ya istiklal ya olum

Merkez Türkiye; Ilımlı Kölelik projesi…

CHP’nin son projesinin ismi “Merkez Türkiye”. Köleliğe yumuşak geçiş projelerine şatafatlı

bir tanıtım filmi de hazırlamışlar. CHP seçmeninin büyük bir çoğunluğunda hakim olan bir an evvel AKP’den kurtulalım psikolojisi, seçmenin bu projenin içinin boş olduğunu görmesini engelliyor.

İnsanlar “Artık CHP de projeler üretiyor, AKP’den kurtulacağız” diye sevinmek, inanmak istiyorlar. Ve düşman bunun bir gevşeme anı olduğunun farkında. Oysa bu projenin verdiği mesaj öylesine açık ki, görememek için kör olmak lazım.

“Merkez Türkiye” adıyla pazarlamaya çalıştıkları bu projenin dilinin altında yatan şudur: “Bundan sonra senin görevin, egemen güçlerin ürettiği malların sevkiyatında lojistik bir merkez olarak görev almaktan öte birşey olamaz; sen üretmeyeceksin, sen satmayacaksın, sen pazarlamayacaksın.”.

Ve bu kadarı dahi olmayacaktır emin olun. Nereden mi çıkarsıyorum; CHP’nin bu projeyi gerçekleştirmek için biçtiği süreden çıkarsıyorum. 2020’ye kadar projenin alt yapısını oluşturacağız, 2035’e kadar projeyi tamamlayacağız. 20 yılda 200 milyar dolar kazanacağız. Artık Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce ikilisi yaşarlarsa görürler. Bir nevi “ölme eşeğim ölme”, projesi.

*** *** ***

Gerçek şudur: Türkiye’yi kuklalarla yöneten, ordusunu tek kurşun atmadan sindiren egemen güçlerin aslında sonlandırmaya çok yaklaştıkları bir savaşı son anda kaybetmekten ödleri kopuyor.

Maazallah ya Vatan Partisi barajı aşarsa,

ya Türklerin ulusalcı damarı depreşirse,

ya o sindirdiğimiz orduyu yeniden kurarlarsa…

Onlar şimdi geçtiğimiz 13 yıl içerisinde yaptıkları hataları giderme derdindeler. Böylesine kucaklarına oturttukları Türkiye’yi vaktinden önce aşırıya gittikleri için son anda elden kaçırmaktan korkuyorlar. Çünkü Gezi onlara gereken sinyali verdi. Türkiye’ye biçtikleri ılımlı islam elbisesini herkese giydiremeyeceklerini anladılar. Bu aşırılıktan biraz geri adım atmak, sokaktaki tansiyonu biraz düşürmek, kısacası gerekli ayarları yapıp yola öyle devam etmek istiyorlar.Onlar ambargolarını delen ve Türkiye’yi yönetemeyen Tayyip’i çoktan gözden çıkardılar. Farkında olmasanızda Tayyip’ten zaten kurtuldunuz. Onu saraya hapsettiler. Ve şimdi size sahte bir zafer vaat ediyorlar. Sahte zaferin adı AKP-CHP-HDP koalisyonu. Rahmetli Mahir Kaynak yazmıştı; bu hep böyledir, savaşın ardından sahte bir zafer verirler ki, o ülkenin halkı sesini çıkartmasın, ayaklanmadan yönetilebilir hale gelsin.Ve düşman aptal değil. Bundan böyle tek parti iktidarı istemiyor. Koalisyon istiyor. Bölünmüş bir Türkiye istiyor. Bir yerine birkaç kukla yönetecek ki hiçbiri kontrolden çıkamasın. Koalisyon sayesinde hem Tayyip gibi sivri adamların, hem de ulusalcılığın önünü kesecek. Türk’ü köleleştirip, tarihe gömmek için son adımdır bu.

*** *** ***

Vatan Partisi size tam bağımsız bir Türkiye vaat ediyor. “Ben üreteceğim, araştıracağım, bulacağım, kendi kendime yeteceğim; başka hiçbir ülke benim istikbalim hakkında karar veremez, beni bölemez, beni kuklalaştıramaz, köleleştiremez” diyor.

Tercih sizin, oy sizin; ben inandığım partinin elçiliğini yapıyorum. Ve bulunduğum bu noktadan asla bir adım dahi geri atmayacağım. Çünkü bu tepe düşerse, işgal başlar. Anketler ne söylerse söylesinler. Tam bağımsızlık için oy vermediğiniz sürece sıkıntılarınız asla sonlanmayacak. Oyum Vatan’a.

Velev ki, barajı aşamadı Vatan; yangına ağzında su taşıyan karınca misali; hiç değilse safım belli. Asla teslim olmam!..

Nutuk, tüm Kurtuluş hareketinin çıkış noktasını Atatürk’ün tek bir cümleyle özetlediği kararına dayandırır; “Ya istiklal ya ölüm!”. Atatürk bu karara nasıl vardığını Nutuk’un en başında anlatır.Bugünün diliyle benim kararımın gerekçesi de benzer. Ya geleceğinizi düşmana teslim eder, köleliği kabul edersiniz; yahut anketleri ezer geçer barajı yıkarsınız.

Düşman sizi dönülmez yola sokmak istiyor, o yolun sonunda ölüm var. “Üretmeyeceksin, köle olacaksın, ben ne dersem onu yapacak, nasıl uygun görürsem öyle yaşayacaksın, kimi seçebileceğine de, çocuklarının torunlarının geleceğine de ben karar veririm”, diyor; kabul ediyor musunuz?Bu ölümdür. Şimdi soruyorum, ölmeyi kabul ediyor musunuz? Yoksa Atatürk’ün dediği gibi “Ya istiklal, ya ölüm.”, tercihinde birleşiyor musunuz?

Eğer zorda kalırsan, içinden çıkılamaz bir durumdaysan, Atatürk gibi düşün…

*** *** ***

Ne Atatürk’ün yolundan çıkıp tarikatın dümen suyuna girmiş  mandacılığa soyunmuş CHP’yle, ne ülkücülük tanımıyla Türk milliyetçiliğini ümmetçiliğe boğdurtmayı başaran MHP’yle, ne de PKK’nın bölücü partisiyle kurtuluş olmaz. Kurtuluş ulusal devletimizi yeniden inşaa etmek, aslanlı yolda iktidara yürümekle olur. Kurtuluş, Atatürk’ün gösterdiği yoldadır.

Barajlar, barikatlar zihinlerinizde. Ezip geçmek elinizde. Gönlü Vatan’da olanlar sizlere anketlerle yılgınlık aşılamaya kalkanların oyunlarına gelmeyin; korkularınızın, endişelerinizin mağlubu olmayın, asla şuurunuzu yitirmeyin, sandıklara çelik gibi bir iradeyle gidin. Ve sonunu düşünmeyin, doğru bildiğinizi, inandığınızı yapın hiç değilse safınız belli olur.

Unutmayın, “Ya istiklal, ya ölüm…”

Ahmet KARAHAN - 22 Mayıs 2015

Son Yazılar

Rain

9°C

Istanbul