ataturk225 

Değerli Gençlerimize Tavsiyeler..

Geleceğimizi belirleyecek olan paha biçilmez (potansiyele sahip) yeni nesil  gençlerimize bazı ikaz ve öneriler..

1938'den bu yana, toplumumuzun özgürlük savaşını büyük bir zaferle kazanıp bize bağımsızlığımızı armağan eden Atamızı zehirleyip suikast ettikleri günden bu yana, vatan topraklarımızı tekrar gasp etme düşleriyle her türlü sinsi planı devreye sokan bir emeryalist, siyonist KÜRESEL SİSTEM  ile karşı karşıyayız.   Bu 'SİSTEM' DÜŞÜNEN İNSAN TEHLİKELİDİR" teziyle hareket ederek siz Türk gençliğini (ve hatta tüm dünya gençliğini) en kısa zamanda tek-tip 'PAPAĞANLAR SÜRÜSÜ'ne dönüştürerek etkisezleştirme planlarını uygulamaya sokmuşturlar.

Günümüzdeki mevcut ve size dayatılmakta olan (sözde) 'Eğitim'.. (özde ise) 'Beyin Köreltme Operasyonları' yüce Tanrının size armağan etmiş olduğu analitik düşünme kapasitenizi, bağımsız fikir yürütme yeteneğinizi ve sentez oluşturma kabiliyetinizi felç etmeyi amaçlamaktadır...

Buna ek olarak, ellerinize tutuşturulan (ve ücretini de size ödettikleri) o 'Akıllı' telefonlarınız sizin her hareketinizi kayıt altına almakla, tüm sosyal bağlarınızın krokisini çıkartmakla kalmayıp, size sunduğu sonsuz yapay, sanal video akımlaruyla, her çeşit App'leriyle, yarışma programlarıyla ve bu gibi diğer sizi raydan çıkartmayı hedefleyen yöntem, alet ve gereçlerle, sizi Dahi Atamız, Mustafa Kemal'in sizin için hedeflediği,  hür ve bağımsız bir toplum olarak yeşerebilmeniz için özenle çizmiş olduğu yoldan saptırıp,  beyinlerinizi kurutup kısırlaştırıp dipsiz bir kuyuya itmek gayretindeler.

Sizi kolayca yönlendirilebilecek, itaatkâr bir 'koyun-köle sürüsü'ne dönüştürmek amacıyla geliştirmiş oldukları bu psiko-subliminal teknolojik yöntemleri vasıtasıyla, bunları çeşitli kılıflar içerisinde önünüze tekrar tekrar servis ederek her türlü yalanı dolanı sorgulamaksızın yutmanızı sağlayacak bir  bilinç altı yapısına sahiplendirmeye çalışmaktalar...

mustafa kemal genclerle

Peki bu şartlar altında siz ne yapabilirsiniz ve kendinizi ne şekilde savunabilirsiniz?

Sizin önünüze attıkları bu yemleri, tuzakları her iki tarafı keskin bir kılıçmışcasına dikkatli ve bilinçli bir şekide ellerinize alarak bu sinsi teknolojileri son gayretinizle onlara karşı savunmada kullanmalısınız !

AMA, elinizdeki o kılıcı sizi kesip parçalayacak olan tarafıyla değil, ters yüzüyle sallayacaksınız... sizi hapsetmeye çalışan sisteme karşı koymak, kendinizi savunmak ve dayatmaya çalıştıkları o sisteme diz çökertmek amacıyla..

Onları kendi silahlarıyla alt edeceksiniz.

Elinizin altındaki bu muazzam teknolojiyi ilk başta, size anlatılanı değil, gerçek olan tarihi araştırıp öğrenmek için kullanacaksınız. Kendinzi gerçek ve doğru bilgilerle donatarak doğru yönü ve mevcut durumun nasıl üstesinden gelebileceğinizi tesbit edebileceksiniz.

Tüketmekte olduğunuz her saniyenizin değerini idrak ederek, vaktinizi boş işlerle çürütmeyerek, sizi asla doğru yoldan saptırmalarına, beyinlerinizi (ve bedenlerinizi) esir almalarına fırsat vermeyerek doğru yolda emin adımlarla ilerlemeyi öğreneceksiniz.  Sizi altına gömmeye çalıştıkları tüm yalanların içine aklınızın kazma ve kürekleriyle dalarak onları yüzeye çıkartıp onların kucaklarına boşaltıp, yüzlerine vuracaksınız...

Onları gerçekler okyanusuna sürükleyip kendi pisliklerinin içinde boğup hürriyetinize, bağımsızlığınıza, öz iradenize erişeceksiniz.

Bütün bunları başarırken, ASLA (resmi) eğitiminizden vazgeçmeyeceksiniz !  

Evet, sizi bir yığın hile, yalan ve dolan ile çıkmaz bir yolun sonunda bekleyen beton duvara toslatmak peşindeler..

AMA SİZ,  bunun farkında olarak, üzerinize atmakta oldukları o kara, ölümcül ağları deşip sıyrılacaksınız.  

(Resmi) eğitiminizde esas mühim olan, okuma alışkanlığınızı, projeler üretme yeteneğinizi, disiplinli çalışma ve en önemlisi,  geliştirmekte olduğunuz sosyalleşme, çevre edinme yeteneklerinizi, olanaklarınızı sağlam temeller üzerine oturtacaksınız...parlak geleceğinizde bunların hepsine ihtiyaç duyacaksınız.

Her halükarda, yaşamınızın ikinci yarısını size ilk yarısında dayatılan, aşılanan çarpık düşünceleri, bilgileri sorgulayarak, ayıklayarak, çürüterek oluşan boşlukları  gerçekler ile doldurarak geçireceksiniz...buna mahkumsunuz. Kolay değil, ama azimle başaracaksınız. Şimdiden size 'kolay gelsin'

Bu dünya'da öğrenmek, ders almak ve insan olarak gelişmek için varız, yoksa bu hayatın ne değeri olabilir ki ?(!)  Tanrı bizi ot gibi yaşayalım diye donatmadı... zira amacı bu olsaydı mükerrer iş yapmaya girişmezdi, İnsanı yaratacağına daha çok koyun yaratırdı.. hiç olmazsa koyunların bir et değeri var, sütüyle çevresini besliyor.

İnsanoğlu, bu yeryüzünde geçirdiği her günü kendisini en az bir tutam yeni bilgi ile donatarak, kendine katma değer katarak geçirmeli...ta ki son  nefesini verdiği güne kadar.

Tanrının verdiği doğal haklarınız üzerinde yoğunlaşın ve bunları öz güvenle savunma cesaretine sahip olun.  Yönetilmek ve söğüşlenmek arasındaki farkı tüm sahte, çekici ambalajlarından söküp çıkartarak içermekte oldukları zehiri keşif edin..algılama kapasitenizi ve her türlü haksız baskıya direnme ve karşı koyma gücünüzü geliştirin.

Tanrı yolunuzu açık etsin...Hayat bir mucize, bir macera...ona son damlasına kadar sahip çıkın, en etkili şekilde değerlendirin ve öğrendiklerinizi sevdiklerinizle, çevrenizle paylaşın.. kendinizle onları da yüceltin.

Sevgi ve saygılarımla,

Cem Hayrullah ÖZBUDUN - 20 Haziran 2016

Tanrının armağan ettiği doğal hak ve hürriyetlerini  idrak ve müdafa edemeyenler aldıkları her nefes için bile haraç ödemek zorunda kalırlar...

Son Yazılar

Cloudy

12°C

Istanbul