ufuk soylemez3

Faturası çok ağır olacak!

Dünyada petrol fiyatları son 6-7 yılın en düşük seviyesi olan 40 doların bile altına düştü.

Hammadde ve emtia fiyatları da olağanüstü bir düşüşte. Öyle ki sanayi mallarında son bir yıllık düşüş -dolar bazında- yüzde 23.6, gıda mallarında ise yüzde 15.9’a ulaştı. (Bknz. The Economist commodity-price index). Hal böyleyken, Türkiye’de büyüme yüzde 4’ün altına düşüyor. Borsa ise 2014 yılsonuna göre 9 Aralık 2015 itibariyle gelişmiş ve gelişmekte olan 43 ülke borsası içinde yine dolar bazında en çok kaybeden ve kaybettiren borsalar arasında maalesef. BİST’in-yüzde 30.2’lik kaybı, 43 ülke arasında en büyük düşüş yaşanan 3’üncü borsa durumuna getiriyor Türk borsasını. Enflasyon cephesinde Kasım2015 itibarıyla, The Economist tarafından takip edilen yine 43 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke arasında Venezuella-Brezilya ve Rusya’dan sonra en yüksek enflasyona sahip 4ncü ekonomi durumundayız. İşsizlikte ise -12 milyon ev kadını- hesaplamanın dışında tutulmasına rağmen, yine bu 43 ülke arasında çift haneli işsizlik rakamlarına sahip 5 ülkeden biri durumuna gelmiş vaziyetteyiz. FED’in faiz artırımlarına başlamasıyla, Türkiye gibi gelişmekte olan ama bir türlü gelişemeyen ülkelere olan kolay-ucuz ve bol kısa vadeli spekülatif yabancı sermaye girişlerinin (sıcak para) azalacağı ve pahalanacağı aşikar. 2013 yılsonu itibarıyla, 125 milyar dolar, 2014 yılsonu itibariyle 131 milyar dolar olan toplam sıcak para stoğunun Kasım 2015 itibariyle 95 milyar dolara düşmüş olması da bu durumu teyid ediyor zaten. Öte yandan, piyasada müthiş bir tahsilat ve ödeme sıkıntısı var. Artık bol keseden, el parasıyla, borçlanıp tüketip, lale devri yaşamanın sonuna gelindiği anlaşılıyor. Kimse ucuz-kolay döviz girişleriyle, AVM’lerde ithal malları tükettiği, bol keseden borçlanıp harcadığı günlerin geri geleceği düşünmemeli artık bence. İmalatı, üretimi, istihdamı unutan Türk ekonomisinde şimdi faturanın ödeneceği günlere doğru yol alınıyor. Ülke mezhepçi bir zihniyetle, Ortadoğu bataklığına sürüklenirken, güvenlik riskleri ve anti-demokratik otoriter görüntüsü ile yatırım ikliminin daha da bozulduğu bir sürece giriliyor. Ekonominin içine sürüklendiği, sıkıntıların bir krize dönüşmesi durumunda bedelini bu gidişatta hiçbir günahı ve sorumluluğu olmayan milletin büyük bölümü de ödemek zorunda kalır. Yol yakınken üretim ekonomisine, gerçekçi kur politikalarına, sermayeyi tabana yayan, haklı rekabetin egemen olduğu, tekelleşme ve kartelleşmenin asgariye indirildiği, akılcı ekonomik politikalara yönelmek gerekiyor. Kamu ile özel sektörün, piyasa ile planlamanın, ithal ikamesi ile ihracatın yerine, zamana, imkana ve ihtiyaca göre bir arada uygulanabildiği bir karma ekonomik sisteme dönmeliyiz. Sınırsız serbestleşmenin, ölçüsüz özelleştirmenin, kontrolsüz yabancılaşmanın savunucusu olan piyasa tapınıcısı sözde ekonomistlerin, yorumcu ve akademisyenlerin ezberlerini bozmalıyız.

Borsa çıktı-döviz düştü masallarını yıllardır anlatmaktan bıkmayanların bu söylemlerini gerçekçi ve doğru üretim ve ekonomi politikalarına doğru dönüştürmelerini sağlamalıyız. Aksi takdirde, ekonomi-politik faturası çok ağır olacak!

Ufuk SÖYLEMEZ - 17 Aralık 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

23°C

Istanbul