mehmet yuva3 

Yaşasın demokrasi! Bilderberg yine kazandı!

Dünya tekelci milyarderlerinin ekonomik programlarını pazarlayan siyasi örgütlerden birisi

ve en önemlisi Bilderberg kuruluşudur. Gözlerden ırak, polis kontrol ve güvenliğin kuş uçmaz kervan geçmez hale getirdiği Avusturya’nın, Telfs kentine yakın yüksek Alp dağlarının yamacına bina edilmiş İnteralpen Hotel Tyrol’da, 11-14 Haziran’da toplandı. Örgüt toplantıları basına yasak. Örgüt toplantılarında konuşulanı dışarıya aktarmak yasak. Toplantıda kim neler demiş paylaşmak yasak. Not almak yasak. Şeffaf olmak yasak. Görüntü almak yasak. Bu yılki toplantıya Türkiye’den katılacak ilginç isimler var. Nuray Mert, Gönenç Gürkaynak, İlhan Kesici, Ahmet Üzümcü, Soli Özel ve Selina Sayek Böke. Bilderberg’in müdavimi sıfatına haiz patron Mustafa Koç’un katılması için sebep çok. Peki ya diğerleri.  

Soli Özel, Habertürk’te yazan gazeteci, Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi. Aynı gazetede çalışan meslektaşı İzzet Çapa’ya binaen, Yahudi kökenli Soli Özel TÜSİAD danışmanı ve “yerine göre Alevi yerine göre de İslamcı” imiş. Bilderberg toplantısına da halkların ve mezheplerin kardeşliğini anlatıp bu ahtapot kuş beyinli patronlara ders verecek olabilir. Hayatı boyunca her daim mezhep kaygılarıyla yaşamış Suriye ve Esad savunucularına “acaba mezhep kaygılarıyla mı hareket ediyorlar?” diye soran mizah ustası AKP’yi 12 sene boyunca aklayan Soli bey Bilderberg’te “yerine göre diktatör Y-Erdoğan nasıl hizaya getirilir” üzerine ders alacak olabilir.  

Eski Elçi Yalovalı Ahmet Üzümcü Suriye ve İsrail’de görev yaptı. NATO nezdinde daimi temsilci oldu. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcılığı, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye daimi temsilciliği görevini yaptı. Halen, 2013 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörü görevini sürdürmektedir. Nobel Barış Ödülü, Suriye Kimyasal silahları üzerine oynanan başarılı performansları için takdim edildi. 2014’te Oslo’daki ofisinde sergilenen ödülü gösterdiği ABD Dış İşleri Bakanı Kerry’den epey övgü almıştı. Bilderberg toplantısına katılan Yalovalı Üzümcü, “kim takar Yalova kaymakamını” deyiminin kimyasal değerini anlatmak için katılmış olabilir.  

Selin Sayek (Böke) çiçeği burnunda CHP İzmir y-milletvekili. Selin hanım Arap Hristiyan kökenli ve Hataylı. Rahmetli annesi Füsun Sayek, Türk Tabipler Birliği Başkanı’ydı. Dünya Bankası projelerinde danışmanlık görevlerinde de bulundu. Bu danışmanlık görevleri kapsamında Güney Afrika, Doğu ve Orta Avrupa ekonomilerine dair projelerde çalıştı. IMF’nin Washington DC ofisinde Ekonomist olarak görev aldı. Bilkent’te ekonomi ana-dalı bölümü dekanlığı görevini icra etti. CHP ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı. Bu özellikleri Bilderberg patronların dikkatini çekmiş olmalı. Dünya tekelci sermayenin siyasi örgütü Bilderberg parlamak isteyenlerin yıldızını cilalayan bir yapı. Hırslı ve tamahkâr Selin Hanım bu gerçeği idrak etmiş olmalı.  

Gelelim gecenin yani davetin yıldızı Karadenizli Nuray Mert hanımefendiye. Suriye’ye dayatılan kirli savaştan önce Nuray hanımı iki kez Şam’da ağırladık. Nuray hanım için Şam üniversitesinde bir panel organize etmiştik. Oturumun başkanı ve tercümanı bendim. Konuşmasının ardından soru faslına geçtik. Bir Suriyeli Kürt öğrencim, “Nuray hanım, konuşmanızda Orta-Doğu’ya yönelik Emperyalist projelerden, Suriye’nin birliği ve dirliğinin ehemmiyetinden bahsettiniz. Ama hiç Kürt halkının hak ve hukukuna, Kürdistan gerçeğine değinmediniz” yönünde serzenişte bulundu. Nuray Hanım haklı olarak bölgenin tarihine ve bir arada yaşama zorunluluğuna atıfta bulundu. Öğrencinin aklının alabileceği kadar meseleyi basitleştirdi, “Senin o Kürdistan dediğin coğrafyada Kürtlerden yüzlerce yıl önce Süryaniler ve Ermeniler yaşardı. Onlar da oraları istiyor. Oraları önce Süryanilere sonra Ermenilere veririz sonra Kürtler için devlet kurarız. Geç bunları, sen Kürdistan derken elimizde mevcut olan devletleri korumaya çalışalım.” Demiş, Kürt Hamidiye alaylarının Süryani ve Ermenilerin katledilmesindeki rolüne vurgu yapmıştı.  

Suriye savaşı sonrasında Nuray Hanım Kürt meselesine okkalı bir meyil gösterdi. Kürt öğrencimin sorusundan etkilenmediği muhakkak. Şimdi Kürdistan’ın önemini keşfedenlerden olmuş. İlk tanıdığınızda ukala ve şeytanın avukatlığını yapmaktan hoşlanan bir tiple karşı karşıya olduğunuzu anlarsınız. Birilerine inat mı, kendisine “namert” diyen Erdoğan’dan intikam mı, mezun olduğu Feyziye Mektepleri Vakfına bağlı Işık okullarının ruhu mu, yoksa başka sebepler mi var gaybı Allah bilir. Nuray Hanım Bilderberg toplantısına “Süryani ve Ermenilerinin haklı davaları için neden Kürdistan önemlidir” konusu üzerinde görüş beyan etmek için davet edilmiş olabilir. Ancak bu yolun yol olmadığını biz yine Mert hanımefendiye hatırlatmayı ihmal etmeyelim.  

Ülkemin gündemi, ‘dün koalisyon bu ülkeye ihanettir, şimdi de erken seçim ihanettir’ ninnileri ile tıpışlanırken, “reformist bir merkez parti olma iddiasıyla sahne alan AKP, bu hâllere nasıl düşmüştür?” diye soran “kıdemli gazeteci” Halit Kakınç, Türkiye ve AKP’nin dâhiyane formülü sayesinde nasıl düzlüğe çıkacağını yumurtlarken, Nihat Genç, ‘piyasayı işgal etmiş fahişe aydınlardan bir cacık olmaz’, inancında olmalı ki, inzivaya çekilip vaktini kitap yazmaya ayıracağını ima ederken, Hatay’ın maruf ve sevilen aktif sosyal eylemcisi Malik Culha haklı olarak “ CHP ve HDP’ye gitsinler diye (AKP iktidarı) oy verdik. Ya gerekeni yapın ya da sizde si.... olup gidin” haklı feryadıyla, seçim sonrası sahnelenen tiyatro ve ortaya çıkan acı gerçeği, sessiz milyonlar adına haykırırken, Dünya Siyonist sermayesinin en kudretli örgütü Bilderberg’in akil (yiyici) takımı Avusturya’da Dünyayı yeniden parselliyor.

 Mehmet YUVA - 14 Haziran 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Showers

8°C

Istanbul