besar esad19 1 

"Amerika yeniliyor, yeni ittifaklar oluşuyor."

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, İran merkezli Dış Politika Araştırmaları dergisine geniş kapsamlı bir röportaj verdi.

Suriye'ye karşı verilen savaşın ideolojik arka planı ve gelecekteki zaferin muhtemel etkileri üzerinde duran Esad, İran ve Suriye arasındaki ilişkinin geçmişine de ışık tuttu.

Amerika'nın hegemonyasını pekiştirmek ve yeni ittifakların ortaya çıkmasını engellemek için ülkeleri bölmeye çalıştığına işaret eden Beşar Esad, ülkesinin de bu nedenle hedef olduğunu dile getirdi.

ORDU VE HALK BİRLİĞİ TEMEL ETKEN!

Suriye Cumhurbaşkanı, 2011 yılında başlayan psikolojik ve ekonomik savaşın medya eliyle yürütüldüğüne dikkat çekerek, kendilerinin de bu saldırıya halkı bilinçlendirerek yanıt verdiğini belirtti. Esad, bu kapsamda şu ifadelere yer verdi: 

'Suriyeliler arası ulusal diyalog sürecini başlattık. Çünkü şuna inanıyoruz ki eğer halkın bilinci artarsa biz bu savaşı kesinlikle kazanırız. Dolayısıyla bu güçte ilk etken, diğer unsurları da inançlı kılan halkın bilincidir. Suriye aleyhine yayın yapan 700 uydu kanalına rağmen aydınların doğru tutum almasını sağlayan bu bilinçtir.  Bu alanda söz etmemiz gereken ikinci önemli mesele de halkın Suriye ordusunu desteklemesidir. Halkın bu bilinci ve desteği olmasa ordu bu terörist gruplarla nasıl baş edebilirdi? Bu asla mümkün değildir. Orduya manevi desteği ve insan kaynağını kim verebilir? İşte bunlar Suriye’yi güçlü kılan temel faktörlerdir. Elbette diğer bir önemli mesele de dost ülkelerin desteğidir”

AMERİKA GERİLİYOR!

İlk sayısı yayınlanan Dış Poltikalar Dergisi'nin  “Bugün Suriye’nin Batı ve Amerika’ya karşı olan tutumunun bedelini ödemekte olduğu söylenebilir mi?” sorusunu da yanıtlayan Esad şunları kaydetti: 

“Kesinlikle öyle. Çünkü şu an Amerika geriliyor. Amerikan gerçekliği, en azından 2008’deki ekonomik krizden bu yana geriliyor. Buna karşı yeni bloklar gelişiyor. Bu ise yeni güç dengesinin başlangıcıdır. Dolayısıyla Amerika eğer yeni güç dengesini bozmak istiyorsa, İran, Suriye, Kuzey Kore gibi Amerika’ya hayır diyen ülkelere darbe vurmaktan başka şansa sahip değil. Bakın Brezilya ve Venezüella’da ABD sultasını bu ülkelere geri getirme peşindeler. Suriye’de yaşananlarla, ABD ve Batı dünyanın geri kalan yerlerindeki sultasını korumaya çalışıyor. Amerika, 1982’de Lübnan’da, daha önce de Vietnam’da yenildi. Amerika, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana sorun yaratıp ülkeleri tahrip etmekten başka hiçbir şeyi başaramadı. Irak’ı yok ettiler, sonra ne oldu? Mezhepçiliği kim ortaya çıkardı? IŞİD ve Nusra’yı kim meydana getirdi? Gerçek şu ki Amerikalılar Afganistan’da yenildiler, ve diğer yerlerde de yenilecekler. Sorun bizim rasyonel politikalara sahip bir devletle karşı karşıya olmayışımız.

Amerikan hükümeti politikalarını seçim kazanımları üzerine kuruyor. Amerika’da silah veya petrol lobileri gibi lobilerin baskısına teslim olan bir hükümet söz konusu. Eğer bu lobilerin çıkarları Ortadoğu’da savaşı, milyonlarca insanın katledilmesini gerektiriyorsa Amerikalılar açısından bu hiç sorun değil. Önemli olan o az sayıdaki ülkenin çıkarları. Bu, Amerikan hükümetinin gerçekliğidir. Dolayısıyla Amerikan politikalarını akılcılık esasına göre değerlendiremeyiz."

SURİYE KAZANIRSA TÜM BÖLGE BAĞIMSIZLAŞACAK!

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Suriye'nin terörü temizlediği takdirde ABD'nin bölgede zayıflayacağını ve tüm bölge ülkelerinin bağımsız poltikalar izleyeceğini dile getirdi.

“Zaferin elbette bölgesel düzeyde de kazanımları olacak. Patron zayıfladığında, bölgede onun kontrolünde bulunanların rolü de zayıflayacak ve bölge daha fazla bağımsızlaşacak. Teröristlere darbe vurulması, tüm halklardan destek görüyor. Sadece bölge halkları değil, tüm dünya halkları, terörle mücadeleden yararlanacak” diyen Esad, Suriye'nin kaybetmesi durumunda ise Amerika'nın bölgeye yerleşeceğini ve herkesi köleleştirileceğini açıkladı.

BATI BİZDEN İRAN'I İKNA ETMEMİZİ İSTEDİ!

İran ve Suriye arasında geçmişten bu yana kuvvetli bir bağ olduğunu dile getiren Esad, Batı'nın İran'ı teslim almak için Suriye'yi aracı olarak kullanmak istediğini duyurdu. Esad, Tahran merkezli dergiye şu bilgileri verdi:

“ 2008-2011 yılları arasında) onların Suriye’de talepleri (George Bush tarafından görevlendirilen dönemin Fransa Cumhurbaşkanı aracılığıyla iletildi) şuydu: İran liderlerini Batı’nın sunduğu plana ikna edin. İran elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyum rezervini hiçbir garanti almaksızın Batı’ya teslim etsin. Biz onların bu isteğini reddettik; çünkü mantıksız bir istekti. Hangi ülke hiçbir garanti almadan bu isteği kabul eder? Bizim gibi siz de çok iyi biliyorsunuz ki Batı, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu alacak ve bir daha asla geri vermeyecekti. Bunu 2008-2011 yılları arasında söz konusu etmişlerdi. Daha önceki süreçlerde de bazı taleplerde bulunmuşlardı. Örneğin 2002’de bizden Kral Fahad’ın plan taslağını kabul etmemizi istediler. O dönemde o, hiçbir karşılık olmaksızın ilişkilerin normalleştirilmesi karşılığında barış söz konusu etmişti.

Kriz başlamadan önce somut olarak Batı’nın temel sorunu İran’dı. Ve Suriye’den İran’a en yakın ülke olarak İranlı liderleri, Batı’nın isteklerini kabullenmeye ikna etmesi isteniyordu”

Aydınlık - 20 Kasım 2016

Son Yazılar

Mostly cloudy

24°C

Istanbul