cinli isci kizlar2

Mao’ya nazar etmeyin, çalışın sizin de olur!

Dünya ekonomistlerinin ödü kopuyor. Aman Çin üşütüp hapşırırsa bütün dünya hastalanacak diye...

IMF kaynaklı bir yazının başlığı şöyle:

“Çin’in ekonomik problemleri, herkesin ekonomik problemidir”

Çin’in ekonomik gelişmesindeki yavaşlamanın yalnızca Çin’i değil, Çin’le ticaret yapan bütün ülkeleri kötü etkilediği saptaması yapılıyor.

Joseph P. Quinlan, önemli bir Amerikan bankasının strateji uzmanı. Çin’in ithalat talebini örnekleyerek diğer ülkeleri nasıl etkilediğini yazmış. “Çin’in 2000- 2014 arası ithalatını 9 misli arttırması, diğer birçok bölge yanında, özellikle Güneydoğu Asya, Afrika, Güney Amerika ve Ortadoğu’da talep patlamasına ve reel büyümeye yol açtı” diyor. Çin kendi ekonomisini geliştirme sürecinde, bu ülke piyasalarındaki ürünleri kısa sürede çekip aldı ve kilit bir ticaret ortağı haline geldi.

Toplamda 43 ülkenin 2014’teki en büyük ihracat pazarı Çin. 1990’da bu sayı ikiymiş. Böylece Çin 2013 yılında Amerika’yı geride bırakarak dünyanın en büyük ihracat ortağı haline gelmiş. ABD 31’de kalmış.

Bu ekonomiler, Çin ekonomisi genişledikçe serpilip büyüyorlar. Yalnızca satıcı değiller, elbette. Aynı şekilde kendilerinin ekonomik güç olma yolunda gereksinim duyduğu hammaddeye ulaşmak açısından da Çin önemli bir yer teşkil ediyor, ABD’li uzmanın özellikle vurguladığı gibi...

Dünya ekonomisinin kalbi burada atıyor, derken haksız değiliz.

Dursa yer çekimi ortadan kalkmış gibi, pıtır pıtır dökülecekler.

ABD’li uzman da benzer bir yorum yapıyor.

“Çin tüketim ve hizmet endeksli bir büyüme modeline doğru kaydıkça, bu ülkeler kendi büyüme modellerini yeniden kurgulamak ve tanımlamak zorunda kalacaklar. Bu zorlu ve risk içeren bir süreç. Ekonomik yavaşlama Çin için belki kötü olabilir, fakat ticaret ortakları için daha da kötü olma potansiyeli taşıyor.”

Bu nedenle şimdi Çin’in içinde bulunduğu krizi farklı okumak gerekir. 1990’lardaki Japonya’ya da benzemez. Ayrıca işleriz.

Yavaşlama deyince....

Biliyorsunuz, 2014’te ABD’yi geçti ekonomisi. Dünya krizlerle sarsılırken büyümeye devam etti.

Birkaç rakam verelim.

Dünya çimentosunun yüzde 60’ını Çin üretiyor ve kullanıyor. 2011-2013 arasında Amerika’nın 20. yüzyılda kullandığından daha fazla çimento kullanmış. Beş günde bir gökdelen dikiliyormuş.

Dünya kömürünün yüzde 46’sını Çin üretiyor.

Datang bölgesi dünyanın çorapçısı. İnanılır gibi değil. Yılda 8 milyar çift çorap.

Çin demiryolu hatları dünyanın çevresini iki kez dolaşacak kadar uzun. Bir dönem bizde demiryollarının beline kazmayı vurdukça naralar atılıyordu. Son sosyalist devletin canını aldık diye.

İşte burası Mao’nun Çin’i.

Yalan yere haberlerle maketini sallandırıp yaktığınız Mao’nun ülkesi.

Atatürk’ün değerini bilip devrimleri bir anlamda kendi ülkelerinin yapısıyla uyumlu devam ettiren Mao’nun ülkesi.

Nazar etmeyelim, çalışalım biz daha iyisini yaparız...!

Tıpkı bir dönem Atatürk’ün yaptığı gibi...

*** *** ***

Leylek leylek, lekirdek...

Artık doğru düzgün leylek de yok... Eskiden; yani, çocukluğumda komşumuzun evinin damına her yıl gelirlerdi. Özlemle beklerdim... Bahar demekti. Yaz demekti. Tatil, gezme demekti. “Leyleği ilk havada” göreceğim de çok seyahat edeceğim diye çocuk aklımla çeşitli ayarlamalar yapardım.

Şimdi leyleği değil havada, karada bile gördüğüm yok.

Ama eskilerin hükmü sürüyor anlaşılan.

Sürekli hareket halindeyiz.

Gelirken geçerken aldığımız notlardan kısa kısa...

*** *** ***

Adanalı eski bir tekel işçisiyle konuşuyorum.

-Benim ilk işe girdiğim zamanlarda kapımıza gelirlerdi. Gelin fabrikada çalışın diye... Şimdi fabrika da yok, iş de...

Geçen gün anneme gittim. Karşı komşusunun oğlu ölmüş. Ne oldu, dedim, askere gidecekmiş. Uyuşturucu satıcıları gitme bize çalışmayı sürdür deyip ayaklarından vurmuşlar, o da yukarı kattan düşmüş, yaşamını kaybetmiş. Bu mahalle tertemizdi. Benim çocukluğumun geçtiği yerler. Nasıl böyle oldu, tanıyamıyorum...

*** *** ***

Ispartalı bir genç babayla konuşuyorum.

Küçük kızı Eylül, bakmış namaz kılıyor.

-Hayrola, kızım?

-Babaannemden gördüm.

Meğer kapı komşusu annesi üç yıldır namaz kılarmış, haberi yok...

-E oğlum ibadet dediğin gizli olur. Seninle Allah arasındadır.

*** *** ***

O ooo...! MHP, Dilek Öcalan’ın Meclis Başkanlık Divanı üyesi olmasını engellemiş! Bir omuz atmış 18 olan üye sayısını 17’ye indirtmiş, böylece HDP’ye bir eksik üye düşmüş. HDP de yeğen Öcalan yerine Mardin Milletvekili Erol Dora’yı katip üyeliğine aday göstermiş...

Bravo bravo!!

Büyük başarı!

Meclis’e soktunuz da gözünüzün önünde durmasına mı tahammül edemediniz!

Her gün günahlarınızı yüzünüze çarpar diye mi...

(Bu notu alalı üzerinden zaman geçti. MHP’nin de CHP’nin de günah listesi uzayıp gidiyor. Yazacağım. Elimden kurtulamazlar. Hele de oy verenler, verdirenler... Hele de HDP’ye... Sıra gelecek!!)

Şule PERİNÇEK - 12 Temmuz 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

20°C

Istanbul