fikret akfirat

PYD ve ÖSO’nun ayrı bölgeleri olacak!

Suriye içinde uçuşa yasak bölge, tampon ya da güvenli bölgeler 2011 Mart ayında olayların ilk başladığı andan itibaren gündemde.

Tayyip Erdoğan- Ahmet Davutoğlu yönetimi, BM’den çıkarılacak bir kararla ABD öncülüğünde Suriye’de uçuşa yasak ve güvenli bölgeler ilan etmesini resmi olarak talep ediyordu. Ancak hem Suriye’nin direnişi, hem bölgesel dengeler, hem de Rusya ve Çin faktörü BM’den bu tür bir karar çıkmasına olanak sağlamadı.

FİİLİ GÜVENLİ BÖLGE!

Ancak ABD, Haziran 2014’te IŞİD’in Musul’u işgaliyle bölgede yeni bir oyun düzenine geçti. IŞİD bahanesiyle Suriye’de PYD, Irak’ta Peşmerge’nin alan genişlettiği operasyonlar başladı. İşte bu aşamadan sonra “fiili güvenli bölge” uygulamasına geçildi. ABD havadan bombalıyor, karada ise Suriye’de PYD, Irak’ta Peşmerge fiili güvenli bölgeler oluşturuyordu. Zaten ABD’nin IŞİD karşıtı stratejisinin birinci aşaması, belli bölgelerin “IŞİD’den arındırılması”ydı. İşte bu arındırılan yerler, bölgeye yollanan ABD Özel Kuvvetleri’nin denetiminde adım adım fiilen “korumalı”, bir başka ifadeyle “güvenli” bölgeler olacaktı. Yaklaşık 11 aylık operasyonun sonucunda Irak’ın kuzeyinden başlayıp Ayn El Arap’a (Kobani) kadar uzanan bir güvenli bölge oluştu. Bu bölgelerde Amerikan askeri ve istihbarat görevlileri askeri operasyonlarda yönetici konumda görevlerini yerine getiriyor.

ABD DE İSTİYOR?

Bu oyun değişikliğine uygun planlama değişiklikleri Türkiye ile olan görüşmelerde masaya geldi. Washington Post gazetesinde 1 Aralık 2014’te yayımlanan bir haberde, ABD’nin İncirlik’te konuşlandıracağı savaş uçakları ve yerdeki Türk Özel Kuvvetleri’nin katkısıyla güvenli bölgeler oluşturma planının ABD Başkanı Obama’nın önünde olduğu ve Türkiye ile ABD’li yetkililer arasında tartışıldığı bilgisi yer almıştı.

Türkiye’de, “AKP’nin istediği güvenli bölgelere ABD sıcak bakmıyor” propagandası devam ederken, fiili güvenli bölgenin altyapısı için görüşmelerde ilerleme kaydediliyordu.

15 Ekim 2014’te Başbakan Davutoğlu, El Cezire’ye verdiği mülakatta Halep’in kuzeyinde, İdlib’in Türkiye sınırına yakın yerlerinde, Lazkiye’nin kuzeyinde, Haseke’nin belli bölgelerinde, Cerablus ve Kobani’de güvenli bölge ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye ile ABD arasındaki tartışma, Eğit-Donat programıyla beraber ilerliyordu. Ancak özellikle Türkiye’de devlet içinden farklı gerekçelerle de olsa hem Eğit-Donat programına, hem de güvenli bölgeye itirazlar vardı. Bu itirazların ortadan kaldırılması ABD açısından öncelikli konu haline geldi.

PLAN NETLEŞİYOR...

Aralarında iki eski Ulusal Güvenlik Konseyi danışmanının da bulunduğu 5 uzmanın Washington Yakındoğu Entitüsü’ne IŞİD merkezli Amerikan stratejisi için hazırladığı raporda, Türkiye’nin ABD’nin IŞİD stratejisine tam olarak uyumlu hale getirilmesi için ABD-Türkiye ilişkilerinin “ustaca yönetilmesi” gerektiği vurgulanıyordu. Raporun yazarları, bölgede İran’ı dengelemek, İsrail’le ilişkileri düzeltmek ve Türkiye’nin desteğiyle Suriye’de güvenli bölge öneriyordu. Nisan 2015 tarihli raporda, Güvenli Bölge’nin ihalesi Türkiye’ye veriliyordu.

Yine Nisan ayında aralarında ABD eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz’in de bulunduğu Dış İlişkiler Konseyi (CFR) üyesi ve bazı neo-conlardan oluşan 13 eski devlet görevlisi, Suriye’de “güvenli bölge”ler kurulmasını istedi. Washington Post’ta ABD Başkanı ve Kongre üyelerine hitaben yazılan açık mektupta, ABD hava operasyonlarıyla ÖSO’nun güvenliğini sağlayacak “korumalı bölgeler” oluşturulmasından söz edildi. Buna göre güvenli bölgelerin, Ürdün sınırında Deraa’da ve Türkiye sınırında Halep ve İdlib bölgelerinde kurulması istendi.

Türkiye’de Eğit-Donat programıyla eşzamanlı olarak Mayıs ayında, silahlı gruplar AKP Hükümeti ve Suudi Arabistan’ın desteğiyle harekete geçti. Fetih Ordusu adı altında birleştirilen terörist gruplar, son 6 ayda Halep ve kuzeyinde başarılı operasyonlar gerçekleştiren Suriye Ordusu’na yönelik, İdlib şehir merkezini ve Cisr eş Şuğur kasabasını ele geçirdikleri kapsamlı bir saldırı düzenledi.

AYRI AYRI GÜVENLİ BÖLGELER!

Bütün bu süreci anlamaya yarayan çalışma Obama yönetimine yakın Brookings Enstitüsü’nün Haziran ayındaki raporuydu. Raporda, Suriye’de farklı bölgelerde kurulacak fiili güvenli bölgelerin, önce özerk bölge haline getirilmesi ardından birleştirilerek konfederasyon kurulması öneriliyordu. Güvenli bölgelerin ilki Suriye’nin kuzeydoğusundaki PYD girişimiyle oluşturulan bölge. Muhtemel ikinci güvenli bölge ise Suriye’nin güneyinde Ürdün sınırında. Aşama aşama başka bölgelerde güvenli bölgeler oluşturulması öneriliyordu.

Yani ABD bir yandan PYD’ye desteği sürdürerek, Irak’ın kuzeyinden Ayn el Arap’a kadar olan fiili bölge varlığını sürdürecek. Bir yandan da Washington Post’ta ayrıntısı yer alan Cerablus-Azez hattında derinlemesine Halep’e kadar uzanacak; karadaki savaş gücü ÖSO adı altında Fetih Ordusu, Türkmen Tugayları gibi gruplar, havadaki gücü de Türkiye’nin de içinde yer alacağı ABD önderliğindeki koalisyonun olduğu ayrı bir fiili güvenli bölge oluşturacak.

Fikret AKFIRAT - 29 Temmuz 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Partly cloudy

26°C

Istanbul