milli merkez225

Millî Merkez Basın Açıklaması!

Demokrasilerin dayandığı temel eksen, düşünce ve ifade özgürlüğüdür.

Yüzyıllardır tartışılan, kazanımı uğrunda mücadeleler verilen ve o nedenle de bugün, insan haklarına ilişkin bütün belgelerde ilk sırada yer alan özgürlük, bu özgürlüktür.

Geçtiğimiz günlerde, bu haklarını kullandıklarını ifade eden bir grup akademisyen, içeriğine katılmadığımız bir bildirgeyi imzalamış ve yayınlamıştır.

Öncelikle belirtmeliyiz ki, akademik ünvan taşıyan kişiler de dahil tüm vatandaşlar, toplumsal görüş ve yorumlarında, analitik ve objektif davranmak zorundadırlar. Bu nedenle de, ifade özgürlüklerini kullanırken; kendilerine, üzerinde hür bir vatandaş olarak yaşama imkânı sağlamış olan “vatanın bütünlüğünü” ve “milletin birliğini” esas almak, vicdanî sorumluluğa özen göstermek zorunda olmalıdırlar.

Oysa ki, sadece devlete yönelik ağır ifadelerin yer aldığı bu bildiride; otuz yılı aşkındır 40 bin dolayında askerimizi, polisimizi, korucumuzu şehit eden, binlerce vatandaşımızı öldüren bölücü ve ayrılıkçı terör örgütü PKK’dan ve onun acımasızca işlediği cinayetlerinden, bir cümle olsun, söz edilmemiştir. Yerleşim bölgelerinde; yolların altına mayın döşeyen, tüneller ve hendekler ile şehirleri yangın yerine döndüren, küçücük bebekleri acımasızca katleden, her gün yeni ve onarılmaz acılara yol açan bu örgütün varlığına ve eylemlerine, ne yazık ki hiç değinilmemiştir. Böylece, devletin işlediği suça ortak olmayacaklarını ifade ederken, PKK’nın suçlarının yanında yer almışlardır.

Ancak; yıllardır bu terör örgütünün bölgede, ağır silahları elde edişine, onları stoklayışına, neredeyse özerklik ilan eder tavrına sessizce seyirci kalarak, hatta onlara dokunulmaması talimatını vererek görmezden gelen ve ülkeyi 14 yıldır tek başına yöneten bu iktidarın da, akan kan ve gözyaşında, büyük payı ve sorumluluğu vardır. Habur Sınır Kapısı’nda, PKK üniformaları ile ülkemize gelenleri karşılamaya devlet kadrolarını gönderen, özel mahkemeleri ayaklarına kadar götüren AKP iktidarının, bugün yaşananlardan şikâyet etmeye hiç hakkı yoktur. Üstelik ülkemiz insanları arasında gün geçtikçe derinleşen kutuplaşmayı, ortadan kaldırmaya yönelik herhangi bir çaba ve üslup yerine, bir nefret söylemi içinde, üniversiteler ve yargı üzerinde baskı yaratmak, barış ve demokrasiyi daha da derinden yaralamaktadır.

Tek yanlı ve önyargılı bu bildiriye de, iktidarın baskıcı değerlendirme ve uygulamalarına da katılmadığımızı, kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Millî Merkez Yönetim Kurulu
18 Ocak 2016

Son Yazılar

Cloudy

12°C

Istanbul