panama papers225 

Panama Papers : Asya çağına karşı dosya savaşı!

Panama merkezli hukuk firması Mossack Fonseca’ya ait yaklaşık 11 milyon sayfalık doküman “Panama kayıtları” (Panama Papers) adı altında medyaya servis edildi.

Ünlü siyasetçilerin, iş adamlarının ve sporcuların kara para akladığını, ambargoları deldiğini ve vergi kaçırmaya yardımcı olduklarını gösteren belgelerin manipülatif bir biçimde ve filtrelenerek Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından medya ile paylaşılması yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

SPONSORLAR ABD DIŞİŞLERİ VE SOROS!

Konuyu gündeme taşıyan The Guardian gazetesi belgelerin birçoğunun gizli kalacağını açıklarken, Batı medyasının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı hedef alması dikkat çekici bulundu. Örneğin konuyu gün boyunca gündemde tutan The Guardian yalnızca Putin’in dostunun para trafiğine dikkat çekerken, Indipendent tek satırla andığı Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın portresini haberinin manşetine taşıdı.

Öte yandan Center for Public Intergrity (Toplum için Adalet) isimli kuruluşun projesi olarak hayata geçen Uluslararası Gazeteciler Konsorsiyumu’nun mali destekçisinin “Turuncu Kalkışmalar” ile anılan George Soros ve doğrudan Amerikan Dışişleri’ne bağlı Mc Arthur Vakfı olması da söz konusu faliyetin gazetecilik değil, son dönemlerde yükselişe geçen Asya dünyasının liderleri olduğunu kanıtlar nitelikte.

KREMLİN: GAZETECİ DEĞİL CIA AJANI!

Batı medyasının gündeme taşıdığı iddialara ilişkin açıklama yapan Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, kendilerine karşı yürütülen psikolojik savaşın profesyonellikten uzaktan olduğunu, gerçeklere dayanmayan fabrikasyon haberlere yanıt vermeyeceklerini belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı saldırıların devam edeceğini söyleyen Peskov, daha önceden bunu kamuoyuna duyurduklarını hatırlattı.

“Bu belgelerde başka liderlerin isimleri geçse de bu saldırının ana hedefi ülkemiz ve kişisel olarak Putin” diye konuşan Kremlin Sözcüsü, bahsi geçen belgeleri inceleyen kişilerin gazeteci değil CIA ajanı olduğunu duyurdu.

Peskov bu kapsamda “Asıl meslekleri gazetecilik olmayan birçok gazeteci var. Bunlardan birçoğu (ABD) Dışişleri Bakanlığı’nın, CIA’in ya da diğer istihbarat servislerinin eski çalışanları” ifadelerine yer verdi.

SURİYE ZAFERİ HEDEFTE!

Peskov’un dikkat çektiği başka bir nokta ise operasyonun zamanlaması oldu. Rusya’nın Suriye sahasında kazandığı başarılardan sonra medya atağına maruz kaldığına dikkat çeken Peskov, “Hatırlarsanız, Palmira’da kazanılan zafer Suriye’de stratejik köşe taşlarından birini oluşturmaktaydı. Bu durum batı medyasında çok az yer aldı. Bu başarıyı alt düzeyde tutmaları ve elbette bir şekilde pozitif algıyı bölmeleri gerekiyordu” diye konuştu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Rusya Sosyo-Ekonomik ve Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Vakfı Başkanı Dmitriy Badovskiy da karalama kampanyasını Rusya’nın küresel arenada artan rolüne bağladı. “Suriye’de kazanılan askeri ve siyasi başarıların ardından Rusya’nın dünyadaki otoritesi güçlendi. Bunun yanında Putin’in Avrupa ve dünyanın birçok ülkesindeki popülaritesi de belirgin derecede arttı” diyen Badovskiy, karalama kampanyasının altında bu gerçeklerin yattığının altını çizdi.

ABD SİNYALİ VERMİŞTİ!

Dünyada bankalar arasındaki tüm fon transferleri SWIFT aracılığıyla gerçekleştiriliyor. 1977 yılında hayata geçirilen bu sistemin merkezi her ne kadar Belçika olsa da, dünyadaki tüm para trafiği ABD tarafından kontrol ediliyor. Doların hegemonyası sürdükçe, ABD siyasi ve ekonomik çıkarlarına ters düşen ülkelerin/kişilerin/kurumların varlıklarını, son olarak İran ambargosunda görüldüğü gibi, dondurabiliyor. ABD’nin kontrolünde olan sistemin dışına çıkmak isteyenler ise varlıklarını çeşitli yollarla gizli tutuyorlar. Yakın zamanda liderlerin telefonlarını dinlemeleriyle dikkatleri üzerine çeken ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA), dünya liderlerinin kişisel servetlerini de takibe aldığı Eurasia Group Başkanı Ian Bremmer’in ‘Top Risk 2015’ raporuna yansımıştı.

HEDEFTE Xİ JİNPİNG VAR!

Panama operasyonunun Putin ve Esad ile birlikte hedef aldığı diğer bir isim ise Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping oldu. Xi Jinping’in üvey kardeşi Deng Jiagui’nin ve sekiz politbüro üyesinin Mosscak Fonseca firması aracılığıyla offshore şirket sahibi olduğunu iddia eden Internantional Business Times (IBT) isimli haber sitesi, Deng Jiagui’nin İngiltere’ye ait Virgin adasında iki şirket açtığını öne süren IBT, haberin devamında Çin Halk Cumhuriyeti eski başbakanı Li Peng’in kızı ve torununun da belgelerde adı geçtiğini duyurdu ancak haberin detayında kanıt göstermekten kaçındı.

Atlantik basınının önde gelen dergilerden Time ve The Economist’in adı yolsuzluğa karşı mücadele ile birlikte anılan

Xi Jinping’i kapak yaparak hedefe koymasına paralel olarak gündeme gelen iddialar zamanlama itibariyle manidar bulundu.   

Aydınlık Dış Haberler Servisi - 06 Nısan 2016

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul