mehmet yuva3

Esad’dan çarpıcı açıklamalar...

Esad geçen pazar günü önce The American Magazine- Foreign Affairs dergisi, salı günü de Lübnan merkezli El-Manar televizyonu ile bir söyleşi yaptı.

Esad, Suriye’nin etnik ve mezhepsel temelde bölünmesini arzu edenleri, terörü destekleyen kuvvetler olarak adlandırdı. Bir kez daha, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve farklı din, mezhep ve etnik kökenden gelen Suriye halkının, Suriye Arap Cumhuriyeti kimliği ile yekpare bir bütünlük içinde varlığını koruyacağı vurgusu yaptı. Suriye’ye dayatılan terör savaşının, “İslam ve Arap ulusal kimliğini” hedef aldığını ifade eden Esad, “Müslüman Kardeşler gibi din kisvesi altında örgütlenen diğer radikal ve terör hareketleri İslam’a büyük zararlar verdi. Bunları Müslüman zannedenler, İslam ve Müslüman olan her şeyden soğuyor ve uzaklaşıyor. Zaten nihai amaç da bu yapılanmalar üzerinden İslam’ı dünya kamuoyu nezdinde yıpratmaktır” dedi.

ULUSAL KİMLİK HEDEFTE!

Daha önce başka ülkelere dayatılan projenin Suriye’de de uygulamaya koyulduğunu anlatan Esad, Arap ulusal kimliğinin hedef alındığı ve kökleri derin bir tarih ve medeniyete tekabül eden Arap milli kimliğinin, “kendilerini Arap olarak sunan ancak yüreği ve beyni ile yabancılara kölelik yapanlar tarafından tahrip edildiğini” ifade etti. Esad, “Düşman bizden milli kimliğimizden arınmamızı ve bundan vazgeçmemizi istiyor. Yani varlığımızı borçlu olduğumuz milli kimliğimizi inkâr etmemizi dayatıyor. Dayatılan savaşlar sadece rejimleri değiştirmek, devletleri zayıf düşürmek ve ekonomi ile ilgili değildir. Nihai hedef milli kimliğin yok edilmesidir. Düşmanların, bizim en değerli kalkanımız olan bu engel ortadan kaldırıldığında, askeri işgalleri yapabilmeleri ve teröristleri kullanmaları gayet mümkün olur” dedi.

Esad’ın bu beyanatları tarihi önemdedir. İlginçtir ki, Esad’ın iki önemli medya kuruluşuna yapmış olduğu bu açıklamaların ardından HDP-PKK ve PYD’yi her daim savunan Özgür Gündem ceridesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a benzetti. Gazete, “Saray Esadlaşıyor. Erdoğan başlattığı Başkanlık savaşıyla adım adım Esadlaşıyor” başlığını kullandı. Suriye’nin Irak benzeri bir süreci yaşamasını arzulayan etnik ve mezhep kimlikli siyasi-askeri taşeronların, büyük bir gövdenin eşit ve kıymetli dalları olmak yerine gövdeyi kesmeyi ve dalları kurutmayı hedefleyen istilacı ve istismarcı kuvvetlerle ortak hareket etmeyi tercih etmeleri hazindir.

‘HER İNSANIN İKİ YURDU VAR’

Esad’ın işaret ettiği, gökkuşağı misali tarih içinde örülen ve birbirleriyle yoğrularak ortaya çıkan tarihi milli kimlikleri ayrıştırma, tekleştirme ve yalnızlaştırma projesine bariz bir örnek sunalım. Milli kimlikler onu ortaya çıkaran ve en önemli dayanağı olan ilham aldığı tarihi eserlerin yok edilmesi ile yok ediliyor. Bu bariz örneğin zuhur ettiği en önemli saha, o ülkenin medeniyet tarihi ve eserlerinin yok edilmesidir. Petrol ve doğalgaz hırsızlığı bir ülkenin ekonomisine darbe vurabilir ancak medeniyet tarihine zarar vermez. Bir ülkenin yağını, ipliğini, pamuğunu, buğdayını çalabilirsiniz. Fabrikalarını söküp Türkiye’ye taşıyabilirsiniz. Bu haramilik o ülkenin iktisadi hayatını tahrip edebilir ama gün gelir bunları telafi edilebilirsiniz.

Ama ve lakin insan tarihi kadar eski, dünya kıtalarına isim vermiş, Fransız meşhur arkeolog Andre Parrot’un deyimiyle, “Her medeni insanın iki anayurdu var. Doğduğu ülke ve Suriye” dediği Şam coğrafyasının nadide tarihi eserlerini talan ediyorsanız, Roma’ya diz çöktürmüş özgürlük savaşçısı Zennubya’nın çöl gelini Tedmor’u (Palmyria) yıkıyorsanız, ilk tiyatronun yapıldığı sahnede insanların boğazlarını kesiyorsanız ve ömrünü bu kentin korunması için adamış olan Prof. Dr. Halit Esad’ın kafasını koparıyor ve yaşlı bedenini çarmıha gererek ters yüz ediyorsanız ve siz sadece, “kaygılanıyor ve şiddetle kınıyoruz” iki yüzlü açıklamalarınızla mide bulandırıyorsanız işte o lahzada artık insanlıktan çıkmışsınız demektir. Çünkü bu yıkım sadece IŞİD’in eseri değildir. Medeniyet beşiği Suriye’ye saldıran, iki nehir arasındaki ülke Irak’ı yakan, Anadolu’yu ateşe süren kuvvetlere malzeme olan ve olmaya devam edenlerin eseridir.

Mehmet YUVA - 27 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Showers

7°C

Istanbul