mehmet yuva3

İştebrak katliamı ve Alevileşen HDP!

Dini-dar tekfiri terör grupları genel politikalarını “Sünnicilik” vurgusu, başta Aleviler olmak

üzere azınlık nefreti, öteki olana tahammülsüzlük ve kendilerine benzemeyen her şeyi reddetme prensibi üzerine tesis etmiştir. ABD, İsrail ve şürekâları “Soğuk Savaş” döneminde de “komünizmle mücadele” adı altında “Moskof düşmanlığı” temelinde “siyasal İslam” ve “Türkçülük-ülkücülük” zihniyetini teşvik etti. Bu klasik sömürge doktrini, günümüzde BOP gibi, bölgemize yeniden dayatılan tahripkâr amaçların vuku bulması için esas itibariyle direkt askeri işgaller, ekonomik savaş, vekâlet savaşları, “mazlum halkların ve azınlıkların demokratik hak ve talepleri” temelinde, başta “Kürtçülük” olmak üzere etnik milliyetçilik ve mezhepçilik tahrik ediliyor. Emperyalizm, “Sünnicilik” ve “Türkçülük” zihniyetini tahrik edip cesaretlendirirken, haklı bir tepki olarak ortaya çıkan “Alevicilik” ve “Kürtçülük” akımlarına da yol açıp kanca atmayı ihmal etmiyor. Şüphesiz, bu tehlikenin farkında olup, emperyalizme karşı mücadelede samimi olan kişiler ve kuruluşlar var. Tek gayesi inkâr veya ihmal edilen kimliğini ifade etme ile yaşama arzusu dışında amaç gütmeyenler de mevcut. Lakin bu “iyi niyet” ile yola çıkıp son merhalede “şeytanın” pençesine düşenlerin sayısı da az değil. Cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşenir misali, Hz. Ali’nin deyimiyle “Söylenen hak, arzulanan batıl” esas amaç olabilir.

‘Ölümle korkutup sıtmaya razı etme’ ve ‘Boğuluyorsun o halde sana uzatılan yılan dâhil her çözümü kabul et’ taktiği bizim için geçerli bir akçe olmamalıdır. Türkiye’de bizi oksijensiz bırakanlarla, lütfedip bize çözüm ve oksijen alternatifi sunanlar da aynı mahfillerdir. 2001’de Ecevit hükümetine kumpas kuranlar da AKP’yi kurtarıcı olarak sunanlar da aynı merkezdir. “Yeter ki Erdoğan ve AKP’den kurtulalım” diyenler de “HDP Meclis’te olmalıdır”, “Türkiye’de savaşın da barışın da anahtarı HDP’dir”, “Erdoğan’ın başkanlık tamahına çomak sokacak tek alternatif parti” diyenler ve seferberlik ilan etmişcesine bu anlayışı medya operasyonu ile tedavüle sokan akıl da aynıdır. Suriye’yi Kobani ve Rojava’dan ibaret sayan, binlerce yıllık Süryani-Arap isimlerini bir gecede tedavülden kaldıran, Esad ve BAAS düşmanlığında AKP’den geri durmayan HDP, İştebrak Alevi katliamını protesto ederken ne kadar samimidir? Kobani için dünya ayağa kalkarken, yıllardır dini-dar tekfiri katil sürülerine karşı mukavemet destanı yazan ve teslim alınamayan Halep vilayetine bağlı Nubul ve Zehra Şii- Alevileri için başta HDP olmak üzere, kendilerini solcu tanımlayanların neden üç maymun oldukları sorgulanmalıdır. 5 senedir süren Alevi katliamlarını protesto etmeyen HDP, seçime az kala İştebrak Alevi katliamını protesto eden bütün eylemlerde poz veriyor. Akıllandılar, idrak ettiler ve hatalarından döndüler olamaz mı? Bunun böyle olduğunu ispat etmeleri gayet kolay. Diyarbakır’da, Suriye’de sürmekte olan terörü lanetleyen ve bu teröre karşı direnen, Esad’ı es geçtik, Suriye ordusu için bir destek mitingi yapabilir mi?

Not: “İştebrak Alevi katliamı ile ilgili protesto gösterileri yapılıyor. Vatan Partisi bu eylemlere neden aktif katılmıyor?” diyen onlarca mesaj geliyor. Bu konuyu yarın irdeleyeceğiz.

Mehmet YUVA - 06 Mayıs 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

20°C

Istanbul