3uncu dunya savasina dogru 

Dünya hızla üçüncü dünya savaşına mı gidiyor?

Dünya hızla üçüncü dünya savaşına doğru gidiyor.

Ortadoğu’da Suriye, savaşın büyük ihtimalle başlangıç cephesi olacakken, bir diğer cephe Avrupa’da Ukrayna olacak ve savaşı bir dünya savaşına dönüştürecek. Muhtemelen bir nükleer savaşa... Türkiye Suriye sınırına asker ve silah yığınağı yapmaya başladı bile. Erdoğan kendisini ve koltuğunu kurtarmak için ülkeyi, halkı savaşa sokmak için acele ederken, savaşın sorunları çözmek için tek araç olmadığını hatırlatır, Türkiye’nin üst düzey yöneticilerinin, “devlet adamlarının” akıllıca davranıp diplomasinin tüm olanaklarını kullanarak, ülkeyi ne kadar süreceği ve ne sonuçlar doğuracağı belli olmayan bu yeni dünya savaşının uzağında tutmaya çağırıyoruz.

İtalyan Beş Yıldız Hareketi’nin Parlamento sözcüsü Manlio di Stefano, hareketin kurucusu Grillo’nun blogunda yayınlanan yazısında bir yeni dünya savaşının sanılanın aksine ne kadar da yakın olduğunu gözler önüne seriyor.

“Ortadoğu ve Doğu Avrupa’daki son gelişmeler göz önüne alındığında, büyük ihtimalle bu yaz dünyada savaş patlak verecek. Muhtemelen bu yaz savaşa gireceğiz, ve şansımız varsa, bu bir nükleer savaş olmaz.” Bu değerlendirmeyi bir NATO yüksek görevlisi, Amerikan istihbarat servisi uzmanı olan John Schindler’e yaptı.

BU SAVAŞIN TEK SORUMLUSU PUTİN MİDİR ?

İçinde bulunduğumuz bu termonükleer dönemde, kıyameti kopartacak sonuçlar doğurma ihtimali yüksek olan bir Üçüncü Dünya Savaşı’nın patlak verme olasılığı gerçekten var mı? Ve dünya medyasının inandırmaya çalıştığı gibi bu savaşın tek sorumlusu gerçekten de Putin midir?

Amerika Birleşik Devletleri ile NATO, kısa süre önce yaptıkları bir açıklamayla, “daha çok itaatkarlık” gösterecek bir Rusya ile yüzleşme biçimini ele alabileceklerini belirtmişlerdi. Her ne kadar tüm kanıtlar Soğuk Savaş yıllarında uygulanan “durdurma” (containment) politikalarının yeniden değerlendirileceği izlenimini doğursa da, ABD Savunma Sekreteri Ashton Carter, “Amerika, Rusya’nın kendisini geçmişe sürüklemesine izin vermeyecek, NATO ilişkilerin iyileştirilmesinden yanadır ama asıl kararı Kremlin verecek” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Oysa ki, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’nun Soğuk Savaş yıllarından bu yana “en büyük askeri güçlenme” çalışmaları içinde olduğunu kabul etti.

23 Haziran tarihinde ABD Savunma Sekreteri Carter, “Washington’un zırhlı araçlar, ağır silahlar ve diğer askeri teçhizatı Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine yerleştirmeye başlayacağını” açıkladı. “Eğitim ve alıştırma yapmak için yer değiştireceği” iddia edilen bu askeri taburlar ile silahlara topraklarında ev sahipliği yapacak ülkeler ise şunlar: Estonya, Litvanya, Letonya, Bulgaristan, Romanya, Polonya ve Almanya, her ne kadar Alman basını “bu kararın Batı Dünyasını bölüp, istikrarsızlaştıracağını yazıp dursa da.”

Rusya İçişleri Bakanlığından bir üst düzey yetkili, Rusya sınırında bulunan NATO üyesi ülkelere zırhlı araç, ağır silah ve Amerikan askeri birliklerinin gönderilmesinin resmi olarak onaylanması halinde, “bunun Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en saldırgan Amerikan girişimi olacağını” belirtti. Amerika'nın bu yeni hamlesine karşılık, Rusya Başkanı Vladimir Putin ise, Moskova’nın nükleer füze envanterine bu yıl içinde 40 yeni balistik füze ekleyeceğini, “Sınır ülkelerinden herhangi birisinde Rusya’ya yönelik bir tehdit oluştuğu takdirde, Rusya gereken biçimde karşılık verecek ve savunma politikalarını bu tehditin ortadan kalkması için oluşturacak”, dedi.

Putin, ayrıca “NATO bizim sınırlarımıza yaklaşmak için çalışmalar yapıyor, biz değil. Şu an için Finlandiya’nın kaygılanmasını gerektirecek herhangi bir durum yoktur” diye konuştu.

“DONDURUCU SOĞUK SAVAŞIN” SENARYOLARI…

NATO’yu Rusya sınırına götürebilmek için ABD ve Avrupa Birliği tarafından desteklenmiş Ukrayna’daki 2014 Şubat tarihli hükümet darbesi sonrasında ortaya çıkan yeni koşulları değerlendiren ünlü akademisyen Stephen Cohen de, Küba füze krizi döneminde olduğu gibi Amerika’nın Rusya ile savaşma ihtimalinin çok güçlü olduğunu yazdı.

Ukrayna’nın darbe sonrasında oluşturulan yeni hükümeti ile yeni Parlamentosunun, Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasını onaylamasını, hiçbir Rus liderin kabul edemeyeceği çok açık. Bu durumu en iyi biçimde açıklayan ise Noam Chomsky: “Varşova Paktı’nın Güney Amerika’da yayıldığını, ve bugün birliğine dahil edebilmek için Meksika ve Canada ile görüşmeler yapıyor olduğunu düşünün, bu aynı şey. Bu yüzden durum çok karmaşık. Demek istiyorum ki, Putin üzerine yazılanların tümü çok mantıksız. ...Putin’in aldığı politik tavır kesinlikle çok anlaşılır.”

NATO ASKERİ TATBİKATLARI…

Bugün Ukrayna’da yaşananlar, Batının “güvenlik” sisteminin çok ciddi riskler taşıdığını ortaya koymaktadır. Ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri’ne olan körü körüne itaatiyle, ülkeyi önemli ulusal stratejik çıkarlarını tehlikeye sokan bir çıkmaz sokağa götürmektedir.

ABD ile NATO’nun niyetlerini anlamak için yakın zamanda yapılmış ve yapılacak askeri tatbikatları özetlemek yeterli olacaktır. NATO Nisan tatbikatının “Noble Jump” adı verilen ilk bölümü, Polonya’da alman ve İtalyan birliklerinin katılımıyla düzenlendi, “Joint Warrior” adlı ikinci bölümü ise İskoçya kıyılarında yapıldı. NATO’nun açıklamasına göre, Joint Warrior tarihte bugüne dek yapılmış en büyük deniz kuvvetleri tatbikatı. Tüm bu askeri eğitim, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana yapılacak en büyük NATO tatbikatı olan “Trident Juncture 2015” adlı tatbikata hazır olmak için. Bu askeri tatbikat sonbaharda, 28 Eylül ila 9 Kasım tarihleri arasında İtalya’da, tüm NATO kuvvetlerinin katılımıyla düzenlenecek. Tüm bu askeri talim çalışmalarının maliyeti çok büyük. Ülkede sağlık, eğitim ve gençlerin iş olanaklarının artırılması için para bulunamazken, NATO verilerine göre, İtalya, savunma giderleri için günde 80 milyon avro harcıyor ve NATO bunun günde 100 milyon avroya çıkması için baskı yapıyor.

RUSYA SAHNEYE ÇIKIYOR !

Tüm bu çalışmalar Rusya’yı izole etti mi? Batı medyası Rusya’nın izole edildiğine yönelik haberleri abartarak verirken, aslında Moskova tüm dünyada yeni ortaklar edinmeye devam ediyor. Suudi Arabistan ve İran ile imzalanan işbirliği anlaşmaları, St. Petersburg’da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Forumu’nu dolduran çokuluslu şirketler, 7 temmuzda faaliyete geçeceği belirtilen BRICS Kalkınma Bankası, Çin ile her geçen gün sağlamlaşan birlik... Tüm bunlar, Avrupa Birliği ile ABD’nin Rusya için yarattığını düşündüğü “izole dünyada” Moskova’nın geleceği için attığı adımlar.

DOLARA VE AVROYA YENİ ALTERNATİF !

Dünya bizden habersiz değişiyor, çünkü kimse bize bunları anlatmıyor. Moskova tarafından 7 temmuzda faaliyete geçirilecek BRICS Bankası tarafından kurulması tasarlanan yeni finansal işbirliği sistemi, ABD para birimi dolara ve Washington ile fikir birliği içindeki uluslararası kurumlara meydan okuyacak. Belki de kısa süre içinde, Yunanistan’da yaşananların tartışmasız biçimde ortaya koymuş olduğu gibi dünyada refah, demokrasi ve halkları çökerten avro birliği ile (IMF) Uluslararası Para Fonu’na alternatif oluşturacak.

Birgül Göker PARDİSA – 03 Temmuz 2015 – Odatv

 

Son Yazılar

Cloudy

22°C

Istanbul