cipras merkel hollande2

AB'nin Düşen Maskesi ve Çipras'ın Hesap Hatası!

Yunanistan'ın eski başbakanlarından Papandreu ve muhalefetteki Yeni Demokrasi

Partisi'nin eski lideri Samaras uçakta yolculuk etmektedir. Papandreu “Şimdi aşağı 20 tane 100 euro atsam 20 kişi mutlu olacak” demiş, Samaras ise aynı hesapla “Parayı yarıya indirelim 40 kişi mutlu olsun” derken pilot araya girerek “Beyler, ikinizi de atalım 10 milyon kişi mutlu olsun” diye yanıt vermiş.

Tamam, fıkra pek komik değil ancak Yunanistan'ın kriz yaşadığı 2011-2012 yılında bu tür fıkralar siyasetçilere olan güvensizliği anlatmak bakımından oldukça revaçtaydı. Kim bilir şimdi o fıkranın bir öznesi de Aleksis Çipras olacak. Oysa çok değil 6 ay önce mahşeri bir kalabalığa “Umut kazandı” diyordu. Aradan 6 ay geçti ve şimdi o Çipras “ Evet, kemer sıkma paketinin altına attığım imzaya ben de inanmıyorum ancak biz Avrupa'ya umut tohumu ektik” ifadelerini kullanıyor. Tohumlar fidana, fidanlar ağaca ulaşana kadar acıyı çekecek olan Yunan halkı, bunu biliyoruz.

Çipras'ın hesap hatası!

Yunanistan başbakanı bir yerde hesap hatası yapmıştı. Neydi o hata ? Çipras başından beri AB'deki çevre ülkelerin ( yani Yunanistan, İspanya, Portekiz..) yine AB içerisinde kalarak AB'nin egemen ülkelerine meydan okuyabileceğini, emeğin Avrupası'nı inşa edebileceğini düşündü. Yani hem Avro'da kalıp hem de kemer sıkmamak fikrine dayandı.

Çipras bunu düşünürken Avrupa Birliği'nin sözde iki taşıyıcı kolununa yaslanıyordu. Bu kolonlar ortak para birimi ve AB kurumlarının demokratik işleyişi şeklinde özetlenebilir. Dolayısyla yaşanan son krizde referanduma gitmek hem Avro'da kalmak hem de eşitler arası ilişkinin, demokratik işleyişin merkezde olduğu AB için yeterli olacaktı.

AB'nin referandum manipülasyonu!

Öyle olmadı. SYRİZA yönetimi kemer sıkma politikalarını referanduma götürürken AB'nin merkez ülkeleri ve kurum yöneticileri bu halk oylamasına çok kızdı. Almanya Maliye Bakanı açıkça seçilmiş bir hükümetle değil teknokratlarla çalışmak istediğini söyledi. Neredeyse tüm üye ülkeler de seçimi Avro bölgesinden çıkış ya da kalış tercihine indirdi.

Oysaki referandumda halka bu sorulmuyordu.. Ayrıca Avrupa egemenlerinin söylediği gibi Avro'dan çıkış için herhangi bir kural da yok. Yani beş ülkeye bir araya gelip deyim yerindeyse “Avro dışısın” diyemiyor. Eğer Avro'ya dahil üye isterse çıkıyor... Tabi ekonomik dayatmalarla Yunanistan'a “İllallah” dedirtebilirdi, o ayrı..

Konumuza dönelim; Yunan halkı AB'nin ve içerideki işbirlikçilerinin tüm çabasına karşın “OXİ” yani 'hayır' dedi. Bir anda uluslararası kamuoyunda ibre Atina yönetimine kaymıştı ki beklenmeyen bir şey oldu. Maliye Bakanı Varoufakis, kendisini istemeyen kreditörlerin nefretini onurla taşımayı tercih ederek bakanlık görevinden ayrıldı. Çipras ise sonuçların açıklandığı gece Avrupa'ya göz kırptı: Anlaşmaya geliyoruz..

Alman darbesi!

Yine öyle olmadı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in müzakere etmeye vakti de isteği de yoktu. Paketi Çipras'ın önüne koydu. Ya teminat olarak 50 milyar avro gösterecek ya da referandumda hayır dediği acı reçeteye ek olarak, Troyka ( AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası'dan oluşan üçlü kurum) Atina'ya dönecek ve devlet kaynaklarının bir kısmı da başında Yunan bir kişinin bulunduğu ancak görünmez elin Lüksemburg'da olacağı bir kuruma teslim edilecekti. Bir nevi Duyun-u Umumiye. Kabul etmezse 5 yıl Avro'dan çıkışa itecek yaptırımlar. Çipras teslim oldu. İmzalar atıldı.

Tüm dünya, nobel ödüllü iktisatçı Kraugman da dahil olmak üzere durumu “darbe” olarak nitelendirdiler. Twitter yıkıldı..Merkel sözcüsü darbe iddialarını gecikmeden yanıtladı: “Ne darbesi, Avro bölgesindeki 16 üye ülkenin bir oy hakkı var. Oylarımızı kullandık.” Yersen..

İşin aslı!

İşin aslı ? Yunanistan'a yardım edecek Avrupa İstikrar Mekanizması'nda oylar ekonomik ağırlığa göre dağılıyor ve Berlin'in %30 ağırlığı bulunmakta. Almanya'nın yanına siz bir de Slovakya ve Finlandiya gibi Berlin'in kullanışlı aptallarını ekleyin.

Çipras döndü. Varoufakis bu bir terör dedi, Partinin sol kanadından Lafazanis, Drahmi'ye ( Yunanistan'ın eski para birimi) dönüş çağrısında bulundu. Çipras onaylanmasında ısrar etti. Voroufakis'in betimlemesiyle “terör” paketi kabul gördü.

Umut,Çipras'ın şahsında enkaza dönecek mi hep birlikte göreceğiz ama sokakların yandığı, bu yazın çok sıcak geçeceği kesin. Şimdiden erken seçim senaryoları ve parti içinden 'sol müdahale' duyumları devreye girdi. Bu su hiç durmaz. Konuşmaya devam edeceğiz..

Gökhun GÖÇMEN - 18 Temmuz 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly clear

26°C

Istanbul