mihri belli

Hiç eskimeyecek tüfek: Mihri Belli Ağabey!

1980 sonrası geldiği İsveç’in güzel başkenti Stockholm’de yıllarca görüştük, radyo, televizyon programları yaptık, yedik, içtik.

Önceki evliliğimde nikah şahidim de oydu. Devrimci bir ailenin ana-babası Mihri ve Sevim Belli, bizler de çocukları gibiydik. Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra da zaman zaman geldi Stockholm’e... Kızıl Avukat İhsan Doğan’da kalırdı. Stockholm’e mülteci olarak geldiğinden beri tanıdığı ve evinde kaldığı, Stockholm’ün tek Türk kitapçısı Hilal Altan, Mehmet Yücel, Orhan Savaşçı, Ersen Olgaç gibi arkadaşlarla bir lokantada ya da Hilal’in dükkanında buluşulurdu.

Mihri Belli’ye hepimiz Ağabey derdik. Amca, dayı, bey, beyefendi diyene raslamadım. Hepimizin abisiydi. Gene öyle devam edelim...

Mihri Ağabeyin aramızdan ayrılışının üstünden dört yıl geçmiş. Ne çabuk...

En istediğim şey onunla Yunan dağlarında Yunan iç savaşında bulunduğu yerleri dolaşıp bir belgesel yapmaktı. İsveç televizyonuna kabul ettirememiştim... Çok yaşlandığında Yunanlar yapmış o filmi.

Mihri Ağabey hep mücadele ile geçen bir ömür yaşadı...

Esprili, açık açık, dolandırmadan, harbiden ama aynı zamanda arı, duru ve yalın, temiz bir dille konuşur ve konuştuğu gibi de yazardı.

Ulusalcıydı, devrimciydi, Kemalistti, Sosyalistti, Milli Demokratik Devrim’in ustasıydı.

Ne var ki, kendisi gibi düşünen (örneğin İşçi Partisi gibi) bir partiye girmediği gibi güçlü bir örgüt de oluşturamıyordu. Sevim Abla ile beraber mücadeleyi kararlılıkla sürdürürlerdi. Kurdukları partiler büyümedi.

Son yıllarında daha çok yazmaya yönelmişti. Birçok kitap çıkarmıştı.

ESKİ TÜFEK!

Mihri Ağabey bazı çevirilerinde ve Yön dergisindeki yazılarında “E. Tüfekçi” takma adını kullanmış. Bunun ilginç bir nedeni var.

Bu tanımı ilk Türkiye İşçi Partisi içindeki Melih Cevdet Anday bulmuş. Mihri Belli’ye karşı “olumsuz, eskimiş, işe yaramaz, çakar almaz” anlamında kullanmış. Geçmiş yıllarda birçok ceza alan, yasaklı durumdaki komünistlerin artık önünde yasal yolların kapandığı, TİP’in de yasadışı bir işlevi olamayacağı için, Ağabey ve diğer benzer komünistlere “gölge etme başka ihsan istemem” anlamında kullanmış.

Mihri Ağabey de “E. Tüfekçi” adıyla pek çok yazı yazmış.

İşin daha ilginç yanı ise bugün artık olumlu anlamda kullanılan bu sıfatın yaratıcısı olan Melih Cevdet Anday da TİP içinde yaşanan olumsuzluklar ve E. Tüfekçi’nin (Mihri Belli) yazdığı yazıların etkisi ile “Ben de eski tüfeğim” diyerek kastettiği olumsuz anlamı tersine çevirip kendini eski komünistlerin içinde saymasıdır.

ULUSALCI VE ENTERNASYONALİST!

Mihri Ağabey Yunanistan’a iç savaşa ve Filistin’e gidip mücadeleye omuz verecek kadar enternasyonalist bir kişiydi. Ve bir o kadar da milliciydi. Her sorunda sömürü ve emperyalizm olgularını gözönünde bulundururdu.

20 Mart 1969 günü Ankara Hukuk Fakültesi’nde vermeyi tasarladığı konferansın metni Mihri Ağabeyin, konferans gününden bir gün önce tutuklanması nedeniyle Aydınlık dergisinde aynı yıl yayınlandı. Yazı, Teori dergisinin Ağustos 2014 sayısında da basıldı.

“Millet Gerçeği” başlıklı yazıdaki şu satırlar onun görüşlerini ne güzel anlatıyor:

“Uluslaşmak, özgür vatandaşlar topluluğu olarak, ulus olma yolunda baş engel olan emperyalizmin boyunduruğunu kırmak; feodal parçalanmaya son vermek; toplumdaki bireyleri özgür vatandaşlar payesine yükseltecek olan demokratik dönüşümleri gerçekleştirmek; ulusal kültüre tam bir açılıp gelişme ortamı sağlamak; kısacası, kelimenin en ‘derin’ anlamıyla ulus olmak. İşte içinde bulunduğumuz aşamada dünya halklarının, özellikle ezilen halkların birinci davası budur”.

“Okyanusun kıyılarına henüz varmadığımıza göre, içinde yaşadığımız çağın en büyük gerçeği millet gerçeği olduğuna göre, bu çağın devrimci görevi, Türkiye toplumunun tam uluslaşmasını, bütün engelleri yıkarak gerçekleştirmektir. Bu, dünya yüzünde bütün ülkelerdeki devrimci güçler arasında dayanışmayla çelişen bir şey değildir. Burjuva sosyalizmine, dar görüşlülüğe kaçmayan en derin anlamıyla milliyetçilik, küçük burjuva insaniyetçiliğine, kozmopolitizme kaçmayan, gerçekten devrimci enternasyonalizmle çelişmez. Büyük Fransız sosyalisti Jean Jaures’nin ünlü sözünü burada tekrarlamanın yeri var: Milliyetçiliğin azı seni enternasyonalizmden uzaklaştırır, milliyetçiliğin derini seni enternasyonalizme götürür. Enternasyonalizmin azı seni milliyetçilikten uzaklaştırır, enternasyonalizmin derini seni milliyetçiliğe götürür.”

Türkiye devrimcisiydi. Etnik köken, din, mezhep hesaplarına girmezdi. Ölçüsü basitti: “Sömürüye karşı mısın değil misin? Emperyalizme karşı mısın, değil misin?”

Mihri Ağabey de PKK lideri Abdullah Öcalan ile yanılmıyorsam iki kez görüşmüştü. Kürt sorununun fedarasyona gidilmeden de üniter devlet çatısı altında eşitlik temeli üzerinde gönüllü birliğin kurulabileceği konusunda görüş birliğine vardıkları uzun bir görüşme yapmışlar ve bu görüşme kitap olarak yayınlanmıştı.

Ona da Kürtçü damgası vurulmaya çalışılmıştı (Doğu Perinçek’in Öcalan ile görüşmesi sonrası olduğu kadar olmasa da). Ancak o “Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye”, “Kemalist devrimi tamamlama”, “Milli Demokratik Devrim” yolunda yürüme ülküsünden hiç ayrılmamıştı.

Kürt ve Ermeni sorununu tek tümceyle açıklardı: “Atlar tepişir olan taylara olur”.

KAPETAN KEMAL!

Enternasyonalizme, “Dayanışmam emperyalizme darbe vuracak mı yoksa işbirlikçi mi olacağım?” sorusunu unutmadan yaklaşırdı.

Yunan iç savaşına katılıp Nazilere ve işbirlikçilerine karşı savaşmıştı. Emperyalizme karşı mücadelede bayrak isim olan Kemallerin, Namık Kemal ve Mustafa Kemal’in adını vermişlerdi ona. İki kez yaralanmış, ölümden dönmüştü. Kapetan (Yüzbaşı) Kemal olarak nam salmıştı Yunan halkının yüreğine. Kumanda ettiği taburda da değişik etnik kökenden insanlar olduğu için ona da “Osmanlı Taburu” deniyormuş.

Yaralanmalarını da şakaya vurarak anlatırdı. 1979’da olsa gerek, silahlı bir saldırıya uğramıştı. Bir kurşun karnına isabet etmiş ve ameliyatta bağırsaklarının bir kısmını kesmişler, kahkahalar atarak “Böylece apandisit ameliyatını da hallettik” diyordu...

Abdullah GÜRGÜN - 16 Ağustos 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Partly cloudy

26°C

Istanbul