mehmet yuva3 

Suriye’de erken öten horozun başı kesilir!

Fransa’nın hayvan sembolü Horoz. Fransa horozu arka bahçesi olarak arpalandığı Suriye’de Birinci Dünya Savaşı nihayetlendikten sonra güçlü ötmekteydi.

Osmanlıyı yıkan ve Şam coğrafyasını arzu ettiği gibi kullanacağını bekleyen kibirli ve erken öten horozun sesini Suriye halkının direnişi kesti.

Horoz 1946’da Suriye’den kovuldu.

Dayatılan terör savaşından önce Suriye’de Horozun bayrağını dalgalandıran etkin unsurlar vardı. Sadece Fransız eğitimi almış ve Fransızca konuşan Frankofon taife değil aynı zamanda Fransa ile ciddi bir iktisadi menfaat ağı örmüş olanlar. Bu grubun başında, kadın ve kumar düşkünü eski Savunma Bakanı Mustafa Tlass’ın kızı Nahid ve oğulları Firas ve Manef gelmekteydi. Paris’te hayatını sürdüren Nahid Suudi vatandaşı ve 1991’de ölen meşhur silah kaçakçısı Ekrem Ojjeh ile evliydi. Ekrem 1923, Nahid 1958 doğumlu. Yaşlı silah kaçakçısı ile genç yaşta yaptığı ticari evlilik kendisine muazzam bir servet bıraktı. Nahid Tlass Fransız Le Figaro gazetesinin en etkili hissedarlarından.

Kardeşi Firas Tlass, çimento, gıda ve daha bir çok sektörde Fransa devleti ve özel şirketleri ile haşır neşirdi. Bu ticari ağ Fransa istihbaratı ile yakın ilişkiler sağlamış olmalı ki, Suriye ordusunda General rütbesinde ve Esad’ın çocukluk arkadaşı olan kardeşi Manaf Tlass’ın Temmuz 2012’de ülkeden kaçırılmasını tanzim etti.

KÜÇÜK HOROZ ÖSO KURUCUSU!

Bugün artık piyasada fazla ötmeyen Fransa’nın Tlass horozları o dönem gururla Suriye’den bir Fransız ve Türk istihbaratı operasyonuyla kaçtığını söylemişti. Manef kendisi ve sülalesinin varlığını borçlu olduğu vatanına ve devletine ihanet etmenin ücreti olarak Davutoğlu-Fidan ikilisi tarafından özel olarak ağırlandı ve ebedi beraberliğin simgesi olan fotoğraflar gururla paylaşıldı. Tlass horozların küçük horozu Abdul Rezzak Tlass ÖSO kurucusu ve komutanıdır.

Le Meridien daha sonra satılsa da Fransa’nın en önemli sembol otellerinden birisidir. Fransa ile özdeşleşmiştir. Suriye, genelde Türkiye özelde Erdoğan ile yaşadığı muhabbetin suyu hürmetine Suriye’deki tüm Meridien otellerin devrini Türk Dedeman kuruluşuna sağlamıştır. Suriye’nin bu davranışı Fransa’yı küplere bindirmişti.

Ancak Fransa’yı çileden çıkaran en kritik Suriye hamlesi Fransa’nın atan nabzı olarak kabul edilen Lübnan siyasetine Türkiye’yi sokmasıdır. Suriye, bölge politikalarını Fransa yerine dostu ve kardeşi Türkiye ile ortak tanzim etmeği yeğledi. Türkiye’nin modern tarihte ilk kez Güney Lübnan’a BM Barış Gücü içinde temsil edilmesi ve kuvvet yollamasını destekledi.

FRANSA’NIN GÜNAHLARI...

Suriye’ye dayatılan terör savaşının ilk lahzasından itibaren, istihbarat, lojistik destek, silah, her boy ve dinden militanların Suriye’ye ihraç edilmesi, kaçak petrol, tarihi eser satışından sağlanan paraları aklama ve transferlerini sağlama ve daha nice karanlık faaliyetlerin merkezinde Batının ama özellikle Fransa’nın rolü büyük.

Fransa Savunma Bakanlığı Suriye’deki Karton (Kanton) bölgelerin tahkim edilmesi, çağın yeni gulyabani hortlağı IŞİD’e karşı YPG’nin başarılı olması için Suriye-Türkiye hudut bölgelerine özel kuvvetler gönderdiğini ve askeri üsler tesis ettiğini açıklayarak uzun zamandır bilineni ilan etmiş.

Suriye devleti Fransa ve Almanya’yı Suriye’nin egemenliğini ihlal ettikleri, bölgedeki faaliyetleri ile Suriye’nin birliğine zarar verdikleri ve teröre karşı değil terörü besledikleri yönünde açıklamalar yaptı. Zaten Esad’ın kendisi de Fransız Parlamenterleri ve medyası ile görüşmesinde Fransa’nın terörü beslediği ve desteklediğini ifade etmişti.

Suçlanan Almanya asker göndermediğini iddia etse de yerel kaynaklar Almanya’yı yalanlıyor. Suriye kaynakları, Almanya’nın daha temkinli yaklaştığını ve ABD özel savaş şirketleri adına bölgede YPG ile savaşan kuvvetler misali YPG’nin üniformaları ile hareket ettiklerini, yüzlerini maskelediklerini ve ağırlıklı olarak geri planda askeri destek verdiklerini söylüyor.

Bu kuvvetlerin Türkiye içinde eylemler yapan PKK’ya da önemli hizmetler sunduğu tedavülde. Diplomatik kaynaklar özellikle Erdoğan ile yaşanan gerginlik ve meydan okumanın ardından Fransa ve Almanya’nın bölgede daha aktif hale geldiklerini belirtiyor.

PATOLOJİK VAKA!

Her ikisinin sömürge tarihi, katliamları, tecavüzleri, terörleri, soykırımları, talan ettikleri tarihi eserler ve işledikleri yüz kızartıcı suçlar onları sittin çarpı sittin kez mahkûm etmeye yeter. Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki, Fransa ve Almanya devletinden. Üstelik utanmadan kibir abideleri misali demokrasi, insan hakları, hukuk ve adaletten de bahsederler. Hele ki, mazlum ve kimsesizlerin borazanı olmaya uğraşıyorlar ya işte bu haliyet tam bir patolojik vaka. Sadece ahlaksız ve küstah değil ayrıca yüzlerine tükürsen bereket olmalı diyecek kadar kaşarlı fahişe gibiler.

Suriye halkı 70 sene önce Suriye’yi bölmek isteyen Fransa’nın sesini kesmişti. Görülen odur ki bu sefer Suriye, bölünme işini sonuçlandırmaya gelen Fransız Horozun başını keser.

Mehmet YUVA - 19 Haziran 2016 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

9°C

Istanbul