hakki keskin

Yarın Obama Soykırım diyecek mi?

AKP hükümeti 24 Nisan öncesi paniğiyle “Acaba Obama Soykırım kavramını kullanacak mı” diye bekler.

ABD Senatosunda karar çıkacak gibi göründüğünde veya sözde soykırım günü olan 24 Nisan’a bir kaç gün kala AKP’li bazı diplomatları ABD’ye gönderilerek güya lobi çalışması yapılır. Bakmayın Papa ve Avrupa Parlamentosunda alınan kararlara, AKP`den gelen tepkilere. Bunlar iç politikaya yönelik serzenişlerdir. Bu konuda siyasi iradenin olmadığını yakından izleyerek görüyoruz.

Emperyalist ülkeler ve ABD için sözde ‘Ermeni soykırımı” konusu bir araçtır. Soykırım yerine ‘büyük felaket” kavramını kullanarak Türkiye’yi güya rahatlatır. Aslında bunun karşılığını bir şekilde hükümetlerden ister ve alır. Bu Batı Avrupa ülkeleri için de, etkinlik konumlarına göre geçerlidir.

SİYASİ İRADE OLMAYINCA...

Ne Ermeni, ne Kıbrıs, ne Azerbaycan ve ne Irak/Suriye`deki Türkmeler konusunda AKP siyasi irade gösterememiş; göstermek istememiştir. Siyasi İrade, haklılığınıza inandığınız konularda, kararlılıkla, asla ödün vermeyeceğinizi kesin olarak ortaya koymakla olur.

Soykırım iddialarının haksız ve yersiz olduğuna ilişkin Türkiye`nin elinde sayısız belge ve kaynak bulunmaktadır. Rus, Sovyet, bazı Ermeni ve diğer ilgili ülke kaynakları da Türkiye`nin haklılığını kanıtlayacak niteliktedir.

Osmanlı ve diğer arşivler İngilizlerin hizmetinde olmasına rağmen ‘Ermenilere kırım’ suçlusu olarak İttihat ve Terakki komitesinden 147 kişi yargılanmak üzere Mayıs 1919’da Malta adasına götürülür. İngiliz Kraliyet Başsavcılığı “Eldeki belge ve bilgilerin suçlamalar için hukuk mahkemesinde kanıt değeri taşımayacağını, dolayısıyla kimsenin bir hukuk mahkemesi önünde cezalandırılmasının mümkün olmayacağı” kararına varır. (U.Gürkan 2011, S 128).

Bu mahkeme kararı, soykırım iddialarının asılsız olduğunun en açık kanıtı; belgesidir. Bunun Türkiye tarafından sürekli olarak Dünya gündemine taşınması; parlamenterlerin, medyanın STK’ların uyarılması gerekirdi. Yine çoğunluğu Ortadoğu uzmanı tarihçi ABD’li 69 bilim insanının, 19 Mayıs 1985’te ABD Senato üyelerine yaptıkları ve etkin ABD gazetelerinde yayınlanan son derece önemli bir açıklaması var. Burada soykırımdan söz edilemeyeceği ve Türkiye Cumhuriyet ile 1915 tehcir olayının bağlantısının kurulamayacağı belirtilmektedir. Tarihçilerin bu açıklamasının neden sürekli olarak gündeme getirilmediğini anlamak olası değil.

ULUSAL KİMLİĞİNİ İNKAR EDEN HÜKÜMET!

Davutoğlu AKP`nin seçim beyannamesinde, yeni Anayasada “herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapılmayacağını” açıklayarak, Anayasadan Türk kavramını çıkaracaklarını belirtiyor. Türk adı ve Türk Devleti bu ulusun ve ülkenin adı olmaktan çıkartılmak isteniyor. PKK ve yandaş partisinin de istemi özünde budur.

AB üyesi ülkeler ile Rusya, Çin, ABD anayasalarının bir çok maddesinde devletlerini oluşturan ana kimliğe vurgu yapılmaktadır. Fransız, Alman, İngiliz, Rus, Çin gibi. Bu ülkelerde de bir çok etnik grup yaşamaktadır. Ancak bunların hiçbirinde farklı kökenler nedeniyle ulusal kimlik asla tartışma konusu yapılmamaktadır.

Türk kimliğini istemeyen bir siyasi parti ve hükümetin soykırım suçlaması konusunda, bu denli hazırlıksız ve kayıtsız kalması, bizleri hayrete düşürmemelidir. AKP hükümeti ne Türkiye`nin ve Türklerin davası olan Kıbrıs`a, ne topraklarının beşte biri Ermenistan işgali altındaki kardeş ülke Azerbaycan`a, ne de Irak’ta ve Suriye`de katledilmekte olan Türkmenlere sahip çıkmıştır. Türk halkı bu haksız soykırım iddialarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmelidir.

Hakkı KESKİN - 23 Nisan 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Rain

9°C

Istanbul