mehmet yuva3

ABD’nin ‘Yeni Suriye Ordusu’

Christina Amanpour babası İranlı annesi İngiliz.

Eski diplomat, gazeteci ve Bill Clinton başkanlığı döneminde Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Amerikalı Yahudi James Rubin ile evli. Rubin, Amerika Dışişleri eski Bakanı Yahudi Madeleine Albright’ın en çok itimat ettiği sağ koluydu. Amanpour, CNN İnternational televizyonunda muhabir ve siyasi program sunucusu. Dünyanın birçok siyasi lideri ve etkili şahsiyetlerle röportajlar yaptı.

Pensilvanyalı McGurk, Irak’ı paramparça eden etnikçi ve mezhepçi anayasanın mimarı Paul Bremer misali Suriye’yi bölmekle görevli. Bu vazife YPG tarafından plaketle ödüllendirildi. IŞİD’e karşı Global koalisyonun Obama adına çalışan özel temsilci. Irak-Suriye arasında mekik dokuyor. Christina, 19 Haziran’da Brett McGurk ile özel bir mülakat programı yaptı.

‘SURİYE’NİN KADERİ HALEP’

McGurk Halep cephesinin Suriye’nin kaderini elinde tuttuğunu ifade ediyor. Suriye ordusunun bu cephede IŞİD ve El-Nusra’ya savaşını anladıklarını ancak Suriye’nin Kuzeyi ve Batısında ilerlemeye çalışan ABD’nin müttefik güçlerine karşı engel teşkil etmesine anlam veremediklerini ve bunun kabul edilemez olduğunu söylüyor. Özetle, McGurk ve efendileri Suriye ordusunun müttefikleri ile Halep ve İdlip vilayetlerine yönelik başlattığı askeri operasyonlardan gayet rahatsız olduğu görülüyor.

Bunun üzerine Christina Amanpour özel görevli MCGurk’a soruyor: “7 Haziran’da Suriye Parlamentosu’na hitaben yaptığı, bazıların hakaret (zorba) dolu olarak da telakki ettiği konuşmasında, Suriye halkına, müttefiki Rusya’nın yardımıyla, Suriye’nin her karış toprağını geri alınacağının sözünü verdi. Buna ne diyorsunuz?”

ABD’NİN GERÇEK NİYETİ!

Özel görevli Pensilvanyalı McGurk’un cevabı ABD’nin Suriye için planladığı gerçek niyetini ortaya koymaktadır: “ Esad, Suriye’yi hiçbir zaman geri alamayacak. Bu mümkün değil. Karadaki duruma baktığınızda, askeri olarak bunun fiziksel olarak olası olmadığı görülüyor. Bu durumdan hareketle Esad hiçbir zaman Suriye’nin tümünü geri alamayacak. Esad arzu ettiğini söyleyebilir. Ancak bu hiç olmayacak. Muhalefetin Halep’in Kuzey ve Batı bölgelerinde nakil güzergâhlarını kesmek için çok uğraşıyorlar ama başaramıyorlar. Bu savaşın sonsuza dek devam etmesini istiyorlarsa devam eder” demiştir.

Yüzlerce dini-dar silahlı muhalif Suriye sahasına sürüldü veya hortlatıldı. Bunların en yenisi Ürdün’de Kasım 2015’te varlığı zuhur eden ve özel operasyonlar için hazırlanan Yeni Suriye Ordusu. Komutanı Khazal El-Sarhan. Irak-Suriye hudut bölgesinde yer alan, Fırat nehrinin beslediği Deyr El-Zor vilayetinde yaşayan Shahaytat aşiretinin bir mensubu. Aşiret önce IŞİD ile işbirliği yaptı. İç hilafetler sebebiyle yüzlerce evladını IŞİD’e kurban verdi.

Bu katliamdan sonra aşiretin bir bölümü Suriye ordusu ile hareket etmeye başladı. Gerçekleşen işbirliği Suriye ordusunun bu bölgede önemli mevziler kazanmasını sağladı. Rahatsız olan McGurk ve efendileri aşiretin feodal ve parasal zaafiyetinden istifade ederek önemli bir sayıyı Ürdün’e taşıdı. Suudi Arabistan ve Ürdün’de yaşayan akrabaları da oluşturulan yeni silahlı güce katıldı.

‘YENİ SURİYE ORDUSU: BÜYÜK FİYASKO’

ABD, Ürdün, İsrail, İngiltere ve Suudi askeri ve istihbaratı tarafından eğitilen, silahlandırılan ve operasyona sürülen bu yapıdan Yeni Suriye Ordusu adıyla bir “ılımlı muhalefet” gücü yaratıldı. Suriye’nin Ürdün-Iark sınır bölgelerinde zuhur etmeye başlayan bu yapılanma IŞİD’e karşı ilk özel (!) operasyonunu geçen hafta Deyr-El-Zor vilayetine bağlı Irak hudut noktasındaki Abu Kemal kasabasında icra etti.

İngiliz, ABD ve Ürdün komutanlarının kontrolünde Yeni Suriye ordusuna bağlı 100 kişilik bir birlik havadan indirme yoluyla Abu Kemal’e indirildi. Büyük bir fiyasko ve hüsranla biten ilk özel operasyonda onlarca mensubu IŞİD tarafından katledildi. Bu operasyondaki esas gaye IŞİD’ten ziyade bu bölgeye IŞİD’e alternatif olabilir, çalışılabilir ve temsil edilebilir yeni bir yapılanmayı ikame etmekti. Ayrıca terör listesinde olmayan bu yeni yapılanma ile Suriye ordusunun burada meşgul edilmesi amaçlanmaktadır.

Lazkiye vilayetinde ulaştırılan yeni TOW füzelerle meşgul edilen Suriye ordusu, McGurk’un ifadesiyle ABD ve kantoncu müttefiklerine çomak sokan Suriye ordusu ve müttefiklerini birçok cephede oyalamak ve Halep-İdlip-Lazkiye hattını daim baki elde tutmak içindir. “Suriye’deki kan durmalıdır, Suriye’nin bütünlüğü korunmalıdır” diyen Başbakan Yıldırım ile “Rusya ile bölge için işbirliği yapmaya hazır olduğunu ilan eden” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mihenk taşı ve samimiyet imtihanı Halep Cephesidir. Gerisi laf-ı güzaftır.

Mehmet YUVA - 03 Temmuz 2016 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Scattered thunderstorms

27°C

Istanbul