erol ertugrul225

Şimdi Ne Olacak?

“Neler yapmadık şu vatan için,
Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik”  (Orhan Veli)

Genel seçimlerden çıkan sonuç bir partiye tek başına yönetime gelme olanağı vermiyor. Açık olan tek şey AKP’nin ve Bay Erdoğan’ın gidici olduğudur. Seçimin ortaya koyduğu en önemli sonuç AKP’nin ve Erdoğan’ın halkımız tarafından artık istenmediğidir. Erdoğan’ın en büyük korkusu Yüce Divan’dır. Akçeli suçların, Cumhuriyeti dönüştürme suçlarının, Ülkeyi bir cezaevine dönüştürme suçlarının, dinsel bir düzen kurma suçlarının, açılım süreci adı altında ülkeyi bölmeye çalışmanın mutlaka hesabı sorulacaktır.

Bu dönemde en uygun çözüm AKP dışında bir hükümetin kurulmasıdır. Partiler arasında yapılan bir anlaşma ile yasama erkinin bağımsız bir yere oturtulması ve yürütmenin etkisinden kurtarılması gerekmektedir. Çıkarılacak yasalarla yargı bağımsızlığı gerçekleştirilmeli, adalete ve hukuka güven sağlanmalıdır. Seçim barajı düşürülmeli, İç Güvenlik Yasası gibi antidemokratik yasalar ve uygulamalar kaldırılmalı, yolsuzluklar soruşturulmalıdır. 17-25 Aralık soruşturmalarının kesinlikle üzerine gidilmelidir. Cumhuriyetin Ordusuna ve vatanseverlere kumpas kuranlardan, MİT aracılığı ile Suriye’ye terör ulaştıranlardan, yurt dışı terör örgütlerine destek verenlerden hesap sorulmalıdır. Bunları gerçekleştirebilecek yönetim adını tarihe altın harflerle yazdıracaktır. Ancak bunları gerçekleştirebilecek bir yönetimin kurulabileceği oldukça kuşkuludur.

CHP bu genel seçim sonucunda etkisizliğinin, yanlış politikalarının sonucunu almıştır. CHP’nin Atatürkçü ilkelerden uzaklaşması, kendisi olamaması ona pahalıya mal olmuş, yüzde yirmi beşlerde kalmıştır. Gerçekleşebilecek bir AKP - CHP koalisyonu CHP’nin sonu demektir. Yıllarca eleştirdiğiniz, baskıcılığını, hukuk tanımazlığını yolsuzluklarını dile getirdiğiniz bir parti ile hiçbir şey yokmuş gibi nasıl birlikte çalışabilirsiniz. O zaman sizin AKP den bir farkınız yok demektir. Böyle bir olasılık aslında bir ABD planıdır.

HDP’nin barajı aşarak TBMM’ye girmiş olması belli ki ülkemize yeni sorunlar getirecektir. Birilerinin söylediği gibi bu parti bir Türkiye partisi değildir. Aldığı oylar aslında kendi oyları da değildir. Bir bölüm CHP’linin ve bir bölüm eski solcunun oyunu alarak TBMM’ye girmek şansı yakalamış bu parti gerçek yüzünü hemen ortaya koymuştur. Bu partinin başkanı seçimden sonra, “bizim önderimiz Abdullah Öcalandır, onun görüşleri alınmalı açılım süreci için onunla görüşülerek sonuca gidilmelidir” demektedir. Böylece HDP’nin bölücü örgütün TBMM’deki uzantısı olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Amaçlarının “açılım” adı altında bölücülük olduğu apaçık ortadadır. Birilerinin belirttiği gibi bu parti “solcu” bir partide değildir. Kürtçülük ne zamandan beri solculuktur. Bu partinin sözcülerinin seçimlerden önce barıştan, kardeşlikten, dostluktan söz etmesi yalnızca göz boyamadır. Elde silahla nasıl barış olabilir. Silah göstererek nasıl dostluk olabilir.

Seçimlerden sonra ortaya çıkan tablo bir çıkmaz sokaktır. Bu Meclis’in dört yıl görev yapabileceği çok kuşkuludur. Kürtçü partiye oy verenler şimdi yaptıklarından ötürü sevinip kına yakabilirler. Vatan Partisi’ne saldırıp, Kürtçü partiyi işaret edenler şimdi kına yakabilirler.

Ufukta görünen bir erken seçimdir. Önümüzdeki dönem Mustafa Kemal’in askerlerine çok iş düşecektir.

Erol ERTUĞRUL - 17 Haziran 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Partly cloudy

21°C

Istanbul