mehmet yuva3

Patriotları uygun yerinize monte edin!

Almanya, Türkiye’ye konuşlandırdığı askerini ve Patriot füze sistemini çekiyor. ABD, bu süreci önümüzdeki aylarda tamamlayacak.

“Oh ne güzel! Batı, Türkiye’yi cezalandırıyor” diyenler zil takmış göbek atıyor. Öbür tarafta, “Almanya ve ABD olmadan ne yaparız” deyip ağlaşanlar, dizlerini dövenler var. Her iki sakat zihniyet, Türkiye’nin sırtındaki en çirkef kambur.

Patriotlar, Malatya-Kürecik üssüne, İran veya Suriye’den gelecek askeri bir saldırıyı bertaraf etmek iddiasıyla konuşlanmıştı. Yandaş basın müttefikler arasındaki askeri aşna fişneyi, siyasi muhabbeti göklere çıkarmış indirmemişti. Ansızın, Almanya yetkilileri, artık Suriye’nin Türkiye’ye yönelik bir tehdit oluşturmadığını söylüyor. Hâlbuki Suriye sahasında, ama özellikle Suriye- Türkiye hudut bölgesinde şahit olduğumuz savaşta herhangi bir değişiklik yok.

SÜRECİN ŞİFRELERİ...

ABD, aklıselim bir açıklama yapamıyor. ABD Savunma Bakanlığı-Pentagon sözcüsü Jeff Davis,”NATO müttefikimiz (Türkiye’ye) yardım etmeye devam edeceğiz ve bu, eğer tehdit hesaplamaları herhangi bir nedenle değişirse, (patriotları) hızlı biçimde geri getirme kapasitesini de kapsıyor” diyor, müttefik addettiği Türkiye ile resmen dalgasını geçiyor.

Peki, Patriot füze sistemi ve onların işlevinden sorumlu yabancı askerlerin bu zaman diliminde, ani bir kararla çekilmesini gerektiren sebepler nedir? ABD-Batı ve İran arasında sağlanan anlaşmanın yürürlüğü girdiği bir evrede patriotların alınmasının anlamı nedir? Rusya’nın Suriye’ye, başta MİG-31 savaş uçaklarını teslim ettiği, Rusya, İran, Kuzey Kore ve Çin’den etkili silah transferlerinin daha rahat yapılacağı döneme girdiğimiz bu aşamada Patriotları sökmek nasıl okunmalı?

ABD ve stratejik şürekaları, bölgeyi Türkiye ile tanzim etmek istediğini AKP’yi bunun için partner ve görevli kabul ettiğini telkin etmişti. Bu koca bir yalandı. ABD, Türkiye’yi sadece bölgesel amaçları için kullanmak istiyordu. ABD ve İsrail’in hülyasını oluşturan Büyük Barzanistan devleti için Türkiye taşıyıcı anne, rahmetli ağabey, mahalleyi savunan kabadayı olmalıydı. Türkiye bu görevi kabul etti. Ancak, Türkiye’nin naçizane hülyası, Büyük Barzanistan projesi uygulanırken yalnızca Irak ve Suriye’yi hedef almakla yetinmeli, sadece onları bölmeli ve Türkiye’yi “yeni Osmanlı” mertebesine taşımalıydı. Esad ve dostları bu hülyaları kabusa dönüştürdü.

Pragmatik ve rasyonel tabir edilen ABD ve Batı, Suriye devletini yıkamadı. Esad’ı deviremedi. Şimdilik amacı Esad’sız görmek istediği federal veya başka isimler altında çok parçalı bir yeni Suriye’yi Esad’lı inşa etmek. Ama özellikle, Suriye’de Kürtlerin kantonları ve nüfuz alanlarını korumak. Bu sebeple, kanatları kırılmış, uçamayan bir Esad’lı çözüm üzerinde karar kıldı. Esad’ı bu çözüme zorluyor, siyasi varlığını tanıma ve Şam’da iktidarda kalması karşılığında bu çözüme ikna olması için çalışıyor.

SİNSİ PLANLAR DEVREDE!

ABD ve şürekâları Türkiye için iki alternatif sunuyor: Suriye’deki Kürt kantonlarını tanı, varlıklarına müdahale etme, PYD-YPG ile işbirliği yap. Bunu yaparsan, Demirtaş’ın ifadesi ile Türkiye Suriyeleşmez. ABD-Batı feleğinde bir İsrail-Türk-Kürt bölgesel hegemonya projesi için görevli olmayı sürdür. “Buna uygun davranmazsan, ABD ve Batının rahmetli koruma kanatlarından mahrum kalırsın” diyor. Ekonomini çökertir, siyasi olarak izole olursun. Bununla da yetinmez, IŞİD ile mücadele bahanesiyle Peşmerge, PKK ve YPG’ye ağır silahlar ama özellikle tanksavar silahları ve anti-tank güdümlü füzeleri veririm” diyerek sopasını sallıyor.

ABD ve Batı, Türkiye’yi izole etmeyi hedefleyen adımlar da atıyor. Ankara ile irtibatın kesilmesi ve Türkiye’nin cezalandırılması karşılığında Şam, Bağdat, Tahran ve hatta Moskova’ya taviz vermeye hazır. ABD, Batılı diplomat ve istihbarat elemanlarının bölge ülkeleri nezdinde süren pazarlıkların merkezinde bu sinsi amaç var. Şam ve Bağdat’ın, etnik ve mezhep kimlikli kantonları federal bir yapı içinde kabul etmesi karşılığında rahat bırakılması ve Türkiye’nin cezalandırılması sinsi planı işleme konuluyor.

ABD, Almanya ve aşna fişne olduğu kesimler, Türkiye’ye “ya gönüllü fahişe olursun ya da sana zorla tecavüz ederim” diyor. Patriot konusunda sergilediği ikiyüzlülüğün tercümesi budur. Yoksa Patriotların ve yabancı askerlerin ülkeden gitmesi hayırdır. Bütün üslerin kapanması ve ülkedeki bütün yabancı cani ve haramilerin cehenneme kadar yol almaları daha da hayırlıdır.

Patriot konusu, Türkiye’nin, ABD, İsrail veya Batı için vazgeçilmez ve uğruna ölmeye hazır stratejik bir partneri olmadığını göstermektedir. Türkiye’nin Batı için sadece “ucuz bir fahişe” gibi görüldüğünün açık kanıtıdır. Türkiye ve onurlu halkı, “Patriotlarınızı alın uygun bir yerinize monte edin, bize Esad yeter” derse masayı devirir ve oyunu bozar. Tahripkar arzularını kabusa, kabuslarımızı güzel bir hülyaya dönüştürecek yegane patriot (yurtsever) füzesi budur.

Mehmet YUVA - 19 Ağustos 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Partly cloudy

26°C

Istanbul