milyonlar mehmetcik oldu2

30 Ağustos'u Olmayanın 1 Eylül'ü Olur Mu?

Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü. Neden 1 Eylül?

Çünkü 1 Eylül 1939 günü, Hitler Almanyası’nın orduları Polanya’ya girdiler. 1 Eylül 1939, 50 milyona yakın insanın ölümüyle sonuçlanan 2. Dünya Savaşı’nın başlangıç günü. 1 Eylül, 2. Dünya Savaşı’nın büyük yıkımı unutulmasın diye Dünya Barış Günü seçildi.

Barış, insanoğlunun en büyük ideali ve en meşru talebi. Savaşsız bir dünya istemekten daha kutsal bir şey olabilir mi?

Kim savaşıyor?

Neden savaş olsun ki?

İşte bu sorulara cevap vermeye başladığınızda iş çetrefilleşiyor. Buna cevap vermek zorunluluğunuz yoksa diyelim ki güzellik yarışmasında birinci olduğunuzda, size dileğinizi sorarlar ve siz “Dünya Barışı” dersiniz olur biter. Size kimse sormaz. Savaşan kim? Savaş neden?

Barış Şerbeti!

Köleleri ayağa kaldıran Spartacus’e sorsak barışı nasıl tarif ederdi? Peki ya Roma Genarali Marcus Crassus’un barışı neydi? Sonuçta Marcus Crassus’un barışı kazandı değil mi? Savaş son buldu ne güzel(!) Pax Romana (Roma Barışı) dönemi içinde bir cereyandı yaşanan.

Mesela Hitlerin ağzından en çok dökülen sözcüklerden birisi de barış idi. Eh tabi onun da bir barışı vardı. Savaştığı bütün ülkelere barış önerileri yaptığı düşünüldüğünde, sanırım dünya tarihinde en çok sayıda ülkeye, en çok barış öneren kişi Hitler’dir. Hitler bir barış kahramanı mıydı yoksa? Hitler Almanyası kazansaydı bir Pax Hitler dönemi olurdu herhalde.

Onun yerine Amerikanı geldi.

Güney Amerikalılar, Vietnamlılar, Iraklılar Pax Americana (Amerikan Barışı) çağını en net bir biçimde yaşadı. Amerikan barışının nimetlerinden tatmayan az millet var yeryüzünde.

Ondan önceki Pax Britannica’nın (İngiliz Barışı) şerbetinden biz de içtik. O barışın bütün güzelliklerini de Mustafa Kemal’in savaş çetesi(!) engellemedi mi zaten?

En Büyük Barış Eylemi!

Toparlarsak şöyle bir sonuç çıkarabiliriz o zaman: Spartacus’ün, Hitlere karşı koyanların, Güney Amerika’nın, Vietnam’ın, Irak’ın direnişçilerinin, Mustafa Kemal’in karşısına dikilip: “Savaşı bırak! Barış istiyoruz” demek kadar büyük bir barış eylemi yoktur.

Yok şaka falan yapmıyoruz. Eğer, barış istiyorsanız var mı daha büyük barış. İşte; Pax Romana, Pax Britannica, Pax Hitler, Pax Americana… Bugün Türk Ordusunun karşısında konumlanıp barış istemek, en büyük barış eylemi ya(!)

İki Barış!

Büyük olan mı? Haklı olan mı? Sorularını soruyorsanız, gerçekler düzlemine inebiliriz. O zaman, kim savaşıyor? Neden savaşıyor? Diye soracağız. Savaş varsa iki taraf var. O zaman doğal olarak 2 barış var. Sen hangi barışın tarafındasın? Spartacus’ün mü? Roma’nın mı? İngiltere’nin mi? Mustafa Kemal’in mi?

“Savaşsız bir dünya” talebi bize her şeyi izah etmiyor. Eksiği tamamlayalım: Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya. İkinci kelime, cevapları içinde barındırıyor. Savaşan kim? Savaş neden? Savaş: sömürülenle, sömüren arasında; sömürmek ya da sömürülmemek içindir.

milyonlar mehmetcik oldu

30 Ağustos Barışı!

Bugünün sömürü düzeni, emperyalist sistemin dışında tanımlanabilecek tek bir savaş ya da barış yoktur. ABD’nin başını çektiği emperyalizme karşı tavrı ifade etmeyen her barış talebi “Pax Americana”dır. Bugün gerçek barışı savunmanın başka bir ölçütü yok.

Halkımız ve gençlik, bundan 93 yıl önce, elde silah işgalciye karşı döğüşen ve bugün ABD’nin kara gücüm dediği PKK ile savaşan Mehmetçiğin barışını talep ediyor. 30 Ağustos 2015 günü bütün Türkiye’de hükümetin iptal etmeye kalktığı Zafer Bayramı etkinlikleri bunun kanıtıdır.

1 Eylül Dünya Barış Gününde, PKK’nın yani bugünün Polanya işgalcilerinin yanında saf tutanlar, savaşın, terörün, Pax Americana’nın yanında saf tutmuş olacaklar. AKP-PKK hükümeti Türkiye’sinde, saflar daha da belirginleşecektir.

30 Ağustos’u olmayanın 1 Eylül’ü olmaz mı?

Olur tabi!

Hitler’in 1 Eylül’ü gibi…   

Çağdaş CENGİZ - 01 Eylül 2015 - TGB

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

25°C

Istanbul