ufuk soylemez3 

Batsın bu dünya!

Hatırlanacağı üzere geçen Kasım ayında yapılan G-20 zirvesinde Sn. Ali Koç’un gelir eşitsizliği-işsizlik ve adaletsizlik yaratan kapitalizme yönelik eleştirileri büyük ses getirmiş ve tartışma yaratmıştı.

Ben de bu konuda 2012 yılında yayınladığım “Vicdanlı Kapitalizm Yoktur” isimli kitabımda benzer özeleştiri ve gerçekleri dile getirmiştim.

Açıktır ki, kapitalizmde eşitsiz gelişme kuraldır. Yani adil ve eşit gelir dağılımı vb. hayaldir.

Sınırsız serbestleşme, kuralsız özelleştirme, kontrolsüz yabancılaşmanın sonunda bugün Türk ekonomisi de, Türk insanı da ister istemez globalleşme-küreselleşme denilen rüzgarla eşitsizliğin-adaletsiz gelir uçurumunun-yoksulluğun ve işsizliğin tam ortasında kalmış vaziyette maalesef.

İşte bu eşitsizliğin dünya çapında rakamlara yansıdığı gerçekler son Dünya Servet Raporu’nda açıkça ve tüm çıplaklığıyla görülüyor.

Merkezi Zürih’te bulunan Credit Suisse isimli büyük banka ve finans kuruluşunun her yıl yayınladığı Global Wealth Report- Dünya-Küresel Servet raporunun, 2015 yılına ilişkin olanı bu eşitsiz gelişimi rakamlarla yansıtıyor.

Bu rapora göre genelde dünyadaki ülkeler arasında da, özelde Türkiye’de de servet dağılımındaki uçurumların derinleştiği anlaşılıyor.

Credit Suisse servet hesaplamasını yaparken Finansal servet (nakit, hisse senedi, tahvil vb.) ve gayrı menkul gibi mali olmayan diğer varlıklardan oluşan servetleri ayrı ayrı değerlenmekte ve bu miktardan borçları düşerek “net servet” miktarına ulaşmaktadır.

Bu rapor, dünyadaki yetişkin bireylerin (adults) yüzde 1’nin toplam dünya servetinin yüzde 50.4’üne sahip olduklarını tespit ediyor.

Orta sınıfın nüfus ve servet içindeki paylarına bakıldığında Belçika, Avusturya gibi ülkelerde bu oran yüzde 60’larda iken, Türkiye, Brezilya gibi gelişmekte olan ama bir türlü gelişemeyen ülkelerde yüzde 10’lara düşüyor.

Türkiye’de Credit Suisse araştırmasına göre 2015 yılı itibarıyla 53 milyon yetişkin bireyin toplam serveti 1 trilyon dolar olarak hesaplanıyor.

Yetişkin başına 19 bin dolar civarında olan “net servetin” 10 bin doları mali varlıklardan, 15 bin doları ise mali olmayan varlıklardan geliyor.

Yetişkinlerden 6 bin dolar civarındaki borç miktarı düşünülerek; bu net servet miktarına ulaşılıyor. 2000 yılında göre ise, bu rakamların “net servet” 12 bin dolar, borç 465 dolar olduğu göz önüne alındığında, son 15 yıl içinde nasıl bir borç yükü artışı olduğu alenen görülüyor.

Türkiye’de serveti 1 milyon doların üzerinde olduğu hesaplanan toplam yetişkinlerin oranı sadece “binde bir”.

Nüfusun yaklaşık yüzde 74’ünün serveti ise 10 bin doların altında.

Türkiye’deki servet dağılımına detaylı bakıldığında aşağıdaki tablo görülüyor;

turkiye servet dagilimi

Söz konusu rapora göre Türkiye’de 2015 itibariyle yaklaşık 74 bin dolar milyoneri olduğu görülüyor.

Hâlbuki yetişkin nüfusun yüzde 73.5 yani 39 milyon kişinin serveti 10 bin doların altında. 10 bin-100 bin dolar arasında serveti olan yetişkin nüfus oranı yüzde 24.6 iken, 100 bin-1 milyon dolar arasında serveti olan nüfus yüzde 1.8 oranında.

Hesap ve araştırma sonuçları son derecede çarpıcı. Türkiye’de mali-finansal ve gayrı menkul servet toplamı bakımından 53 milyonu aşkın yetişkin nüfusun binde birinin serveti 1 milyon doların üzerinde. Ancak dörtte üçünün serveti ise 10 bin doların altında.

İşte neo-liberal kontrolsüz-ölçüsüz-sınırsız serbestleşme, yabancılaşma ve finanslaşmanın sonunda servetin dağılımı. Bundan daha eşitsiz, daha dengesiz-daha adaletsiz bir servet dağılımı olabilir mi?

Bu tablo karşısında söylenecek çok söz kalmıyor, “Batsın bu dünya” demekten başka...

Ufuk SÖYLEMEZ - 24 Aralık 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

21°C

Istanbul