cihan-haber

Hile Nasıl Yapıldı?

- NÜFUS %3, SEÇMEN SAYISI %20 ARTTI, SANDIK SAYISI İSE %5 AZALDI!..

- HAYIR DİYENLER BİN KEZ, EVET DİYENLER İSE BİR KEZ EVET DEMİŞLERDİR.


Öncelikli olarak dünya tarihinin en ağır psikolojik savaşına rağmen, Türkiye’de çıkan HAYIR oyları yüzde yüz, %42 olduğu için endişelenecek bir durumun olmadığını ifade ederken, EVET oyları yüzde yüz, % 58 olmadığı için de aşağıdaki kuşkularım arasında öne çıkanları paylaşmak istiyorum.

Seçim öncesi %100 evet diyen bir HAYIRCI olarak da çok iyi biliyorum ki HAYIR diyenler BİN kez, EVET diyenler ise BİR kez EVET demişlerdir.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Cumhuriyet düşüncesi nükleer attık gibidir. Yok edilmesinin olanağı yoktur.

Bunların hepsi beyhude çaba, AB-D’li sapkınların önlenmesi olanak dışı olan ekonomik iflaslarıdır.

Diğer tarafta ise referandum sonuçlarının doğruluğu konusunda kuşkuları gidermek ve önümüzdeki seçimlerde halkın iradesini sandığa eksiksiz yansıtmak için başta Afyon, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Eskişehir, Hatay, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Kilis, Ordu, Sakarya, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon olmak üzere, 2007 yılında yapılan seçim ile 2010 yılı arasında ki aşağıdaki farkın açıklanması gerekmektedir.


Afyon


2007 - 435,885

2010 - 483,583

Fark  -  47,698

Ankara


2007 - 2,920,818

2010 - 3,341,663

Fark  -   420,845

Antalya

2007 - 1,088,979

2010 - 1,354,787

Fark  -   265,808

Bursa

2007 - 1,515,111

2010 - 1,843,820

Fark  -    328,709

Denizli

2007 - 576,177

2010 - 665,282

Fark  -   89,105

Eskişehir

2007 - 504,415

2010 - 570,044

Fark  -   65,629

Hatay

2007 - 786,191

2010 - 922,012

Fark  - 132,821

Gaziantep


2007 - 696,510

2010 - 984,683

Fark  - 288,173

İstanbul

2007 - 7,406,297

2010 - 9,206,124

Fark  - 1,799,827

İzmir

2007 - 2,528,035

2010 - 2,870,888

Fark  -    342,853

Kayseri

2007 - 686,241

2010 - 812,554

Fark  - 126,313

Kocaeli

2007 -    884,889

2010 - 1,071,556

Fark  -    186,667

Konya

2007 - 1,184,757

2010 - 1,327,534

Fark  -    142,777

Kilis

2007 - 63,213

2010 - 75,646

Fark  - 10,433

Ordu

2007 - 459,697

2010 - 508,677

Fark  -   48,980

Sakarya

2007 - 561,191

2010 - 612,621

Fark  -   51,430

Samsun

2007 - 779,810

2010 - 874,952

Fark  -   95,142

Tekirdağ

2007 - 454,643

2010 - 567,415

Fark  - 112,772

Trabzon

2007 - 494,002

2010 - 543,650

Fark  -   49,648

Toplam: 4,605,630

Nüfus artışı ile seçmen sayısı nasıl orantısız ise aynı şekilde seçmen sayısı ile oy kullanılan sandık sayısı da orantısızdır.

Şöyle ki;

2007 Genel Seçimler


Ankara   -10.089

Antalya   - 3.786

Bursa     -  5.144

İzmir       -  8.601

İstanbul  - 24.331

Türkiye -159.026

2010 Referandum

Ankara   -  9.011

Antalya    - 3.085

Bursa      - 5.032

İzmir        - 7.697

İstanbul - 22.850

Türkiye -151.549


Sonra da Canlı yayında Yiğit BULUT’un sonuçlar gelmeye başladı açıklamalarının yanına,

MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk BAL’ın da ifade ettiği ve davacı olduğu gibi, ERDOĞAN’ın saat 15.01(!) itibariyle referandumla ilgili açık ikrarı olan “Neticeler gelmeye başladı” sözlerini üstüne koyun.


Daha sonra çıkan referandum sonuçlarını yorumlamak için, F. GÜLEN’in ajansı olan CHA’nın verdiği seçim sonuçları ile çeşitli simülasyon ve grafiklerle daha önce olduğu gibi akılların nasıl alındığını düşünün.

Düşünürken de Cihan Haber Ajansı’nın cemaate sandık sandık neden görev verdiğini çok boyutlu araştırın.

YSK’nın elektronik ortamda en süratli sayımı yaptığı iddia olunan bir ortamda, sandıklar sayıldıktan yalnızca bir saat öncesinden sonuçlara ulaşma isteğine mantıklı yanıtlar ararken, ERDOĞAN’ın ABD’de yaşayan F. GÜLEN’e “Okyanus ötesinden destek veren arkadaşlara teşekkür ederim” sözleri en kestirme yoldur.

Acaba EVET oyları siyasi partilerin tüm sandık sonuçlarını toplayacağı ve YSK’nın sonuçları ile kıyaslama yapacağı öngörüsü ile bu sefer de yukarıda ki tabloda görüleceği üzere mükerrer oylarla mı sonuca gittiler?

Çünkü öncesinde bir sorunla karşılaşmamak adına seçmen kütüklerini yargı denetiminin dışına çıkarttılar!..

Daha önce pasif de olsa gündeme getirilen seçmen sayısında ki anormal artışı görmek adına aşağıdaki nüfus artışını ve seçmen sayısını kıyaslamak gerekiyor.

Fark

2007 Türkiye’nin nüfusu: 67,803,927

2010
Türkiye’nin nüfusu: 72,561,312

Fark : 4,757,383

2007 Kayıtlı seçmen (22Temmuz)  : 42,799,303

2010 Kayıtlı seçmen                          : 52,051,828

Fark : 9,252,255

((*) 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan halk oylaması tutanaklarına göre, seçmen kütüğünde yazılı seçmen sayısı: 42, 665,149, 2007 yılı kasım ayı itibari ile adrese dayalı nüfus sonuçları ise 70, 586, 256 gözükmektedir!..)

Biraz hatırlatmak gerekirse;

MHP Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayı Müsavat DERVİŞOĞLU, İzmir’de yaklaşık 1 milyon seçmen hareketliliği olduğunu iddia ederek, “Kentin nüfusu 2000′den bu yana 368 bin artarken, son 1.5 yılda seçmen sayısı 344 bin yükseldi. 2007′de seçim listelerinde yer almayıp, 2009′un seçmen listelerinde yer alan seçmen sayısı 693 bin 502 kişi. 2007′de seçmen olup da 2009′da seçmen olmayan kişi sayısı ise 349 bin 008. Bu hareketlilik seçimlerin iptal edilmesine neden olabilir. Seçimleri boykot konusu gündeme gelebilir” dedi.

BAYKAL 2008 yılında, 2009 yılı yerel seçimleri için, “Bu seçimler bizim siyasi tarihimizin en tartışmalı seçimi haline dönüşecektir” dedikten sonra, “Bu tartışma hiçbir şekilde mazur görülemez. Kütük konusu ilk kez bunca seçimden sonra yargının etkin gözetimi ve denetimi dışına çıkmıştır. Yargıya genel yetki veren bir anlayış vardır ama fiilen kütüğün oluşumu yargının katkısı ile gerçekleştirilmemiştir” dedi.

CHP İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN ise soyadına göre hazırlanan seçmen kütüklerinin kontrolünün imkansız olduğunu söyleyerek, “Cin fikirlilerin yürürlüğe koyduğu bir seçim operasyonu ile karşı karşıyayız. 6 milyon yeni seçmen ortaya çıktı. Bunların nerede olduklarını izah etmenin ise imkanı yok” diye konuştu.

Nedenine gelince;


- ADNKS (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ) hazırlanırken, her evde kimlerin oturduğunu gösteren formlar dolduruldu. Bu formlarda o evde yaşayanların tüm kişisel bilgileri yer aldı. Bu çalışmaya dayanak oluşturan Nüfus Kanunu’nda, nüfus sayımı sırasında elde edilen formların 60 günlük sürenin ardından imha edileceği belirtildi!.. Bu askı süresinin seçmen kütüklerinin askıya çıkarılması ile ilgisi bulunmuyor. Nüfus sayım sonuçlarını 21 Ocak’ta açıklayan TÜİK, 20 Kasım 2008’de yasal olarak gerekli sürenin dolduğu gerekçesiyle formların imhasının gerektiği yönünde genelge yayımladı. Ancak ilgili mevzuatta, “kayıtların kesinlik kazanması halinde” formların imha edilebileceği bilgisi verildi. Ardından ADNKS’ye yönelik itirazlar sürmesine rağmen ne yazık ki TÜİK Başkanlığı, formların büyük bölümünün imha edildiğini açıkladı!..

YSK ise “Bizim TÜİK’le ilgimiz yok, verileri İçişleri Bakanlığı’ndan aldık” diyor. İmha nedeniyle olası bir itiraz halinde, ilgili adreste denetim yapma dışında denetleme imkanı kalmadı. YSK da zaten itirazları TÜİK kayıtlarına göre değil, “yerinde denetim” yaparak karara bağlayacağını açıklamıştı.

- CHP, bu yasa TBMM’den geçerken itiraz etti mi?

- Neden konu o dönemde tartışılmadı?


Soruları dün olduğu gibi bugünde sorulabilir. Ama yasaya temel oluşturan tasarı 21 Ocak’ta TBMM’ye sunuldu ve Anayasa Komisyonu’nun 31 Ocak ve 14 Şubat’ta yaptığı iki toplantı sonrasında oybirliğiyle kabul edildi. Muhalefet milletvekilleri karşı oy kullanmadı. Tasarı, 12 ve 13 Mart’ta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi!..

Bugünkü referandumda neden EVET çıktı sorusunda, yanıtlanması gereken bir soru olarak karşımıza çıktı.

Türkiye genelinde siyasi partilerin sandık sonuçları YSK’nın sonuçları ile karşılaştırılması ise umarım yapılıyordur.

Şu ana kadar siyasi partilerden birisi “elde ettiğimiz sandık seçim raporları doğrultusunda illerden elde ettiğimiz sonuçları YSK ile karşılaştırmasını yaptık” dedi mi?

- Hayır. Ama adı sıkça geçen cemaat saat 16.00-18.00 arası bütün sonuçları CHA ile elde etti ve gereken ne ise yapıldı!..

Saygılarımla

Muammer KARABULUT - 14 Eylül 2010 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

 

 

Son Yazılar