tsk gurur kaynagimiz2

TSK ile gurur duymak işte budur!

Haberi Ulusal Kanal’da izleyince, annem, eşim ve bendeniz birbirimizden gözyaşlarını gizlemeye çalışıyorduk.

Şehit Üsteğmen İbrahim Tanrıverdi’nin annesi Gafure Tanrıverdi, acısını yüreğine gömerken, içi yanıyordu. Canından bir parça kopup gitmişti. Ama ağzından şu sözcükler döküldü: “Oğluma yanmıyorum, vatan sağ olsun!”

Türk’ün yaşadığı yer işte bu eli öpülesi annelerin varlığı nedeniyle basit bir toprak parçası değil, vatandı! Vatan biz Türklerin en kutsal varlığıydı. Her şeyimizden vazgeçebilirdik ama vatanımızdan asla! Bu asil ve onurlu Anadolu kadınının evladından daha değerli neyi olabilirdi...

tsk gurur kaynagimiz

Kahraman Mehmetçik, canımız, göz nurumuz, yiğit şehidimizin adını taşıyan özel bir operasyon ile çapulcu hedeflerini yerle bir etti. Şehit Üsteğmen İbrahim Tanrıverdi, ebedi istirahatgâhında rahat ve huzur içinde uyu! Silah arkadaşların kanını yerde bırakmadı! Ruhun şad, mekânın cennet olsun!

Ülkemizin de içinde bulunduğu bu kritik coğrafyada asıl gerçek değer bilek gücüdür. Yumruk atmasını beceremeyenler ayaklar altında ezilir. İşte Irak, işte Suriye, işte Filistin... Bir büyük güce dayanmak da çare değildir. Koşullar değişince, patron sizi satar. Ürdün bugün ABD ve İsrail’e hizmet ederek yaşıyor ama nereye kadar?

Bu bölgede hiç tartışmasız en etkin silahlı güç Türk Silahlı Kuvvetleridir. Türk Deniz Kuvvetleri ve Türk Hava Kuvvetleri en üst düzeydeki yetenekleri ile dünya çapında ağırlığa sahiptir. Kara Kuvvetlerimiz ise ilave bir üstünlüğü ile öne çıkmaktadır. Terörle mücadeleden mutlak başarı ile çıkan dünyadaki tek ordudur. Unutmayalım, doğrudan terör ile yapılan savaş, dolaylı olarak emperyalizm ile dövüşmektir.

TSK, siyasetin tüm zaaflarına rağmen 2000’li yılların başlarında, neredeyse tek başına terör örgütünün kolunu kanadını kırmıştı. Terörün yoğunluk kazandığı geçmiş dönemlerde Ordumuzun Kuzey Irak’a yaptığı sınır ötesi harekâtlar birçok ülkenin akademisinde ders olarak okutulmaktadır. Hava Harekâtı ve Uçar Birlik Harekâtı ile desteklenen, aynı anda birkaç farklı bölge ve hedefe yönelik sıra dışı operasyonlar gerçekleştirilmişti. Harp sanatının bütün inceliklerinin sergilendiği bu operasyonlar askeri çevrelerde dünya çapında sükse yaratmıştı.

NATO toplantılarında ve ikili yurt dışı temaslarında, bütün ülkeler bu harekâtlar ile ilgili üst üste sorular sorar, bilgi almaya çalışırlardı. Planlama, icra, koordinasyon, komuta, kontrol, muhabere, elektronik harp ve ateş gücü yönetiminin mükemmelliği, muhataplarımızı şaşkına çevirirdi.

kahraman turk silahli kuvvetleri

TSK KENDİ SINIRLARINI ZORLUYOR!

Gazeteciliği ince bir sanata çevirmiş olan Sabahattin Önkibar, müthiş bir gazetecilik başarısına imza attı. Deyim yerindeyse Genelkurmay’ın kozmik odasına girdi! Oraya hep tertipçiler mi girecek! Yurtsever gazeteci, gurur duyacağımız, göğsümüzü kabartan bilgileri bizlerle paylaştı. Kendisini yürekten kutluyor, şükranlarımı sunuyorum. Sayesinde bundan böyle daha sağlıklı analizler yapabileceğiz...

Vay anam vay! Bendeniz size geçmişin görkemini anlatmaya çalışırken, bakın neler olmuş:

Gece... Tam 75 F-16 ve F-4 uçağı havalanıyor. Havada yakıt ikmali için tanker uçağı! Havada keşif bilgileri veren Erken İhbar Uçağı (AWACS). Tam 7 ayrı hedef bölgesi. Sıkı durun! Şimdiye kadar PKK’ya karşı yapılan en büyük hava harekâtı! Pilotların gözü kara! Hassas atış için defalarca hedeflerinin üzerinden uçmuşlar. Yüzde 99 başarıya kimse razı değil! Hedef yüzde 100! Ve öyle de olmuş! Tek bir mühimmat boşa atılmamış... Olmaz böyle şey!

Yurt içinde ve yurt dışında “hava kontrolör” eğitimi aldım. Yıllarca gemilerde Hava Savunma görevlerinde çalıştım. Bu nedenle Hava Harekâtına katılan uçakları yakından takip ettim. En geniş çaplı NATO ve milli tatbikatlara katıldım. 75 uçaklık böyle bir harekâta hem de gece koşullarında barış döneminde bile şahit olmadım! Şapka çıkarıyorum. Böyle bir harekâtı sadece ABD icra edebilirdi!

“Dağı taşı vurdular!” diyenlere soruyorum. Burnundan kıl aldırmayan, her Allah’ın günü Türkiye’ye tehditler savuran Kandil mukimleri, neden birdenbire barış havarisi kesildi? Son sözleri: “Öcalan devreye girsin ve süreci yeniden canlandıralım!” Bence, Batı bu sözleri dikkate almalı! Hani “Nobel Barış Ödülü” dümenleri var ya... Akıllarının bir köşesinde bulunsun...

ALMAN MUHALEFETİNE ÜCRETSİZ DERS!

Almanya’da muhalefet ayağa kalkmış! “Türkler haddini aştı. Nasıl olur da PKK’ya karşı çıkabilirler? PATRİ- OT’larımızı geri çekelim!” Şimdi benden onlara hem ders hem de öğüt! Ücret de istemiyorum. Müttefiklik (!) hatırına!

Sayın muhalefet: O bataryalar Türkiye’ye ABD ve İsrail’in sayın hükümetinize verdiği emirle geldi ve bu iki ülkenin askeri çıkarlarına hizmet ediyor. Şansölyeniz Sayın Merkel, istese bile o bataryaları geri çekemez! Eğer özgür ve bağımsız bir ülke olduğunuzu iddia ediyorsanız, bataryalarınızı paketleyin! Hodri meydan! Gücünüz yetmiyorsa, sinek gürültüsü gibi vızıltı yapmayın! Siz, böyle aklınızın ermediği konular ile uğraşacağınıza, çiçek, böcek, göçmen, sağlık gibi konularla ilgilenin.

Siz, Türkiye’nin, “Esad’ın füzeleri bizi vuracak!” diye çok korktuğunu mu sanıyorsunuz? Ah safdiller! Bu siyasi bir oyun ve herkes bu tiyatroda rolünü oynuyor. Hiç endişelenmeyin! TSK o bölgeden bir füze tehdidi bekleseydi, çoktan tedbirini alırdı. Koskoca TSK’nın güvenliğini sizin gibi yarım akıllılara teslim edeceğini mi sanıyorsunuz?

Size elinizi kuvvetlendirecek bir koz vereyim. Hatırlarsanız, bu bataryalar daha geldiği ilk gün krize neden olmuştu! Görevli askerleriniz dönemin 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğg. Kahraman Güneş’in yolunu kesmişti. Türk gazetelerinde yer almadı ama sizin Bild’e göre Türk General, karşısına dikilenlere sille tokat girişmiş! Yine sizin Bild’e göre Alman Yarbay’ın kaburgasında morluklar oluşmuş! Tugay Komutanı, aynı zamanda kışla içinde Alman bayrağının dalgalanmasına da izin vermemişti! Bakın bu olayı da görüşünüzü desteklemek için kullanın! Kim tutar sizi!

GERÇEK PATRİOTLAR ÖNKİBAR’DAN!

Önkibar deniz topçusu gibi... İlk vuruyor, çok vuruyor, devamlı vuruyor... Şimdi de füzeciliğe soyundu. Maşallah, nazar değmesin!

Önkibar’ın yazısı TSK’nın sorunu bütün boyutlarıyla kavradığını gösteriyor. Karargâh iyi çalışmış... Teröristi temizlemekle iş bitmez! Şehir yapılanması (KCK) da tasfiye edilmeli! Bir önemli tespit daha: Bölge hâkimiyeti sağlanmalı!

Durun bitmedi! Önkibar’dan tam bir haber resitali... PKK ve FETÖ’yü CIA ve MOSSAD bir araya getirmiş! Aklıma birdenbire şu cümleyi ağzından kaçıran spor sunucusu geldi: “Vay anasını sayın seyirciler!” Hatırladınız mı? Bir zamanlar PKK Kalaşnikofla tören yaparken, Emniyet Müdürleri garip garip demeçler veriyordu. Mesele şimdi anlaşıldı!

IŞİD’i yaratan ve büyüten de Batı istihbarat örgütleriymiş! Mücadelede öncelik sırası: PKK, IŞİD ve PYD. Kürt koridoru ve çevresinde gelişen olaylar hakkında muhteşem analizler yapılmış.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ HER ŞEYİN FARKINDA!

Yazıyı üst üste tam 5 kez okudum. Genelkurmay Karargâhı’nın sözde değil özde sorunlara hâkim olduğunu gördüm. Bilmediğiniz, ölçemediğiniz bir meseleyi ne çözebilir ne de yönetebilirsiniz. Göründüğü kadarıyla, durum tamamen kontrol altında!

Benim için sadece, Eğit-Donat, Fetih Ordusu ve Suriye ile ilişkiler konusu boşta kaldı. Hükümetin duruşu belli ama Genelkurmay’ın düşüncesi de önemli!

Ancak en hassas konularda bile bilgi ve istihbarata dayalı sağlıklı analizler yapan TSK’nın bu alanlarda da doğru rotayı saptadığını düşünüyorum. Doğal olarak devlet içinde bir çatlak görüntüsü yaratacak izlenim oluşturmak istememişlerdir.

İşte bizim görmek istediğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri. Türk’ün bedeni ve zihni kudret ve kabiliyetinin çelikleşmiş bir ifadesi! Hesap, kitap, akıl, sağduyu, bilgi, planlama, öncelik belirleme, cesaret ve peşi sıra gelen demir yumruklar... Şehit toprağa verilmeden onun ismiyle yapılan operasyonlar, yani ahde vefa, yani silah arkadaşlığı...

Askerimizin, polisimizin yollarını güllerle donatalım!

Onları sevgi selinde boğalım!

Dualarımızı onlardan esirgemeyelim...

Ben artık yastığa kafamı koyunca rahatça uyuyorum...

Soner POLAT - 03 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

18°C

Istanbul