mehmet yuva3

Bin Ladin ve El-Bağdadi öldü (mü?)

Felaket, terör ve dünya krizlerinin en büyük sebebi gösterilen, yok edilirse ‘Dünyaya

cennet egemen olur’ denilen, Afganistan’da mağaralarda binlerce uzay donanımlı askerler tarafından aranan lakin bulunamayan, ancak ne hikmetse uydu telefonlarıyla sürekli konuşan, röportajlar veren, müritlerinin askeri kamplarını denetleyen, ABD’nin uydusu Katar’ın televizyonu El-Cezire muhabirlerin sürekli ziyaret ettikleri Usame Bin Ladin öldürüldü (mü?)

Hazret Obama, 2 Mayıs 2011 Pazartesi günü, kurmaylarıyla birlikte, yanı başında Davutoğlu’nun çak-daşı Hillary Clinton, Pakistan’ın Abbottabad kasabasında, Usame’nin kaldığı binaya yapılan operasyonu canlı izliyor. Mükemmel tanzim edilmiş 40 dakikalık bir Hollywood filmi. Bir Obama-Clinton senaryosu olan ve Pentagon yönetiminde hazırlanan filmin adı “Neptune Spear” (Neptün Mızrağı). Muhtevaya uygun okkalı bir isim. Aksiyon dolu filmin başrolünde, DEVGRU (Özel Deniz Komando Kuvvetleri) ve CIA var. Yıldızlardan oluşmuş müthiş bir kadro. Çok özel korunan binaya giren kahraman başrol oyuncuları Usame bin Ladin’i hallediyorlar. Cesedi Afganistan’a getiriliyor ve ardından 24 saat içinde denize gömülüyor(!). Acaba bir yanlışlık olmuş olmaz mı? İhtimal dâhilinde değil. Neden? Çünkü kahramanlarımız Bin Ladin’in vücut ölçüsünü almış. Nasıl mı? Bin Ladin’in boyu 193 cm imiş. Özel askerler şerit metreyi getirmeyi unutmuşlar. Eh o kadar eksik kadı kızında da olurmuş. Bin Ladin ile aynı boyda bir asker Bin Ladin’in yanına uzanarak boyu ölçülmüşmüş. Obama rejisörü fırçalamış: “60 milyonluk helikopter harcadık bu operasyona, bir şerit metre alamamış mıyız?” demiş.

Peki, Usame nasıl mı teşhis edilmiş? Bu heyecan ve aksiyon dolu filmi hazırlayanlar sizi tatmin etmek için çok fedakâr davranmışlar. Bin Ladin’in DNA’sı, geniş bir aile DNA’sı ile de karşılaştırılmış. Ayrıca, operasyon sırasında Bin Ladin vurulduğunda eşlerinden biri “Vah Usame Ah Bin Ladin, beni bırakıp nerelere gittin” diye haykırmışmış. Peki, ceset ne yapılmış? Hiçbir devlet bu azılı caniyi kabul etmemiş. O vakit, “nankör mahlûk tanımazsa paluk tanır” denilmiş ve denize atılmış. Basın ajanslarında Bin Ladin’in cesedi adında bir fotoğraf yayınlanmış. Ancak kısa bir süre sonra fotoğrafın, Bin Ladin’in 10 yıl öncesine ait bir fotoğrafın üstünde Photoshop yapılmasıyla elde edildiği ortaya çıkmış. Bir uzaylı, Usame’yi Texas’ta Bush’un çiftliğinde görmüş. Hasret kaldığı deve ve at yetiştiriciliği işindeymiş. Hayatını kefere Bush’u Müslüman yapmaya adamışmış. Ben fukaraya mı inanacaksınız yoksa Cihan-Şah Başkan Obama’ya mı? O öldürüldü diyorsa öyledir.

Tam “Yaşasın Bin Ladin faciasından kurtulduk, güvenlik, barış, adalet, zenginlik tesis oldu” diyecektik ki, Bin Ladin’den en az on iki arşın daha tehlikeli El-Bağdadi zuhur etti. ABD’nin son eseri “Arap Baharı” adlı korku filminde zalim karakterli baş-düşman rolünde. Yedi düvel küffara karşı savaşıyor. Adamlar uzay araçlarıyla seyri sefer eder gibi bir orada bir burada. Filme, yani örgüte, dünyanın her renginden mücahit katılıyor. Üç sene önce adı sanı bilinmeyen Fantom örgüt, bir anda El-Kadi’ye, El-Nusra’ya, Peşmerge, ÖSO, PKK-YPG, El-Suudi’ye, bölge ordularına, yetmedi; dünya ordularına meydan okuyor. Yüreklere korku salıyor, mükemmel İngilizce tekbirlerle kafa kesiyor. Kentler yönetiyor, devlet ilan ediyor. Petrol satıyor, banka yönetiyor. Dünya dünya olalı böyle bir tehdit yaşamamış. Filmin kahramanı ve bütün dünyanın umut bağladığı kurtarıcı prens Obama tekrar sahneye çıkıyor. Ve en nihayet mutlu haber paylaşılıyor. Birkaç gün önce ABD’nin hava saldırısında yaralanan Ebubekir el-Bağdadi’nin öldüğü ve yerine IŞİD komutanlarının yeni “Halife” diye Ebu Ala Al-Afri’ye biat ettiği iddia edilmiş. Ajanslara konuşan Musul’dan bir kaynak (!)

“Örgüt komutanları, birkaç gün önce ABD’nin hava saldırısında yaralanan Bağdadi’nin ölümünü doğruladı. Bağdadi, yaralandıktan sonra götürüldüğü Suriye’nin Rakka kentinde özel doktorun kucağında öldü” diye bildirmiş. IŞİD komutanlarının Musul yakınlarındaki Telafer Türkmen kentinde (!) Saddam Camisi’nde yeni Halife’ye biat ettiği belirtilmiş. Ama tam akıbetini öğrenmemiz için filmin sonunu beklemek gerekiyormuş. İnşallah ölmemiştir. Zira, bu ABD’nin elindeki filmlerde maazallah, gelen gideni aratıyor.

Mehmet YUVA - 26 Nisan 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

11°C

Istanbul