerin iki ana hedefi vardı. Rakka vilayetinin aşamalı olarak YPG örgütüne teslim edilmesini sağlamak ve IŞİD’in en profesyonel askeri gücünün Rakka’dan Irak sınırındaki Deyr-el Zor kentine ve antik kent Tedmor (Palymira) bölgesine sızmasını sağlamak.

Rakka’ya karargâh kurmuş olan IŞİD savaşçıları sayesinde Suriye ordusunun Irak-Ürdün hattı boyunca başlattığı operasyonların engellenmesi veya yavaşlatılması için istihdam edilmeleri gerekir. Suriye ordusunun Irak ordusu ve milisleri ile hudutta birleşmesi ve üç seneden fazladır abluka altında olan Deyr-El Zor vilayetine ulaşması, Rakka ve Türkiye sınırındaki Hasake vilayetlerinin Suriye ordusu tarafından abluka altına alınması demektir. Bu askeri stratejinin vuku bulması hali, IŞİD, YPG ve patron ABD için felaket çanlarının çalması ile eşdeğerdedir.

ABD, Ürdün topraklarında hazırlanıp Suriye sahasına sürülen, “Yeni Özgür Suriye Ordusu” örgütünü bu amaç istihdam ediyor. ABD özel kuvvetleri ve en nihayet HIMARS (Yüksek Hareket Yetenekli Topçu Roket Sistemi) silahlarını Ürdün-Irak-Suriye üçgenine yerleştirmesi bu amaç çerçevesinde okunmalı. İlginçtir, HIMARS Arapça eşek İngilizce 's' takısıyla kullandığında eşekler manasına gelir. İsmi ile müsemma eşekler ve onların piyonları sıpaların bu işte ne kadar başarılı olacakları şüpheli. Bunu bize söyleten en büyük delil Suriye’nin, ne pahasına olursa olsun, ülkesinin toprak bütünlüğü konusunda sonuna kadar mücadele edecek olması konusunda kararlı olmasıdır. İran’ın ilk kez orta menzilli balistik füzelerle Deyr-el Zor’da kümelenmiş IŞİD hücrelerini vurması, ülke bütünlüğünü korumak için elzem olan Suriye askeri hamlelerine verilen destek mahiyetindedir. Irak hududuna dayanan Suriye ordusunun önünü açması için önemlidir.

Rusya’nın, özellikle Rus Savunma Bakanlığı ve Lavrov’un ABD’yi uyaran son açıklamaları ile Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter devlet yapısı hususlarında Şam ve Tahran ile mutabık olduğu artık aşikâr. ABD, Suriye ordusuna, IŞİD ve YPG lehine, en az dört kez saldırdı. En nihayet YPG’ye operasyon yapan savaş uçağını düşürdü. Buna karşılık Rus hava kuvvetleri, Rakka’dan ABD-YPG şemsiye altında sızmaya çalışan IŞİD’e ağır darbeler vuruyor.

Bölgede operasyon yapan Suriye savaş uçağının ABD tarafından vurulmasının ardından Rusya, ABD’yi uluslararası hukuku çiğnemekle suçladı. ABD’yi Suriye toprak bütünlüğüne ve meşru hükümetin varlığına düşmanca saldırı yapmakla suçladı. ABD ile Suriye sahasında sağlanan hava güvenliği iş birliğinin askıya alındığını deklere etti. Bu saldırıların tekrarlanması halinde ABD savaş uçaklarının Rus hava savunma füzeleri ile vurulması şaşırtıcı olmayacaktır.

Rakka için bölgenin kaderini tayin edecek bir ölüm kalım savaşı yaşanırken, Türkiye’nin “Rakka operasyonu konusunda ABD tarafından bilgilendirildik. YPG’ye verilen silahların listesini verdiler. Bu silahların kesinlikle Türkiye’ye karşı kullanılmayacağı garantisini verdi” açıklamaları başını kuma sokmuş devekuşu politikalarını andırıyor.

Buna mukabil, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un yaptığı, “Türklere görevimizi Türkiye ile ilişkilerimizi bozmadan tamamlamak olduğunu aktardık” açıklamasında bulunmuş.

Görevini Türkiye ile ilişkilerini bozmadan tamamlamak isteyen Dunford ve üst akıl, Türkiye’yi “YPG’ye verilen silahlar ve denetimi” konuları ile oyalarken YPG ile sağladığı resmi mutabakatın muhtevası ile ulaşılmak istenen asli görevi de izah etmelidir. Yarınki yazımızda bu resmi mutabakatın muhtevasını ve asli görevini analiz edeceğiz.

Mehmet YUVA - 21 Haziran 2017 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Scattered thunderstorms

25°C

Istanbul