ufuk soylemez3

Amasız-fakatsız-hemen şimdi, “Sevr” değil “Lozan” barışı!

Ankara’da yüzlerce masum insanımızın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına yol açan, vahşi ve alçakça yapılan terör saldırısından ötürü milletçe acımız çok büyük.

Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yaralananlara ise, acil şifalar temenni ediyorum.

Bir insanlık suçu olan terörü hep birlikte, kararlı ve sarsılmaz bir duruşla lanetleyip, reddetmeliyiz.

Masum insanların, idealist tertemiz, gencecik evlatlarımızın ”Barış” gibi evrensel ve güzel bir dilek ve ideal etrafında toplanmaları ve barışı talep etmeleri, son derecede iyi niyetli ve demokratik bir haktır.

Ancak oradaki iyi niyetli, “barıştan” başka bir amacı olmayan onbinlerin dışında kalan, bir art niyetli klik ve ekibi göz ardı etmemek gerekiyor.

Geçen Ağustos ayında yine bu ekibin yayınladığı bildiriyle ilgili bir eleştiri yazısı yayınlamıştım.

Kendilerine meslek örgütü sıfatı veren DİSK-KESK-TMMOB ve TTB yönetimlerinin “Barış” isteklerinin samimi olup-olmadığı, diledikleri barışın bir “Sevr” barışı olup olmadığı yolunda ciddi endişelerimizin olduğunu da o yazımda vurgulamıştım.

Çünkü bu kuruluşların yöneticilerini tek bir şehit cenazesinde maalesef görmüyoruz.

Ellerinde Türk bayrağı nedense taşımıyorlar. 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve 10 Kasımlarda ortada gözükmüyorlar hiç.

Bunların düzenlediği toplantı ve yürüyüşlerde ne hikmetse HDP/PKK militan ve sempatizanları hep başrolde ve ön saflarda yer alıyor.

Bu ülkenin vatansever, Cumhuriyetçi, Millici-demokrat ve Atatürkçü, doktorları, mühendisleri ve emekçilerinin “Önce Vatan” demeleri gerekirken, DİSK-KESK-TMMOB ve TTB yöneticilerinden bu yönde ne bir ses ne de bir nefes ne yazık ki duymuyoruz.

Barış’a, kardeşliğe, milli birliğimize sonuna kadar evet diyoruz.

Kuşkusuz ki, yeni bir “Sevr” barışını değil, “Lozan” barışını istiyoruz. Hem de hemen şimdi!

TSK ile PKK’nın “çatışmasızlık” yapmasını istemek, ülkenin yasal ve meşru silahlı kuvvetlerinden “ateşkes” talep etmek, PKK terör örgütünü meşrulaştırmak ve onun bölücü emellerine hizmet etmek demektir.

Bir ülkede 2 silahlı kuvvet olmaz. Ülkenin çift kimlikli bir etnik cehenneme dönüştürülmesine izin verilemez. Bu acı olay vesilesi ile bu kuruluşların yöneticilerini bir kez daha akla-izana-vicdana ve sağduyuya davet ediyorum.

 Ufuk SÖYLEMEZ - 13 Ekim 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

9°C

Istanbul