sule perincek aydinlik225

Bu ülke ne kadınlar görecek!

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2015 Küresel Cinsiyet Ayrımı Raporu Kasım ayında yayımlanacak.

Sağlık, eğitim, ekonomi ve siyaset alanında büyük farklılıklar var. İskandinav ve Kuzey Avrupa ülkeleri bu konuda en iyileri deniyor. Ancak bize göre her toplum kendi içinde karşılaştırılmalı verilmeli. Kadının hangi sürede nereden nereye geldiği gibi örneğin. Ayrıca bu Batılı kaynaklar, Greenwich saat ayarı gibi merkeze kendilerini alıyorlar, Çin gibi ülkeler var mı araştırmada bilmiyorum, büyük mucizeler yaratan. Adı hiç geçmiyor...

Neyse yine de biz 1 Kasım’dan önce bu raporda yer alacak bilgiye yer verelim. Onlar için de ilginç olmuş. Parlamento’da yer alan kadın sayısı. “Temsil oranı” demiyorum, dikkatinizi çekerim. Bilerek. Oysa kadınlardan söz ederken böyle deniyor. Erkek temsil oranı yoktur, çünkü onlar bütün konulardan sorumludur, toplumun bütününü “temsil” ederler. Kadınların ancak kadın sorunlarına kafaları erer gibi... zaten ne zaman “sözel” “duygusal” “ailesel” konu başlıkları olsa kadın gelir akla. Evet, bir üstünlüğümüz ancak ondan ibaret gibi düşünmek doğaya büyük haksızlık.

Her neyse gelelim siyasete.

Aslında bütün varlıklarıyla siyasetin içindeler. Hele bizim gibi ülkelerde. Çünkü değişiklik istiyorlar. Ancak onlara tanınan konum “başarının bir adım arka hizmeti”... Daha açık söyleyeyim, belki anlaşılmadı. “Her başarılı erkeğin” arkası. Propaganda, halkla ilişkiler, deli gibi alt çalışma yaparlar. Ama öne çıkmak “ayıptır.” Toplumsal olarak o konumun “sahibi” vardır.

Neden facebook bu kadar önemli onlar için sanıyorsunuz. Kendilerine alan açtılar. Sanki ayrı bir Meclis. Orada yokum, ama başka kanallardan biliyorum, duyuyorum. Her konuda bir fikirleri var ve onu dile getirebiliyorlar. Çılgınlık deyip üzerine bir çizik atmayın öyle. Nasıl şiddetli bir ihtiyaç besbelli. Bastırılan erkek kesimi de orada. Hele de takma ad kullandılar mı..! Kapak nasıl kalkıyor. Onu daha çok erkekler yapıyor. Bakmayın, erkeklerin kalıbı daha dar.

Doyasıya ağlamaktan bile yoksun olduktan sonra ne anlarım ben o yaşamdan...

Bir seçenek de kestirmeden erkek gibi olma. Bekar, çocuksuz. Bazen bir erkeği, ölen ünlü kocayı ya da aile soyadını temsil etmek örneğin...

Bu nasıl bir giriş oldu...!

ulkelerde kadin milletvekili oranlari

İki sayı vereceğim... bir araba laf...

E ne de olsa ben de kadınım. Yaralıyım... sayılır...mı desem... yani, nereden nereye karşılaştırmalı düşünürsek... Daha önce yazdım, yazarım. Evet, geldik tabloya. Aktaran Dünya Ekonomik Forumu da şaşırmış. En yüksek oran İskandinavya ve Kuzey Avrupa ülkeleri değil. Birinci 100 kişilik parlamentoda 64 kadın milletvekiliyle Ruanda. Yasaya göre yüzde 30’u kadın olmalı. Hemen kendilerine açılan alanı fazlasıyla doldurmuşlar belli. Güney Afrika da 2009’da hükümetteki kadın kotasını yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarmış. İkinci olan Bolivya’da ise 2010’da çıkan yasa uyarınca seçimlerde kadın erkek eşit sayıda aday çıkarmak zorundalar.

Türk kadını için bence artık kota teşvikine bile gerek yok. Aklına koydu mu yapar, başarır. Yalnızca kadın olduğu için değil. Bir kadın olarak ülkesinin birliğine, dirliğine, bağımsızlığına her şeyden çok önem verdiği için! Yoksa bu ülke ne kadınlar gördü, görüyor!

*** *** ***

Üzülme hakkı!

“Suriye’de yalnız okula giderdik, çalışma bilmezdik. Şimdi günde 12 saat çalışıyoruz” diyor başka bir fotoğrafta küçük mülteci çocuk. Ötekisi savaş bitsin, köyüne dönsün istiyor. 12 bin çocuk elimizden kayıp gitmiş. 2 milyonu mülteci.

Kim onu yerinden etti?

Kim onun evini barkını yaktı yıktı?

Kim onu derin denizlere attı?

Kim “Yak yak! Yık yık! At, at!” diye alkış tuttu?

Sakın ha! Sakın ha! Bir damla üzülmüş gibi yapmayın!

Bir fotoğraflık vicdan mı olur!

Engel olamadım, daha çok mücadele edemedim diye kahroluyorum. O bebeciğin ayaklarına kapanıp öpüp koklamak bile benim hakkım.

Dokunmayın ona! Kirletmeyin!

*** *** ***

1 Kasım ineği!

ABD bölgede kaybediyor.

ABD’ye değen AKP yandı.

Bulaşıcı.

PKK’nın ateşi yüksek. O bu demez; kimin kucağına düşse onu da yakacak. Su nerede? Bizim derede.

İnek nerede?

Bizim ovada.

Çayırda otumuz, derede suyumuz bol. Gelin hep birlikte besleyelim. Sütü bol, bereketli olsun.

Türkümüzün, Kürdümüzün karnı tok sırtı pek olsun.

Şule PERİNÇEK - 06 Eylül 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Rain

10°C

Istanbul