ufuk soylemez3

G. Soros’a ve J. Mujica’ya hayranlar ama milli duruşa ulusal çıkarlara düşmanlar!

Ülkemizin en büyük sorununun iktidar değil, muhalefet olduğunu bugün aklı başında herkes yaşayarak, deneyerek gördü ve öğrendi.

Kendi ayağına ateş eden sözde bir demokrasiyle ülke, bölücülerin-yobazların ve emperyalizmin etki ajanlarının at koşturduğu, savunmasız bir “açık toplum” haline getirildi maalesef.

Ukrayna’da, Gürcistan’da, Kırgızistan’da “renkli devrim” adı verilen provokasyon ve kalkışmalarla bu ülkeleri karıştıran CIA bağlantılı G. Soros’un Türkiye’ye gelmesi, etki ajanı, gayrimilli, işbirlikçi mütareke medyasında adeta bayram edilerek karşılandı.

Bu ziyaret, G. Soros’un Türkiye’de finanse ettiği Açık Toplum Vakfı başta olmak üzere, “sözde” muhalif özde emperyalizmin”işbirlikçisi” gazeteler tarafından büyük bir marifetmiş gibi topluma empoze ediliyor.

Hiç şüphe yok ki, CIA/Soros ikilisinin operasyonlarının en başarılı olduğu ülke tartışmasız Türkiye’dir. 3000’ü aşkın yazar-gazeteci-akademisyen-bürokrat vb. etki ajanıyla, bunların kurduğu ve yönettiği dernek, vakıf ve medya organları eliyle bu ülkeye ihanet etmenin adı; “Açık toplumculuk, demokrasicilik, özgürlük ve Sevr barışçılığı” olarak konuldu. Türkiye’de vatana ihanetin yasal yaptırımı olmadığı, anayasayı koruyacak ve kollayacak hiçbir kurum ve organ ortada görülmediği için bunlar tam anlamıyla boş buldukları meydanda Türkiye’nin milli çıkarlarının aleyhine her türlü fitne-fesat faaliyetlerini yıllardır rahatlıkla sürdürüyorlar.

Kıbrıs’ta ver-kurtulcu, Ermenilere tanı-kurtulcu, G. Doğu’yu böl-kurtulcu, ekonomide sat-kurtulcu her türlü gayrı milli politika, girişim ve faaliyetler bu Sorosçu etki ajanı kişi-kurum ve medya aracılığıyla pervasız biçimde millete dayatılıyor.

Biliyorlar ki, bu ülkede milliciler, demokratlar, yurtseverler, Atatürkçüler, sağ-sol demeden, parti-köken-mezhep ayırmadan, demokratik bir Kuvayı Milliye anlayışı içinde bir araya gelerek, olması gereken güçlü bir iktidar alternatifini bir türlü ortaya çıkaramıyor. İşte bu nedenle de azdıkça azıyorlar.

Hele ülkenin “ana muhalefet” partisinin, Ermeni diyasporasının oluşturduğu “soykırımın 100. Yıl Komitesinin” onursal üyesi olan Uruguay eski Başkanı Jose Mujica’yı davet edip onur konuğu olarak şehir-şehir dolaştırması tam bir aymazlık.

Bu çevreler nasıl kendi milli çıkarlarına, ulusal yararlarına ve politikalarına karşı tehdit-tehlike ve sakıncalı olan unsurları böylesine bağrına basar, sorgulamaz ve peşinden gider inanın anlamak ve içimize sindirmek mümkün değil.

Aşağılık duygusu içindeki, emperyalizmin tüm dayatmalarına boyun eğen, işbirlikçi, ulusal benliğini yitirmiş, gayrı milli bu tür insanların yüzü hiç mi kızarmıyor, milli çıkarlarımıza aykırı davranmanın utancını hiç mi duymuyorlar anlamak mümkün değil.

Ama kabahat onlarda değil. Bunları defetmek için, bir araya gelerek meydan okumayan ve bu zilletle yaşamayı reddetmeyenlerde bence.

Esas hata, G. Soroslara, J. Mujicalara hayran ve muhip olup, milli duruştan uzaklaşan ulusal çıkarlarına düşmanca davrananlara bu ortamı ve fırsatı verenlerde.

Daha ne diyelim....

Onlar G. Soros’lara, J. Mujicalara hayran bizler ise -bugün vefatının 77. yılında minnet, rahmet ve saygıyla andığımız- Kurtuluş Savaşımız’ın Başkomutanı ve Cumhuriyetimiz’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e!..

Ufuk SÖYLEMEZ - 10 Kasım 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul