sinan guzeltan

Ortadoğu’nun propaganda üstadı!

Nasır ile Hasaneyn Heykel arasındaki siyasi yol arkadaşlığı 1950’lerin ortalarında başladı.

Heykel, Mısır’ın başta Arap ülkeleri ve daha sonra “Bağlantısızlar Hareketi” olarak somutlaşacak olan üçüncü dünya ülkeleri ile ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli roller oynadı.

Sıcak bir yaz günü Kahire’de görüşme fırsatı bulduğum Al Wafd Partisi’nin Onursal Başkanı Ahmed Ezz El Arab, Muhammed Hasaneyn Heykel’in siyasi dehasını bir Fars hikâyesi ile anlatmıştı;

“Vakti zamanında, İran’da ayağı topal, bir gözü kör bir Şah yaşarmış. Şah, ülkenin en meşhur ressamını huzuruna çağırmış. Gerçeğin birebir aynısı bir portremi çizeceksin fakat kusurlarımı çizersen kelleni vurdururum demiş.

Saray’dan ayrılan ressam perişan bir halde canını nasıl kurtaracağının derdine düşmüş. Kendini dağlara vurmuş. Dağ köylerinden birinde yaşlı bir köylü ile tanışmış.

Köylü ressamın bir derdi olduğunu anlamış ve anlatmasını istemiş. Kurnaz köylü, ressamın derdine dermanı buluveriyor... Hiç dert etmene gerek yok diyor.

Şah’ın bir atın üzerinde portresini çizeceksin, sağ taraftan çiz, böylece sakat gözü gözükmez, at üzerinde ise bir bacağının diğerinden kısa olduğu anlaşılmaz demiş.

Heykel’in yarattığı Nasır, İran Şahı’nın portresine benzer...”

Mısır’ın efsanevi lideri Cemal Abdul Nasır’ın başdanışmanı, gazeteci, düşünür, Muhammed Hasaneyn Heykel geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini yumdu.

Heykel’in hikâyesi 23 Eylül 1923’de Kahire’de başladı.

Kahire Amerikan Üniversitesi’nde geçen öğrencilik yılları sonrası, yazarları arasında George Orwell’ın da bulunduğu Egyptian Gazzete’de savaş muhabirliği görevi ile yaşamının sonuna dek yapacağı gazetecilik mesleğine ilk adımını attı.

GAZETECİLİKTEN YOL ARKADAŞLIĞINA...

Mısır’ın Akdeniz’e bakan şehri El-Alameyn’de, Hitler Almanya’sı ve Müttefik kuvvetler arasında patlak veren çatışmaları ön cepheden takip etti.

1948 yılında, I.Arap-İsrail savaşı ile ilgili olarak yaptığı haberlerle Heykel’in yıldızı parlamaya başladı.

Arapların mağlubiyeti ve İsrail Devleti’nin kuruluşu ile sonuçlanan savaş sadece Heykel’i değil bütün Arap dünyasını derinden yaraladı. Yenilginin ardından yükselen Arap milliyetçiliği Mısır’da da etkili oldu ve İngiliz yanlısı Kral Faruk 1952’de tahttan indirildi. Sonrasında Nasır’ın iktidara geldiği Mısır, 1956 senesinde ülkenin can damarı olan Süveyş Kanalı’nı emperyalizmin elinden almak için başkaldırdı. Kahire’ye savaşla cevap veren

işgalci İngiliz-Fransız-İsrail bloğu, Nasır’ın diplomatik ustalığıyla dağılarak geri çekilmek zorunda kaldı ve Süveyş Kanal’ı millileştirildi.

Bu dönemde, Nasır ve Heykel arasında siyasetçi-gazeteci ilişkisi olarak başlayan arkadaşlık, siyasi bir yol arkadaşlığına doğru evirildi. 1957’de, Heykel, Mısır Devleti’nin sesi olarak kabul edilen Al Ahram Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni oldu. Yeni görevi, Heykel’in propaganda ve diplomasi “Üstadı” olarak anılmasını sağlayacaktı.

BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA...

Nasır, dönemin süper güçleri ABD ve SSCB arasında uzun süre denge siyaseti izlemeye çalıştı. ABD’nin İsrail’e verdiği destek sonrası, Kahire’nin terazisinde Sovyet dostluğu ağır basmaya başladı. Washington ve Kahire arasında ipleri kopartan gelişme ise, Mısır’n su ve enerji ihtiyacını karşılaması için hayati önemde olan Aswan Barajı projesine, ABD’nin maddi destek vermeyi reddetmesi oldu. Nasır, gereken maddi desteği ve fazlasını Moskova’da buldu. Sovyetlerle ilişkileri derinleştiren Nasır diğer yandan da bölgesel bir güç olmanın yollarını aramaya koyuldu.

Bu arayış esnasında Nasır’ın yanı başında bulunan Heykel’in siyasi manevraları ve diplomatik temasları belirleyici bir rol oynadı.

Nasır’ın Sovyetler’in uydusu olmadan, bu ülkeyle ilişkilerini sürdürme yolundaki ihtiyatlı adımlarına yardımcı olan Heykel, başta Arap ülkeleri ve daha sonra “Bağlantısızlar Hareketi” olarak somutlaşacak olan Üçüncü Dünya ülkeleri ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli roller oynadı.

Heykel’in kaleme aldığı Kahire Dosyası adlı kitap çok kutuplu, denge siyasetini bütün hatları ile ortaya koyar.

ABD YANLISI SİYASETE KARŞI DURDU...

Mısır’lı Marksist Profesör Samir Amin, yaptığımız röportajlardan birinde bu döneme ilişkin olarak, “Bağlantısızlar Hareketi’nin ilk kıvılcımı 1955’de gerçekleştirilen Bandung Konferansı’ydı. Nasır, Bandung’da Çin Komünist Partisi’nin önde gelen isimlerinden Çu-En Lay ile görüşme sonrası emperyalizm tehlikesinin farkına vardı. Nasır, bu konferans sonrası Nasırist oldu diyebiliriz” tespitinde bulunmuştu.

Bu kritik süreçte, Nasır’ın propagandasını ülke içinde ve dışında başarı ile yapan Heykel, Nasır’ın hayata göz yumduğu 1970 senesinden sonra da Mısır siyasetinin içinde yer aldı.

Heykel, Nasır sonrası iktidarı alan Enver Sedat’la başlangıçta iyi ilişkilere sahip olsa da, Sedat’ın ABD ve İsrail’e yanaşması sonrası iktidarla ilişkileri bozuldu.

Bu dönemde baskılara maruz kalan Heykel, kısa bir süre hapis yattı ve sonrasında Mısır dışında sürgün hayatı yaşadı.

NASIR’DAN SONRA MÜCADELEYE DEVAM ETTİ...

Sedat’ın öldürüldüğü 1981 senesinde iktidara gelen Hüsnü Mübarek’e mesafeli duran Heykel, Nasır’ın izlediği Pan-Arap siyasetin devam ettirilmesi yönünde çaba sarf etti.

Beyrut’ta Hizbullah lideri Nasrallah’la görüşen Heykel, dönemin Mısır Dışişleri Bakanı’nın “Heykel, Mısır halkını temsil ettiğini mi sanıyor” eleştirisine, “ Sayın Bakan temsil ediyor mu ki” cevabını vermişti.

2011’de Mübarek’i deviren halk hareketine destek veren Heykel, “bu olayın Mısır tarihinde bir benzeri daha yoktur. Sadece bir adamın iktidarı yitirişinden çok daha fazlası, Mısır halkının siyaset sahnesine girişidir” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Müslüman Kardeşler hareketine karşı uzun yıllar mücadele etmiş olan Heykel, Mursi’nin 2012 yılında iktidarı ele alması sonrası, bu örgütün ileri gelenleri ile görüşmelerde bulundu. İhvan liderlerine, ülke bütünlüğünün korunması adına, toplumun diğer kesimlerine karşı düşmanca hareketlere girmeme çağrısı yapan Heykel’in çağrıları karşılıksız kalmıştı.

Mayıs 2013’de “İhvan’ın, siyasi sahneden silinmesi için geri sayım başladı” tespitini yapan Heykel’in öngörüsü, 2 ay sonra gerçekleşti. Temmuz 2013’de, Mısır halkı, Mursi’yi iktidardan indirdi.

İhvan’ın devrilmesi sonrası iktidarı alan El-Sisi yönetimini destekleyen Heykel, son açıklamalarında ABD-İsrail ile değil fakat bölge ülkeleri ile işbirliğinin geliştirilmesi yönünde tavsiyelerde bulunmayı sürdürdü.

Kavgayı, kadınları ve yaşamı seven Heykel’in hayatı bir adamın hayatından çok daha fazlasını, bağımsızlık ve demokrasi kavgasında yolunu arayan Üçüncü Dünya halklarının, çelişkilerini, ütopyalarını ve umutlarını yansıtıyor.

Sinan GÜZALTAN - 14 Mart 2016 - Aydınlık 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

24°C

Istanbul