98km marehatti suriye2

AKP iktidarda kalmak için Esad'a muhtaç!

Suriye’de güvenli bölge kurma ve Esad’ı devirme fikri ABD’nin aklına şimdi neden geldi?

Geçtiğimiz günlerde medyada iki önemli haber yer aldı:

TSK’yı korkaklıkla itham eden Savunma Bakanı Fikri Işık, ABD’li meslektaşı Ashton Carter ile bir araya geldikten sonra Suriye'de güvenli bölge kurulacağını açıklardı.

Arkasından ABD Dışişleri Bakanlığı'ndaki 51 diplomatın, Beşar Esad”ı devirmek için hava harekâtı yapması gerektiğini söyleyen bildirisi yayınlandı.

Bu haberler üzerine hükümete yakın medya, sevincini saklayamadı. 5 yıldır hayal edilen senaryo gerçek oluyordu!!! Hem “Esed” devrilecek, hem de mültecileri Suriye topraklarında barındıracak bir güvenli bölge kurulacaktı.

Siyasal İslamcıları gerçekten anlayamıyorum! Galiba kolay kandırılma özelliği bunların genlerinde var. Olayları zaman ve mekân bağlamında değerlendiremiyorlar.

Geçmişten bir örnek vererek konuya girelim. Irak’ta güvenli bölge kimin için kurulmuştu?

Harekâtın adı; “Operation Provide Confort for Kurds” idi. Bizim “Çekiç Güç” diye hatırladığımız harekât. 36’ncı paralelin kuzeyi, Kürtler için güvenli bölge ilan edilmişti. Saddam’ın güvenlik güçleri, devlet memurları ve takiben Arap nüfus, Kürtler için güvenli, ama kendileri için güvenli olmayan bu bölgeden kaçmak durumunda kalınca, sonuç itibariyle bugün bağımsızlığını ilan etme aşamasına gelen Barzanistan doğmuş oldu.

Suriye’de iç savaş başladıktan hemen sonra Türkiye, haklı olarak kendisine yönelen göçü durdurmak amacıyla Suriye topraklarında güvenli bir bölge kurulmasını talep etti. Fakat Irak’ta 1990’larda yaşananın aksine, ABD ve AB bu talebe sürekli olumsuz cevap verdi. Aradan 5 yıl geçtikten ve Türkiye 3 milyona yakın mülteciyi topraklarına kabul ettikten sonra şimdi güvenli bölge kurulması niçin gündeme geliyor acaba? Bu güvenli bölge “Esad’ın zulmünden (!) kaçan Araplar” için mi kurulacak? Yoksa Türkiye’nin güney sınırında demografik yapıyı zorla değiştirerek kontrol altına aldıkları toprakları koruması için PYD/YPG/PKK için mi oluşturulacak?

ÇEKİÇ GÜÇ MÜ DERSİNİZ YOKSA 1 MART TESKERESİ Mİ?

Bu paralelde, Resmi Gazetenin 1 Haziran 2016 tarihli sayısında yer alan, fakat kamuoyunda yeterince ilgi görmeyen bir kanunu hatırlatalım. “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvvetinin Faaliyetlerine Yönelik Esaslar” başlığıyla yayınlanan kanunun ilk maddesi aynen şöyle:

Madde 1) Bu esasların amacı barış, kriz ve çatışma zamanı Kuzey Atlantik Anlaşması gereğince yapılacak eğitim, tatbikat ve harekâtlar kapsamında ülkemizde görevlendirilecek veya ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye intikal edecek Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvvetinin sınır geçişleri, intikali ve konuşlanması ile gerekli ev sahibi ülke desteğinin sağlanmasına ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvvetinin eğitim, tatbikat ve harekâtlarına katılmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesine yönelik görev ve faaliyetlerinin süratle etkin şekilde icrasına ilişkin hususların düzenlenmesidir.

20 Haziran’da da medyada bu kanunla paralellik arz eden bir haber yer aldı. NATO, IŞİD İle mücadelede sahaya inecekmiş: “ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, NATO'nun terör örgütü IŞİD ile mücadele kapsamında yakın zamanda daha doğrudan bir rol üstleneceğini bildirdi…”

Şimdi bu haberleri alt alta koyun bakalım, aklınıza ne geliyor? Çekiç Güç geri mi geliyor? Yaksa TBMM’nin reddettiği 1 Mart teskeresini pişirip yeniden mi önümüze koydular?

SURİYE’DE TÜRKİYE’YE KURULAN YENİ TEZGÂH!

Suriye’deki son zamanda yaşanan gelişmeleri biraz hatırlatarak kurulan tezgâhı daha net ortaya koymaya çalışalım.

Dünya ölçeğinde ciddi rezervler olmamasına rağmen Suriye’nin en önemli gelir kaynağı petroldür. Bir devletin ölmeden ayakta kalmasına yetecek kadar var. Bu kıymetli kaynak Rakka ve Deyrizor şehirleri etrafında bulunuyor. Doğal olarak petrokimya tesisleri de bu iki şehide, özellikle Deyrizor’da kümelenmiş.

Hatırlayın! Amerikalılar IŞİD (ISIL-ISIS) ismini verdikleri örgütü dünyaya tanıttıktan sonra, IŞİD hakkında ilk duyduğumuz stratejik ölçekteki haberler neydi?

IŞİD’in ilk yaptığı hamle, Suriye’nin petrol bölgeleri ve petrol tesislerini ele geçirmek olmuştu. Kaçak petrol satışından elde ettiği gelirlerle büyüyor, daha çok şehir ve kasabayı kontrolü altına alıyordu. Sonra IŞİD’e karşı bütün dünya birlik oldu ve koalisyon güçleri teröristleri vurmaya başladı! Ne hikmetse IŞİD’ten kurtarılan her şehri, her kasabayı PYD/YPG/PKK ele geçirir oldu! Şimdi de sıra yapay bir devletin hayatta kalmasını sağlayacak petrol bölgelerini Kürtlere verme zamanı geldi galiba.

Haziran ayı başında PYD/YPG/PKK güçleri Rakka’yı IŞİD’in elinden almak için bir harekât başlattı. Kürtlerin hamlesine karşı, Esad da Rakka istikametinde harekete geçti. ABD hava ve özel kuvvetleri desteğinde taarruza geçen Kürt gruplar, bu sefer hedeflerini Membiç’e çevirdi. Yaklaşık 20 gündür kuşatma devam ediyor.

Bab Bölgesi (Al Bab) sözde Yürütme Meclisi üyesi Mihemed El-Ehmed, Membiç’te başarılı adımlarla ilerleyen özgürleştirme operasyonun ardından Bab bölgesinin de çetelerden temizlenmesini umut ettiklerini söylüyor. Yani Membiç’ten sonra PYD/YPG/PKK, Halep istikametinde ilerleyerek, Rakka’ya giden yolu kesecek. Tahminen Rakka kuşatması bu hamleden sonra başlayacak. Hamlenin farkına varan Esad güçleri, Rus hava kuvvetleri desteğiyle harekete geçerek Rakka’nın batısındaki Tavrah (Al Thawrah) petrol bölgesini ve Tabaka (Tabaqa) askeri hava alanını 20 Haziran’da ele geçirdi.

En önemli petrol bölgesi Deyrizor, halen Esad’ın kontrolünde; fakat Rakka’yı Kürtlere kaptırırsa bir süre sonra Deyrizor’un da kontrolünü kaybedecektir. Anlayacağınız Esad ile Kürt gruplar arasında petrol bölgelerini kimin kontrol edeceğine dair bir savaş yaşanıyor ve bu savaşta IŞİD sadece bir figüran. Sünni muhalifler ise tamamen oyunun dışında bırakılmış.

suriye son durum2016 haziran
ŞİMDİ GELELİM ESAD’IN DEVRİLME MESELESİNE...

ABD’nin bir önceki genelkurmay başkanı Org. Martin Dempsey liderliğinde, Savunma İstihbarat Ajansı tarafından yapılan bir değerlendirmede, Esad’ın devrilmesinin ülkeyi Libya gibi bir kaosa sürükleyeceği yazıyor.

Yeri gelmişken burada bir hatırlatma yapalım. 2003 yılında Saddam devrilene kadar Kürtler, Musul-Kerkük petrollerine el koyamamışlardı. Saddam’dan sonra yaşanan kaos, Kürtlere Barzanistan’ı ayakta tutacak petrol sahalarını kontrol etme imkanı sağladı.

Şimdi anladınız mı 51 ABD’li diplomatın “Esad’ı devirmenin zamanı geldi” diye bildiri yayınlamasının sebebini?

Esad devrilirse ülke gerçekten tam bir kaosa sürüklenir. Bizim siyasal İslamcıların zannettiği gibi Müslüman kardeşler ülkenin kontrolünü ele geçiremez. 5 yıldır yaşanan savaşta Sünni muhalifler çok göç verdi ve çok savaşçı kaybettiler. Esad sonrası olası senaryoda hem ABD, hem de Rusya’dan destek alamayacakları için iktidarı ele geçirmeleri ve ülkenin tamamını bir arada tutmaları imkânsız. Sadece Türkiye veya birkaç körfez ülkesinin vereceği destek bu hayali gerçekleştirmeye yetmez. Bu senaryoda ortaya çıkacak tek sonuç; Kuzey Suriye Kürt bölgesinin Akdeniz’e ulaşmasıdır. PYD/YPG/PKK hedeflerine Membiç ve Bab’dan sonra İdlip’i koymuş, yani Hatay’a komşu olacaklar. Gerisini siz düşünün ardık.

AKP HÜKÜMETİ İKTİDARDA KALMAK İÇİN ESAD’A MUHTAÇ!

Türkiye’nin iç barışını ve toprak bütünlüğü tehdit eden bu tuzağı bozmanın tek yolu, Esad’ı devirmekten değil, iktidarda tutmaktan geçiyor. Yani siyasal İslamcıların Esad’ı devirme ve güvenli bölge kurma düşüncesi, 3-4 sene önce belki sonuç verebilecek bir strateji olabilirdi. Artık bu strateji bizim için en tehlikeli olasılık haline geldi. Şunu açıkça söylemeliyim: Esad devrilirse, AKP de devrilir. Bu millete yine kandırıldık diyecek yüzleri kalmadı artık.

Esad’ı tek başına Ruslar ayakta tutamaz. Bu oyunda Türkiye ve Rusya’nın bekası söz konusu ve beraber hareket etmeleri bir mecburiyet haline geldi artık. Eğer bu iş birlikteliği gerçekleştirilemezse, Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Sünni topluğa hiç bir şey kalmayacak, hepsi aşağılanarak teröristleştirilecekler ve güneyimizi kuşatan ABD destekli Kürt koridoru, kontrollü kaos stratejisinin Türkiye’de de uygulanması için geri kalan tek şartı yerine getirmiş olacak. Siyasal İslamcılara duyurulur; elma şekerine kanmayın…

Osman BAŞIBÜYÜK - 22 Haziran 2016 - Odatv

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Cloudy

27°C

Istanbul