yeni anayasa yeni cuval girisimi

Yeni anayasa ikinci çuval girişimidir!

AKP ve Tayyip Erdoğan yeni bir anayasa yapma ısrarını sürdürmektedir.

Birinci anayasa girişimi Cumhuriyetçilerin ciddi ve sert muhalefeti ile boşa çıkarılmıştı. Şimdi yeniden denenmektedir ama Cumhuriyet’in zinde ve kararlı güçleri bu girişimi de sonuçsuz bırakacaktır. Ve bu sefer AKP ve Tayyip Erdoğan’a karşı çok daha ciddi bir muhalefet oluşacaktır.

AKP ve Tayyip Erdoğan neden bu kadar ısrarcı?

On dört yıldır iktidardalar ve bu dönemde emperyalizm ve siyonizmin bir dediğini iki etmediler. İktidarını uluslararası güçlere bağlayan AKP, zaten bu sonuçtan kaçamazdı. Bölgemizdeki emperyalist projeler Suriye halkının altı yıllık kararlı direnişi sayesinde büyük ölçüde fiyaskoya dönüşmüştür. Ama ABD ve AB, Orta Doğu, Kafkaslar ve Hazar bölgesinden ümidini kesmiş değildir. Bölgenin en önemli ülkelerinden biri olan Türkiye’yi tahkim ederek bu tıkanmayı aşmak istemekteler. Bu nedenle, otoriter bir anayasa ve daha da otoriter bir Cumhurbaşkanlığı Türkiye’ye dayatılmaktadır.

Erdoğan’ın ‘’yerli ve milli’’ diye tanımladığı anayasa kesinlikle yerli ve milli değildir. 2014 yılında hazırlanan Center for Amerikan Progress’in raporunda yeni bir anayasa hazırlanması ve CHP’nin de ‘’açılım’’ süreci üzerinden buna dahil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Yeni anayasa talebi ünlü Amerikalı istihbaratçı Davit L. Phillips’in ABD için hazırladığı raporda da vardır. Ayrıca Amerikan İlerleme Merkezi’nin (CAP) raporunda ABD ile partner olabilmek, AB’nin de potansiyel üyesi olarak kalmak ve Türkiye’nin istikrarı için yeni bir anayasa şart koşulmaktadır. Raporu yazanlar belli ki mevcut anayasanın dayandığı Cumhuriyet’in ilerici ilkelerinden oldukça rahatsızlar. Cumhuriyet’in etnik ve dinsel çeşitliliğe karşı çıktığını, bunu talep edenlere baskı yapıldığını, mevcut vatandaşlık ve ulus anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu durum göstermektedir ki, yeni anayasanın asıl sahibi Amerika ve destekçisi de PKK’dır. Bütün bunlar yeni anayasa talebinin iç ve dış çıkarcı güçlerin ortak dayatması olduğunun kanıtlarıdır.

Yeni anayasanın gündeme getiriliş usulüne ve içeriğine bakalım:

Bu meclis yürülükteki anayasaya göre seçilmiş ve milletvekilleri de bu anayasayı koruyacaklarına dair yemin etmişlerdir. Ayrıca, bu meclis anayasa değişikli yapabilir, fakat yeni bir anayasa yapamaz. Böyle bir görev yalnızca bu iş için seçilmiş Kurucu Meclis’e aittir. Mevcut anayasa yedi kez referandumdan geçmiş, on sekiz kez değişime uğramış, yüz yirmi iki maddesi, yani neredeyse üçte ikisi değişmiştir. 12 Eylül 2010 anayasa referandumu, kendilerine ‘’yetmez ama evetçi’’ denilen soldan dönme liberallerin desteği ile AKP lehine sonuçlanmış, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, İdare Mahkemeleri, adli mahkemeler ve polis teşkilatı büyük ölçüde F tipi cemaatin eline teslim edilmiş, Cumhurbaşkanı’nın halka seçtirilmesiyle tek adamlığa yönelinmiştir. Sayın Doğu Perinçek’in deyimiyle ‘’yeni anayasada canlı bombalar vardır’’ Bunlar; Türk milleti kavramını anayasadan çıkarmak, özerklik, cemaat ve tarikatları yasallaştırarak Devrim Kanunları’nı delmek ve başkanlık rejimidir. Yeni anayasanın en karakteristik özelliği, Türk milleti kavramı yerine etnik, dinsel ve mezhepsel kimlikleri, yani bölücülük ve gericiliği ön plana çıkarmasıdır.

Büyük bölümünün değiştirilmiş olmasına rağmen mevcut anayasa ‘’darbe anayasası’’ olarak tanımlanmakta ve kamuoyu yanıltılmaktadır. Yeni anayasayı dayatan iç ve dış çıkar çevreleri, dün 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerini kendi sınıf çıkarları için kullanmışlardı. Bugün ise aynı askeri darbeleri tersinden ve yine sınıfsal çıkarları için bir öcü olarak kullanmak istemektedirler. Bu çirkin oyun bozulmalıdır.

Bugün Türkiye Cumhuriyet güçlerinin önündeki en acil görev, yeni anayasa girişimini engellemektir. Yeni anayasa, Türk milletinin başına ikinci kez çuval geçirme girişimidir. Bu nedenle konu teknik-hukuki yanından ziyade, siyasal-ideolojik boyutuyla ele alınmalıdır. Cumhuriyet’i kuranlar, O’nu ülkenin ‘’uyanık evlatlarına’’ teslim etmişlerdi. Ne kadar sevindiricidir ki, Cumhuriyet’in uyanık evlatları yine aynı kararlılıkla görevlerinin başındadır.

Atanur GÜNEYSU - 23 Şubat 2016 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

10°C

Istanbul