mavi uygarlik cem gurdeniz2

25 Haziran Denizciler Günü ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı!

Dünya dış ticaretinin yüzde 90’dan fazlası deniz yolu ile yapılmakta ve

dünyada 70.000’i aşkın ticaret gemisinde çalışan 1.5 milyondan fazla denizcinin dünya ekonomisine katkısı kimileyin kamuoyunun dikkatinden kaçabilmektedir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO); deniz insanlarının ekonomiye katkısını dünya kamuoyuna sürekli anımsatmak için, 25 Haziran’ı “Dünya Denizciler Günü” olarak ilan etmiştir. 2010 yılından beri her yıl bir tema ile kutlanan Denizciler Günü’nün bu seneki konusu Denizde Meslekî Uzmanlık (Carrier at Sea) idi.

YASA DELİK DEŞİK!

1 Temmuz da ülkemizde Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaktadır. Fransızca kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, ulusal ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna gitmişlerdir. Bazı uluslararası sözleşmelerde de kabotaj yasağı koyma yetkisine ilişkin hükümler yer alır. Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması’yla (1923) kaldırıldı. 20.4.1926’da kabul edilip, 1.7.1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Yasası’na (Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret hakkında Kanun) göre, iç denizlerde ve sularda mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri uğraşların Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi. Ne yazık ki, liman işletmelerindeki özelleştirmelerden tutun, Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu kapsamında yabancı uyruklu denizci istihdamına varıncaya değin, çeşitli uygulamalarla bu yasa delik deşik edildi. Bir de son haber: Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın uyarı yazısı üzerine Deniz Ticaret Odası üyelerine hitaben 26.6.2015 tarihinde konuya ait bir sirküler yayınlamak durumunda kalmış!

DENİZ GÜCÜ KAVRAMI!

Denizcilik ekonomisi denildiğinde çerçevenin içine giren unsurları, deniz ticaret filosu, limanlar, tersaneler ve gemi inşaatı, deniz mahsulleri ekonomisi, denizdeki yeraltı madenciliği, deniz turizm ve spor işletmeciliği vd. elbette ki, denizcilik eğitimi de dahil sayabiliriz. Bu çerçeveye ülkenin deniz kuvvetlerini de ekleyerek, ülkenin deniz gücü kavramına ulaşırız. Deniz Ticaret Odası’nın Stratejik Planı (2013- 2016) rakamları itibariyle denizcilik sektörümüz, Türk Bayraklı 9.4 Milyon DWT ve Türk armatörlerinin yabancı bayraklı 20,8 Milyon DWT olan gemileri ile hizmet vermekteymiş; Türkiye’nin dışalım ve dışsatımın yüzde 85’lik bölümü denizyoluyla gerçekleşirken, bunun yalnızca yüzde 12.3’ü Türk bayraklı gemilerle taşınmış! Hükümetin denizciliğe ait 2023 hedeflerine bakalım. Türk sahipli deniz ticaret filosunun tonaj bazında 50 milyon DWT’e ulaşması ve dünyada ilk 10 ülke arasında yer alması; sektörde 100 bin zabit, 350 bin tayfa, 1 milyon amatör denizci sayısına erişilerek uluslararası denizcilik istihdamına katkı sağlanması. Kabotaja sabotajla nasıl olacak bu iş?

Sonsöz: Palamuta sormuşlar: Denizden ne haber? Yanıtlamış: Söyleyecek çok şey var ama ağzım su ile dolu! Bizans sikkelerinin bir yüzünde imparatorların resimleri bulunurmuş, diğer yüzündeki resim ise sabit: palamut resmi. Niye? İmparatorlar geçici, palamut sabit de ondan. Okuma önerisi: Cem Gürdeniz, Mavi Uygarlık, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2015.

Melih BAŞ - 01 Temmuz 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

9°C

Istanbul