ufuk soylemez3

Son söz söylenmedi! (2)

Evet, “Kıbrıs’ta Son Söz Söylenmedi!”. Çünkü o sözü Anavatanı ile Yavruvatanı ile hep birlikte Türk milleti söyleyecektir.

Geçmişte de yazıp, söylediğim gibi; “...KKTC’de, milli Kahramanımız Rauf Denktaş’ın vefatını takiben iyice meydanı boş bulan “yes be annemci” vatansız- bayraksız sözde solcu, özde AB muhibi kesimler “çözüm” adı altında KKTC’yi Rum’a yem etme gayretlerinde iyice gemi azıya almış durumdalar.

Kendi bağımsız devletine ve bayrağına ihanet eden, aşağılık kompleksi içindeki gayri milli bu güruhun, adadaki Türk varlığını yok edecek, en iyi ihtimalle sembolik düzeye düşürecek teşebbüslerine karşı, Türkiye’de Meclisteki Muhalefet partileri, üniversiteler, sendikalar ve medya tam bir gaflet, aymazlık ve suskunluk içinde maalesef.

İşin garibi, ABD-AB ve saz arkadaşları Türkiye’de etle-tırnak olmuş Türk ile Kürdü ayrıştırıp bölmeye çalışırken, Kıbrıs’ta dili-dini-tarihi ve menfaatleri tamamıyla farklı olan iki ayrı milleti güya birleştirmeye çalışıyor.

Barış harekatı ile şehitler ve gaziler vererek, hiçbir maddi-manevi fedakarlıktan kaçınmayarak, savunduğumuz vatan toprağımız ve Milli devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok edecek, 4 Rum’a karşılık 1 Türk’le sınırlamak istedikleri nüfustan, Devlet Başkanının Rum olmasına kadar sözde çözüm oyunlarıyla, Türk ordusunu adadan çıkaracak ve Türkiye’nin çıkarlarını, güvenliğini ve egemenlik haklarını tehdit edecekler.

Buna da çözüm denilecek öyle mi?

Buna evet diyecek, iktidar da, asker de, muhalefet de, medya da açıkça vatana ihanet suçu işlemiş olur.

Bu ihanete ve Kıbrıs’ın satılmasına Türküm diyen, ar, namus ve haysiyet sahibi Milli duruş ve ulusal çıkarlardan yana olan hiçbir Türk yurttaşı sessiz ve seyirci kalamaz, kalmaz, kalmamalıdır...”

İşte bu duygu ve düşüncelerle hareket eden -benim de aralarında bulunduğum - “Kıbrıs Vatan’dır” diyen, milli duruşla ulusal çıkarlardan yana bir grup öncü-yurtsever-demokrat-millici ve Atatürkçü insan bir araya gelerek, Ankara’da “Kıbrıs’ta Son Söz Söylenmedi” başlığı ile bir panel düzenlediler.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı, değerli hukuk adamı, Cumhuriyetçi ve vatan sevdalısı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun ev sahipliğinde, TBB Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezinde 20 Şubat 2016 Cumartesi günü saat 10.00’da Kıbrıs için milli aydınlar, siyaset ve devlet adamları-akademisyenler-gazeteci ve yazarlar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği bir panel olması düşünülen bu önemli organizasyonun hemen öncesinde, Ankara’da yaşanan kanlı ve vicdansız terör saldırısı ve şehitlerimizin cenaze törenleri nedeniyle panel, 19 Mart 2016 Cumartesi tarihine ertelenmişti.

İşte bu panel bu kez 19 Mart 2016 Cumartesi günü aynı yer ve saatte yapılacak.

Böylece terörün korku-panik yaratmaya, ülke gündemini ve milli meselelerini etkilemeye yönelik hain emelleri de boşa çıkarılmış olacak.

Bu panelin açılış konuşmaları sırasıyla; Av. Prof. Dr. Sn. Metin Feyzioğlu, TBMM E. Başkanı ve Milli Merkez Başkanı Sn. Hüsamettin Cindoruk ile KKTC E. Başbakan Yardımcısı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Sn. Serdar Denktaş tarafından yapılacak.

Konuşmacılar ise Kıbrıs konusunda birikim-bilgi ve duruşlarıyla öne çıkan birbirinden değerli isimler olacak.

KKTC’yi “Eurovatan” değil, “Yavruvatan” olarak gören, Kıbrıs’taki gidişata müdahil olmak ve katkı vermek isteyen tüm yurttaşlarımızı, sağ-sol demeden, parti-dernek vb. ayırmadan, Atatürk’te Birleşerek bu panele katılmaya, katkı vermeye, Yavruvatan KKTC’ye sahip çıkmaya davet ediyorum.

KKTC de, Kıbrıslı soydaşlarımız da sahipsiz ve kimsesiz değildir.

Türk Milletinin ezici bir çoğunluğu Kıbrıs’ı milli dava olarak görür.

Kimse Kıbrıs’ta dış güçlerle birlik olarak ver-kurtulcu ham hayaller ve oldu bitti peşinde koşmasın.

Unutulmasın ki, Kıbrıs’ta Son Söz Söylenmedi!

Ufuk SÖYLEMEZ - 17 Mart 2016 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Scattered thunderstorms

25°C

Istanbul