putin sirtimizdan bicaklandik225

‘Herkes Rusya’nın akılcı siyasetine yaklaşıyor’

‘Bölgedeki tek akılcı siyaset, en başından beri Rusya’nın izlediği yoldur...

Tüm diğer politikalar sahneden çekilirken, Rusya’nın, Putin’in politikası kaldı. Putin, Suriye devletini yok etmenin, cihatçılar için yeni bir üs yaratmak olduğunu kavradı’

Prof. Samir Amin’le söyleşimize devam ediyoruz. İlk bölümde, Paris saldırısıyla bağlantılı olarak, IŞİD gibi oluşumların sosyal ve tarihsel nedenlerini masaya yatırmaya çalışmıştık. İkinci bölümde, Rusya’nın cihatçı teröre karşı Suriye’de verdiği mücadelenin, Batı ülkeleri için bile çekim merkezi ve çözüm haline geldiğini ele aldık. Ayrıca Mali’deki saldırıların perde arkasını değerlendirdik.

İktisatçı Prof. Samir Amin, 1970-1980 yılları arasında, Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Kalkınma ve Planlama Enstitüsü (IDEP) Müdürüydü. 1980 yılında Senegal’in Başkenti Dakar’daki Üçüncü Dünya Forumu’nun Başkanı oldu. Paris’te yaşamasına ve 85 yaşında olmasına rağmen yılın birkaç ayını Dakar’da geçiriyor. Senegal, Mali’nin komşusu ve iki ülke toplumları son derece iç içe. Ayrıca 1960-63 arasında Mali hükümetine planlama danışmanlığı yaptı. Bu nedenle Samir Amin, Mali’deki gelişmeleri yakından biliyor.

Telefon söyleşimizin ikinci kısmına devam ediyoruz:

‘IŞİD, ABD’NİN IRAK İŞGALİNDE KURULDU’

Şafak TERZİ >>> Neoliberal sistemin milli devletleri parçaladığını ve bu ülkelerdeki toplumsal dokuyu bozduğunu söylediniz. Irak’taki durum nasıl?

Samir AMİN >>> Irak’taki durum da aynı. ABD, Irak’taki uygulamaları, planları ve siyasetleri ile buradaki terör oluşumlarından sorumlu. Çünkü sistematik olarak Irak’ın parçalanması ve üç ülkeye, hatta dört bölgeye bölünmesi planını uygulamaya soktular: bir Şii, bir Sünni ve bir Kürt devleti... Sürekli devam eden bir iç savaş yaratabilmek için aşırı dincileri her anlamda, devamlı desteklediler. IŞİD işte bu süreçte kuruldu...

Bunun yanı sıra, Batılı güçlerin en büyük müttefiklerinden biri Körfez ülkeleri olmaya devam etti; Suudi Arabistan, Katar ve diğerleri... Ve bu ülkelerin teröre mali kaynak sağlamak konusunda önemli bir rol oynadıklarını Batılılar biliyorlardı. Bu ülkeler, İslami grupların oluşturulmasında çok büyük parasal destek verdiler, sonrasından da bu gruplar terör eylemleri yapmaya başladı. Finansal kaynak yarattılar ve silahlı birer kuvvet haline gelebilmeleri için kolaylıklar sağladılar. Camilerden oluşan büyük bir ağ oluşturdular ve buna maddi destek sağladılar. Ve bu camilerde İslam öğretilmedi, İslam yerine bu tarz aşırıcı, suç işlemeye yönelik cihatçı fikirler öğretildi. Yaptıkları şey budur ve bunu yapmaya da devam ediyorlar...

‘AKILCI OLAN TEK SİYASET RUSYA’NIN’

Şafak TERZİ >>> Peki, Avrupa’da gerçekten terörü bitirmek isteyen güçler, Suriye Ordusu ve Rusya’nın attıkları adımlara nasıl bakıyor?

Samir AMİN >>> Şimdi zaten bölgedeki tek akılcı siyaset, en başından beri Rusya’nın izlediği yoldur... Tüm diğer politikalar sahneden çekilirken, Rusya’nın, Putin’in politikası kaldı. Putin hakkında ne düşünürseniz düşünün, demokrat olmadığını vs. mesele bunların hiçbirisi değil. Putin, Suriye devletini yok etmenin, cihatçılar için yeni bir üs yaratmak olduğunu kavradı: Libya’dan dersini aldı çünkü!

Avrupalıların ve Amerikalıların Libya’da yaptıkları, yalnızca Muammer Kaddafi’yi bireysel olarak katletmek değil, Libya devletini yıkmaktı, ordusunu imha etmekti, polisini yok etmekti, her şeyini yıkıma uğratmaktı ve özellikle toplumsal dokuyu yıkıma uğratmaktı. Bu şekilde terörist gruplar için eylemlerini sınırsız bir şekilde icra edebilecekleri bir zemin yarattılar ve en son Bamako’da(Mali) yaşanan saldırılar da (20 Kasım 2015) bunun doğrudan sonucudur. Bu nedenle şunu sormamız gerekiyor; şimdi Batılı güçler -özellikle de ABD, Fransa ve İngiltere- en başından beri hata yaptıklarını anlayacaklar mı? Tutumlarını değiştirecekler mi? Ve sözde İslami çözümleri desteklemeyi, bölgedeki ülkeleri yıkmakla uğraşmayı bırakacaklar mı? Tüm bu gereklilikleri kavramaya başlayacaklar mı? O aşamaya kadar gidecekleri konusunda kuşkuluyum. Çünkü Körfez ülkelerine yönelik sürekli dillendirilen, “dostumuz, bizim dostumuz olan Körfez ülkeleri...” benzeri ifadeler, izledikleri stratejilerin bölgede yenilgiye uğradığını kabul etmeye hazır olmadıklarını gösteriyor.

‘FRANSA ARTIK RUSYA VE İRAN’A YAKLAŞIYOR’

Şafak TERZİ >>> Paris’teki saldırılar tam da Antalya’daki G-20 öncesinde düzenlendi. Sizce bu, Suriye’de -belki de Rusya’ya karşı- ABD koalisyonuna katılması için Fransa’ya verilmiş bir tür mesaj mıdır?

Samir AMİN >>> Şu an hesapların nasıl olduğunu bilemiyorum ama şu ortada, Batılı güçler, Rusya’nın Suriye’deki eylem çizgisine yaklaşıyor. Obama bile adım attı. Hatta ABD’nin İran’la yaptığı nükleer anlaşmaya ateş püsküren Cumhurbaşkanı Hollande bile adım atıyor. Biliyorsun, Fransa, İsrail ile birlikte ABD-İran anlaşmasına şiddetle karşı çıkıyordu... Ama şimdi öyle görünüyor ki, Paris saldırılarından sonra, Fransa bile -özellikle Suriye meselesinde- Rusya ve İran’ın konumuna yaklaşma zorunluluğu hissediyor.

MALİ SALDIRISI VE SAHİLİSTAN PROJESi!

Şafak TERZİ >>> Paris’ten hemen sonra Mali’de yapılan otel baskınını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu terör saldırısı, Afrika’yı denetim altına almak için ABD-Fransa ve Çin arasında gerçekleşen daha geniş bir mücadelenin yansıması mıdır?

Samir AMİN >>> Bu mücadele sürekli devam ediyor. Şimdi, Fransa’daki saldırılardan sonra, güçlü olduklarını gösterecek bir eylem daha yapmak istediler. Mali bölgede zayıf halkadır. Çünkü Libya ve tabii Nijer ile komşu ve ülkenin yarısı, devasa bölümü Sahra çölünde bulunuyor. Ve Avrupalıların Libya’daki eylemleri sonucu, Libya devleti imha edildi ve bu nedenler teröristler Mali ve Nijer’e çok kolay bir şekilde geçiyor. Devlet organizasyonu aynı neoliberal politikalarla zayıflatıldı. Mali de neoliberalizmin geriletici sosyal politikaları nedeniyle sosyal bir felaket haline geldi. Bu nedenle bu tür eylemler için bir zemin var ve bu eylemleri yapmak göreceli olarak kolay.

Şafak TERZİ >>> Sahraaltı Afrika’da Boko Haram ve El Şebab gibi terör örgütleri yeni mi sayılır?

Samir AMİN >>> Boko Haram 10 yıldır var. Mali, Nijer ve Moritanya’daki İslami terör de uzun süredir devam ediyor. Kendilerini açık bir şekilde El Kaide’nin bir kolu olarak tanıtıyorlar.

Şafak TERZİ >>> Peki, bu saldırılar, ABD’nin ve Fransa’nın Afrika’ya müdahale etmesi için, aynı Irak ve Suriye’deki gibi birer bahane mi yaratıyor?

Samir AMİN >>> Tabii ki ama zaten sürekli olarak müdahale ediyorlar, bu yeni bir şey değil.

Şafak TERZİ >>> Peki, müdahalenin sebebi nedir?

Samir AMİN >>> Neoliberal politikaları dayatmak ve desteklemek, sorunları çözmek için müdahale etmiyorlar, toplumları bu sorunlar üzerinden yönetmek için müdahale ediyorlar.

Şafak TERZİ >>> Peki, müdahale aynı zamanda bu Afrika ülkelerinin yeraltı kaynaklarına yönelik değil mi?

Samir AMİN >>> Elbette, tabii ki... “Sahilistan” olarak adlandırılan stratejiye göre, hedef Batı Sahra bölgesinde yeni bir Suudi Arabistan yaratmak. Bunun için, Moritanya’dan, Mali’den, Nijer’den, hatta Cezayir’den toprak koparmaya çalışacaklar.

Şafak TERZİ - 02 Aralık 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Clear

25°C

Istanbul