Emekli Orgeneral Sabri YİRMİBEŞOĞLU’na Mektup

Sayın Sabri YİRMİBEŞOĞLU,

Ben doğmadan subay, ben yeni subayken general olmuşsunuz. Ben generalliğe yükseltilmeden de en üst rütbeden emekliye ayrılmışsınız.
Harbiye geleneğine bağlılığımdan dolayı size “KOMUTANIM” diye hitap etmem gerekirdi. Değil sizin gibi büyüklerime, kendimden bir yıl önce mezun olanlara bile öyle hitap ederim.
Size “KOMUTANIM” demek içimden gelmedi. Mantığım da izin vermedi. Elim de o harflere gitmedi.

Nedenini sanırım tahmin edersiniz.
Basında size dayanarak verilen haberden dolayı.
Basında çıkan her haberin doğruluğu kesin değildir, bilirim. Onun için açık kapı da bırakmak isterim. Ancak, şu ana kadar haberi tekzip eden bir açıklamanızı duyamadım, göremedim. Bu sebepten de haberi doğru kabul etmek durumunda kaldım.
İkinci beklentim de, akıl sağlığınızın yerinde olduğunun belgelenmesi. O zaman söylediklerinizin doğruluğundan da emin olacağım.
Daha önce de; “6-7 EYLÜL olaylarını Özel Harp Dairesi’nin organize ettiğini” ifade etmiştiniz.
Açıklamalarınızın yarattığı tepkiden memnun kaldınız mı?
Sanırım öyle. Yoksa bir daha konuşmazdınız.
Son açıklamanızla ne amaçladınız? Anlamakta zorlanıyorum. Açıklamanın doğru olduğu varsayımı ile bazı sorularla konuyu açmak istiyorum.
Özel harpçi olarak çok akıllıca bir iş yaptığınızı mı ortaya koymak istediniz.?
Kıbrıs’ta cami yakarak halkı galeyana getirmek fikri sizin mi yoksa emirle mi yaptınız bilmiyorum. Ancak şuna eminim bu kadar sapıkça bir düşünce ve uygulamayı normal bir Türk subayı yapmaz. Astlarını da alet etmez.
İnsanların milli ve manevi değerleri ile oynamak, bu değerlere önem veren kimselere yakışmaz.
Adada iki yıl süreyle ben de görev yaptım. Kıbrıs Türkünü  İSMAİLAĞA CEMAATİ ile karıştırmışsınız. Kıbrıs Türkünün din konusunda fanatizm düzeyinde olduğunu hangi aklıevvel tespit etmiş de böyle bir oyuna yeltenmiş?

Kıbrıs Türkünü, Yunan ve Kıbrıs Rum Kesimi karşısında zor duruma düşürmek mi istediniz?
Rumlardan korumak  için gittiğiniz insanlardan şimdi intikam mı alıyorsunuz?
Türkiye’ye dönersek;
“TSK böyle şeyler planlar ve yapar” diyerek; “Kendi camisini bombalama, kendi uçağını düşürme ” gibi saçma sapan ve sapıkça suçlamalara maruz kalarak yargısız infaza tabi tutulan silah arkadaşlarınızın cezalandırılması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
TSK’ya saldırmak için bahane arayanlara malzeme sunarak ödüllendirilmeyi mi bekliyorsunuz?
Dinci medyayı izliyor musunuz? Sizin açıklamanızdan sonra ellerine oyuncak verilmiş bebekler gibi nasıl da sevindiler? “Bak işte bunlar böyle, hem de orgeneralleri söylüyor” diyerek göbek atmaktalar. İddianameleri yazan polis ve savcılar da size müteşekkirdir mutlaka. Bilmem size teşekkür yazıları geliyor mu?
Cemaati de, destekledikleri yönetimi de, yandaş medyayı da, hizmette kusur etmemeye çalışan kurum ve kuruluş mensuplarını da mutlu ettiniz. Size duacılar. Huzur içinde olunuz.

Mektubumu bitirirken, duymamış veya yaşınız gereği unutmuş olabileceğiniz düşüncesiyle birkaç tümce aktarmak istiyorum.
– Susmak, da bir erdemdir.
– Söz gümüşse sükut altındır.
-  İnsan, söylediği sözlerin esiri, söylemediklerinin hakimidir.
Orgeneral rütbenize saygılarımla.

E. Tümg. Naci BEŞTEPE - 29.09.2010 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar