gonul kenter2 

Cenevre Ortaoyunu’na dönüştü!

Suriye’nin ve bölgenin geleceğinin yeniden şekilleneceği Cenevre süreci Ortaoyunu’na dönüştü.

Katılımcıların kim olacağı krizi patladı. Ankara, bu zamana kadar Türkiye’nin resmi terör listesine almayı ihmal ettiği PKK’nın Suriye kanadı PYD’yi, Moskova Selefi Cihadistleri, Suriyeli Muhalifler, Lübnan Hizbullahı ile ilişkileri kesmediği sürece İran’ı istemedi. Tahran’ın rolü halbuki tartışılmamıştı bile. Taraflar elinin zayıflatılmasını istemiyor.

Ortalık toz duman.

Gölü görmeden paçayı sıvayanlar da çıktı; Lozan düşmanı medya heyecanla “Lozan yıkıldı, Kürtler Cenevre’de” manşeti de atabildi.

Tarafların başından beri tek mutabakatı; IŞİD ve El Kaide’nin katılmasının asla söz konusu olmayacağı idi.

Sinir gülmesinin tuttuğu yer; her şey çoktan çığırından çıkmışken; kim kimin uzantısı; gizli müttefiki; sözcüsü artık belli değilken. Söyledikleri şey, iki kanlı örgütle sınırlı.

TÜRKMENLER!

Türkmenlerin, Batı destekli Peşmergelerce “etnik temizliğe uğratıldığı” haberlerinin içimizi dağladığı bugünlerde, katılımcılar arasında esamesinin bile okunmaması; derin hayal kırklığı; Ankara’nın “büyük ayıbı” “büyük günahı”. Sosyal medya böyle yargılıyor.

BERLİN!

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Alman Dışişleri Bakanı Steinmeier’in Ahraruş Şam İslam Birliği Örgütünün müzakerelere katılmasındaki özel çabası dikkat çekiyor. El Kaide bağlantılı bir grubun kurduğu, Nusra Cephesini de kapsayan Ahraruş Şam örgütüne dair “küresel cihat hedefi gütmüyor” “IŞİD karşıtı” gibi parlatıcı vurgular havada uçuşuyor. AKP’nin de desteklediği “Ahrarüş Şam, Suriye sınırlarına saygılı, istediği sadece Büyük Suriye” söylemi bile her bağlamda sırıtıyor.

MOSKOVA!

Rusya selefist cihatçı grupların; Suriye’nin, Esad’ın geleceği ile ilgili görüşmelere katılmasının ilke olarak reddedilmesini öneriyor. Berlin’in selefi cihatçı grupları Cenevre’ye çağırmış olmasına, Moskova şimdilik diş gıcırdatıyor. Aynı hatta başka gerginlikler de var. Berlin’de evvelsi hafta yaşanan, Rus kökenli vatandaşları da kapsayan, sığınmacı taciz olayları nedeniyle Moskova Almanya’yı ilk kez ağır eleştirdi. Başka ülkelerin iç işlerine karışmakda pek “mahir” Berlin eleştiriyi gururuna yediremedi. Moskova’nın çıkışı, Almanya’nın bu konudaki “tekelini kırdı” yorumları var.

AHRARUŞ ŞAM ALMANYA’YI BÖLDÜ!

Dışişleri Bakanı Steinmeier’in selefist örgütü Cenevre’ye dahil ederken, Adalet Bakanının aynı örgütle ilgili soruşturma açılmasına izin vermesi tartışılıyor. Federal Savcılık’ın geçen yıl Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde, yardım ve yataklık yapan dört kişi hakkında açtığı davada Ahraruş Şam’ı “gizli milis güç” olarak adlandırıyor. Faaliyetler “klasik terör savaşı” kapsamında değerlendiriliyor. Alman mahkemelerinin, Ahraruş Şam’ı sonunda “terör örgütü” listesine dahil edebilmesinden doğacak sonuçların, Alman DB’si Steinmeier ve bu örgütleri desteklediği bilinen Ankara için “iyi olmayacağı” konuşuluyor. Ama asıl tartışma, İçişleri Bakanı acaba Cenevre öncesi göndereceği bir talimatla davayı kapattırır mı? sorusunda şekilleniyor.

Bekleyelim.

TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ?

Müzakere masasındaki müttefik mi?

Berlin’in, Ahrarüş Şam dışında Basra Körfezi’ndeki ortağı Riad’ın da desteklediği benzer örgütlerin katılımını sağlaması, Moskova’nın gözünde diken. NATO üyesi ülkelerin islamist örgütlerle işbirliği, müzakerelerde güç anlamına geliyor.

Nerden nereye; 11 Eylül’den sonra cihatçılar bahanesiyle geldikleri coğrafyada, çokça kanlı müttefik edindiler.

Bölgede yürütülen çıkar savaşlarında, özellikle Batı’nın sergilediği ilkesizlikler silsilesi büyük tuzaklar içeriyor. Terör örgütleri, bir gün terör örgütü, çıkarlar öyle emrettiği için öbür gün müzakere masasında stratejik ortak...

PYD, PKK, Ahrarüş Şam, Nusra ve daha niceleri.

Kirli oyunu, topyekun oyuncak edilmeden bitirmeli.

Gönül KENTER - 30 Ocak 2016 - Aydınlık

İlgili Haber :

Cenevre’de ilk söz Suriye Hükümeti’nin!

Suriye krizinin çözümü için düzenlenen Cenevre müzakereleri düşük katılımla başladı. BM Özel Temsilcisi ilk gün Suriye hükümeti ile bir araya gelirken Riyad merkezli muhalefet boykotta ısrar etti.

Suriye’deki Suriye’deki krize siyasi çözüm bulmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde Suriye hükümeti ve muhalefet heyetleri ile ayrı ayrı yürütülmesi planlanan görüşmeler, İsviçre’nin Cenevre kentinde dün başladı. Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Cenevre’deki görüşmeler kapsamında Suriye Hükümeti heyetiyle bir araya geldi. Şam yönetimi adına Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Beşar el-Caferi 15 kişilik heyetle görüşmelere katıldı. Mistura’nın sivil toplum örgütleri ile buluşacağı bildirildi.

RİYAD MERKEZLİ KİŞİLER YOK!

Katılımın alt düzeyde olacağı görüşmelerin ilk turunun iki ya da 3 hafta sürmesi, ilerleyen dönemlerde ise diploması trafiğinin artması bekleniyor.

Riyad merkezli kurulan ve muhalefet adına masaya oturtulması beklenen ise Yüksek Müzakere Heyeti görüşmelere katılmak için sunduğu ön şartlarda ısrarcı olduğunu, talepler yerine getirilene kadar diplomasi masasından uzak duracağı açıklamasını yineledi.

Suriye ordusunun kuşatmaları kaldırmasını, yakalanan kişilerin serbest bırakılmasını ve Rusya’nın hava operasyonlarını durdurmasını talep eden Yüksek Müzakere Heyeti’nin Koordinatörü Riyad Hicab, perşembe günü CNN International’a yaptığı açıklamada “Başarısızlığa mahkum konuşmalar yapmaya gitmek istemiyoruz. Gidip müzakerelere katılmak istiyoruz fakat uluslararası toplumun yükümlülüklerine uygun şekilde davranması gerekiyor” diye konuştu.

Davetiye gönderilmeyen terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD de müzakerelere resmen katılamayacağını doğruladı. Çarşamba günü gönderdikleri 15 kişilik yeni listeye dair kendilerine herhangi bir bildirimde bulunmadığını açıkladı.

Amerika’nın Sesi (Voive of America) radyosuna konuşan Müslim, dahil edilmedikleri toplantıya karşı olumsuz bir eylem ve hareket içinde olmayacaklarını belirterek, “Biz kendi programımıza göre hareket edeceğiz. Biz savunmamızı ve mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

MÜSLİM RUSYA’YI SUÇLADI...

Cenevre’ye neden davet edilmedikleri sorusunu da yanıtlayan PYD Eşbaşkanı Rusya’yı suçlayarak “Çağrılmamamızda Türkiye’nin rolü negatiftir. Ama bize göre karar verenler başkalarıdır. Türkiye değildir. Amerika, Rusya, de Mistura ve BM’dir” diye konuştu.

ÜLKELER PERDE ARKASINDA KALACAK...

BM’nin Suriye Hükümeti ve muhalefet heyeti ile ayrı gerçekleştireceği görüşmelerde üçüncü taraflar doğrudan söz sahibi olmayacak ancak Türkiye’nin de üyesi olduğu Uluslararası Suriye Destek Grubu 17 ülke ile Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği temsilcileri görüşmelerde kolaylaştırıcı sıfatıyla hazır bulunacak. Söz konusu ülkeler Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Katar, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin, Mısır, İran, Irak, İtalya, Ürdün, Lübnan, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşuyor.

Süreçte etkin temel uluslararası aktörler ise Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, ABD, Rusya ve İran.Görüşmelerde Türkiye’yi Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Dairesi Genel Müdürü Can Dizdar temsil edecek

GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİ: 2254 SAYILI BM KARARI!

Görüşmelerin gündemini geçen yıl 14 Kasım’da Viyana’da belirlenen 18 Aralık’ta BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’ye ilişkin 2254 nolu karar tasarısında kabul edilen yol haritasının hayata geçirilmesi oluşturuyor.Buna göre, Suriyelilerin öncülüğünde ilk 6 ay içinde yani Haziran 2016’ya kadar tarafların müzakereleri sonuçlandırıp geçiş hükümet kurması, bu esnada sahada ateşkes sağlanması öngörülüyor. Buna müteakip 12 ay içinde de yeni anayasa hazırlanması ve adil bir seçim düzenlenmesi amaçlanıyor.

Aydınlık Dış Haberler Servisi - 30 Ocak 2016

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul