zbigniew brzezinski1 225 

Huzursuzluk kaynağı Brzezinski huzurlu ölmüş!..

Afgan hükümetinin talebi üzerine, bu ülkeye 1979’da asker gönderen Sovyet Rusya ordusuna karşı CIA-Suudi kontrolünde savaşan Afganlı gruplara hitaben,  “Sizin Allah’a inancınız çok kuvvetli.

Bu sebeple kazanacaksınız çünkü Allah sizin yanınızdadır” diyen Polonya asıllı ABD’li  “Yahudi” Zbigniew Brzezinski 89 yaşında ölmüş. Amerikalı gazeteci Robert Dreyfuss’un 2006’da kaleme aldığı “Devil’s Game-Şeytanın Oyunu” adlı eseri,  ABD’nin dini-dar (köktendinci siyasal İslam) hareketleri ile olan derin ilişkilerini analiz eder. Bu ilişkilerin merkezinde Beyaz Ev (Saray), CIA ve MOSSAD’a güvenlik danışmanlığı yapan Brzezinski Afganlı savaşçıların merkezi karargâhı olan Pakistan’ı sıkça ziyarete der ve “Allah-u Ekber” sloganları eşliğinde bolca dini konuşmalar yapar ve gaz verirdi.

Afganistan sittin senedir ve halen huzurlu bir lahza yaşayamadı. Afyon ticaret merkezi, sürekli silaha yatırım yapan, yakın-uzak ülkelere ‘mücahit’ virüs yetiştiren ve ihraç eden toprak oldu. “Huzurlu ölen” Brzezinski’nin el attığı Pakistan sittin senedir ve halen huzur bulamadı. Daha önce Afganistan’a karşı operasyon merkezi olarak istihdam edilen Pakistan bugünlerde İran’a karşı istismar ediliyor. Suudi milyarları, tehditleri ve şantajları Pakistan semalarından eksik olmuyor. Brzenzski’nin medresesinden mezun olan öğrencileri Pakistan-İran sınırında cirit atıyor. Aynıları Türkiye-Suriye hudut bölgelerinden hiç eksilmediler.

Mezhep savaşları ile çalkalanan, siyasi katliamlar ile istikrarsızlaştırılan ve çevre ülkelerini tehdit eden tüm yapılara ev sahipliği yapan “kardeş ülke” Pakistan tecrübesinden ders alamayan Türkiye. Brzezinski medresesinden olan ABD’li senatör John McCain de “huzur içinde” ölecek. Suriye için Pakistan’a dönüşen Türkiye’yi mesken edindi. Suriyeli ve yabancı mücahit savaşçıları hamasi din gazıyla ateşledi.  Ve o lahzadan itibaren ne ülkemiz ne bölgemiz huzur yüzü görmedi.

ASKERİ MÜDAHALE PLANI...

Brzenzinski, 1977-1981 yılları arasında ABD Başkanı Jimmy Carter'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapmıştı. Genç nesil ve okumayanlar hatırlamaz. 1979’da İran’da Şah devrildi. Devrimin önderlerinden Humeyni iktidar oldu. İranlı öğrenciler, gençler ABD sefaretine saldırdı ve işgal etti. Amerikalı diplomatlar ve sefaret çalışanları rehin alındı. Bu hadise Başkan Carter’i zor duruma soktu. Önce yeni İran iktidarıyla uzlaşarak meselenin halli için gizli görüşmeler yapıldı. Çözüm bulunamadı.   Carter, bir askeri müdahale planı hazırlanmasını istedi. Gizli bir operasyonla Büyükelçiliğe asker indirilecek ve rehineler kurtarılmaya çalışılacaktı.

Bir gizli el, bu çok gizli operasyon planını İran’a fısıldadı. Bu gizli elin Brzezinski olduğu yönünde ciddi ithamlar var. 1979 Camp David uzlaşması ile Filistin-İsrail ve İsrail-Mısır meselesine “adil” bir çözüm getirdiğini uman ve bundan dolayı popülaritesi artan “yumuşak huylu ve çiftçi” Carter’ı bir mahfil İran operasyonu ile tahrip ediyordu. Carter’ın başında olduğu ABD’nin savaş isteyen tanrılara uygun olmadığı tespit edildi. Savaş sahneleri için yumuşak, dindar çiftçi Carter yerine ABD savaş tarihine, maçoluğuna, sertliğine yakışır Kovboy Reagan iktidar olmalıydı. Carter “barış” döneminin ardından gelen Reagan savaş döneminde hâsıl olan faciaları hatırlayalım.

CARTER'I BİTİREN OLAY!

Operasyona katılan helikopterler havada patladı. Sefarette rehin tutulan ABD’liler gizli bir yere götürüldü. Devrim taraftarı İranlılar sokaklara döküldü. “Şeytan” ABD’nin uçaklarının ve askerlerinin “Allah’ın” eli ile yok edildiklerini iddia eden Molla sultası, “Allah-u Ekber” sloganları altında “ABD’ye karşı kazandıkları zafer ile” iktidarlarını biraz daha pekiştirdi. Ancak bu olay Carter’ı siyaseten bitirdi. Arkasından silah ve savaş lobisi temsilcisi Kovboy Reagan başkan yapıldı.

Yahudi’nin Yahudi’den başka dostu yokmuş. Bu inancı dini-dar Yahudiler telkin ediyor. Süslümanların, Vahhabilerin, El-şefaat ya Allah yerine el-İnşaat ya Allah diyenlerin kendilerinden olmayanlara “kafir” dedikleri gibi bu Yahudiler de Musevi Yahudileri sevmez. Malum çevre ve medya “Yahudi” Brzezinski’yi bizim Ahmet Bin Davud misali derin strateji uzmanı hoca diye tanıtır. İnsan ve Âdemi medeniyet için hangi hayrı işledi, hangi savaşı, yoksulluğu, krizi bitirdi, tabi olduğu dolar mahfilinden başka hizmeti geçmiş bir millet var mıdır? Yok.

GİTTİĞİ HİÇ BİR ÜLKE HUZUR GÖRMEDİ!

Polonyalı Yahudi Zbigniew Brzenzinski’nin Başkan Carter’e attığı İran kazığı, kankası Alman Yahudi Harry Kissinger’in Başkan Nixon’a (Carter müdrik miydi bilemeyiz ama Nixon Kissinger’den yediği kazıkları samimi olarak itiraf eder) kurduğu Watergate tuzağı,  Macar Yahudi Madeleine Albright’in Clinton’a attığı Yahudi Saray asistanı Monika Lewinsky seks skandalı kazığı ile Dallas’ta öldürülen Başkan Kennedy ve Kaliforniya’da bir Hristiyan Filistinli eliyle öldürülen kardeşi Başkan adayı Robert Kennedy’i hedef alan mahfilin aynı adrese çıktığını görmek çok acayip bir vakıa ama artık şaşırtmıyor.

Terör ve yıkım Savaşından önce Brzenzinski Şam’a gelmişti. Dr. Semir El-Taki’nin başında olduğu Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından Suriyeli entelektüellerle bir “yuvarlak masa” buluşması tertiplendi. O masada bende vardım. Ayağa kalktım ve kendimi tanıttım. Brzezinski’nin yüzüne “gittiğiniz hiçbir ülke huzur görmedi. Suriye’nin aynı şeyi yaşamasından korkmalı mıyız?” diye sordum. “Benim hakkımda yazılan sadece kötü kitapları okumuşsunuz” demişti.

Kızı Mika babasının, ‘huzur içinde’ öldüğünü iddia etmiş. Brzezinski’nin nasıl öldüğünü bilemeyiz ama Satranç oyununda iblisi maharete sahip bir üstat (hoca) olduğunu ispat etmişti. Dünyamıza ciddi bir huzursuzluk ekerek göç ettiği de kesin.

Mehmet YUVA - 28 Mayıs 2017 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

22°C

Istanbul