ufuk soylemez3

Bize Milli Meclis lazım!

TBMM’de hem milletvekili olarak, hem de Cumhuriyet hükümetlerinin bakanı olarak bulunma ve çalışma onurunu yaşamış bir siyaset ve devlet adamıyım.

TBMM’ye olan saygım ve inancım çok büyüktür. Cumhuriyetimizi kuran Gazi Meclis’ten beri hizmet ve emeği geçenlere de şükran duyuyorum. Cumhuriyet tarihimizde belki de ilk kez, Cumhuriyetin kurucu değerlerine alenen karşı çıkan, milletin birliğine, diline, kimliğine, tarihine saldıran, tarihimizin gördüğü en kanlı ve vahşi bölücü terör örgütü PKK’nın açıkça savunuculuğunu, propagandasını ve fiili sözcülüğünü yapan bir parti bugün TBMM’de bulunuyor maalesef. Meclis’in “milli niteliği” bu nedenle ağır bir biçimde yara almıştır bana göre. Askerimizi, polisimizi, korucularımızı, acımasızca ve alçakça pusu kurarak şehit eden, okul, bayrak, makine ve araçları yakıp, tahrip eden, kökü ve ipi emperyalizm elinde olan, Kürtçü-bölücü-terörün, kravatlımazbatalı temsilcilerinin Meclis’te olması kabul edilemez ve hoş görülemez.

Bu demokrasinin kendi ayağına ateş etmesidir. 7 Haziran seçimlerinde kazananın da, kaybedenin de itibarının olmayacağını söylemiştik. Bu Meclis’e, geçmişte yaptıramadıkları “bölücü Anayasayı” yaptırmak gibi bir rol biçenler, yine ham hayaller görüyorlar.

PKK/ABD taleplerinin çözüm yeri, ne geçmişte olduğu gibi terörist başı ile müzakere, ne akil adamlar, ne de TBMM’dir. Terörle müzakere değil, mücadele edilir.

Ana Muhalefetin “çözüm” adı altındaki bölünme ve ayrışma sürecini “Meclis’te konuşalım ve çözüme kavuşturalım” şeklindeki beyanları ise iyi niyetle yapılmış bile olsa, izaha ve açıklığa kavuşturulmaya muhtaçtır.

Ben bugün yaşadığımız koşulları ve Meclisteki partilerin beyan ve tutumlarını gözlemlediğimde, bu Meclisin Milli niteliğine kavuşması için, yeni bir seçime ve Millici-demokrat ve Cumhuriyetçilerin, yani bu vatanın ve Cumhuriyetin sevdalısı olan vatan evlatlarının mutlak bir çoğunlukla temsil edileceği, bölücülerin-terör destekçilerinin ise dışarıda bırakıldığı bir Milli Meclis’e ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. 7 Haziran seçimleri bölünme Anayasası yapılsın diye gerçekleştirilmedi. Anayasa’nın değiştirilemez başlangıç hükümlerinin ve onunla bağlantılı maddelerinin değiştirilmesi asla kabul edilemez.

Bu doğrultuda yeni, yani sıfırdan bir Anayasa yapmaya kalkışmak, Cumhuriyete ve Milli birliğimize suikast yapmak anlamına gelir. Durum açık. Ne bölünme ve ayrılıkçı tehdit ile, ne azgınlaşan bölücü terörle, ne laiklik karşıtı cihatçı-tekfirci vahşi yobazlarla, bugünkü yapıyla başarıyla ve hakkıyla mücadele edilmesi bence mümkün görünmüyor. Teröre karşı ortak bir Milli deklarasyon yayınlamak için dahi, bir araya gelinemiyor bugünkü Meclis’te. Yeniden bir “Milli Meclisin” teşkili için yeni bir seçime ihtiyaç olduğu açık. Bir “kaybedenler koalisyonu” kurabilmek için sarf edilen gayretler bu gerçeği değiştirmez. Böyle bir koalisyon - eğer kurulabilirse- en kısa sürede apar-topar seçime gitmek zorunda kalır zaten. Tekrarlıyorum, bize yeni bir seçim ve Milli Meclis lazım! O nedenle, terör örgütü savunucu, sözcüsü, propagandisti, destekçisi ve kışkırtıcısı -mazbatalıların- yuvalandığı HDP hakkında kapatma davası açılması, dokunulmazlıklarının, kaldırılarak derhal yargılanmaları gerekiyor.

Ufuk SÖYLEMEZ - 30 Temmuz 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

21°C

Istanbul