ismail hakki pekin

Süleyman Şah Türbesi’nin tahliyesi...

Süleyman Şah Türbesi’ndeki manevi emanetlerin ve bu türbeyi koruyan askerlerin yapılan

bir askeri operasyonla bulunduğu bölgeden alınıp, yine Suriye toprakları içinde ve sınıra yakın bir bölgeye getirilmesi iktidar tarafından zafer olarak ilan edilirken, muhalefet tarafından ise vatan toprağının terkedilmesi olarak ifade ediliyor.

İki konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor. Bunlardan birisi iktidarın Suriye politikası. İkincisi ise verilen bir siyasi karar gereği yapılan askeri operasyon.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor. İktidarın Suriye politikası başından itibaren yanlıştı ve bu gün içine düşülen durum da söz konusu politikanın bir sonucudur. İktidarın Esad’ı ve Suriye yönetimini karşısına alarak, ABD, Batı, Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte muhalefeti desteklemesi maalesef Suriye’deki durumu içinden çıkılmaz bir duruma sokmuş ve IŞİD’in büyümesine yol açmıştır. IŞİD’in bölgede belirleyici bir güç haline gelmesi hem ona karşı bir ittifak tesisine ve mücadeleye hem de bu örgütün bölgeyi şekillendirilmesinde kullanılması gibi birbiriyle çelişen, fakat ikisinin bir arada yürütüldüğü bir duruma dönüşmüştür.

ZORUNLU TAHLİYE...

Bir taraftan PKK, PYD terörist örgütleri ABD ve Batı’nın müttefiki haline gelip güçlenirken, diğer taraftan Türkiye’ye yönelik tehdit daha da büyümektedir. Nedir bu tehdit? Hemen sınırlarının yanı başında Suriye’de tesis edilen ve meşruluk kazanma aşamasında olan yeni bir Kürt oluşumu. Bu oluşumun odağında bulunan PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD ve onun askeri gücü olan YPG. IŞİD ile Irak ve Suriye’de savaştığı için meşruiyet kazanmaya çalışan PKK. Her an Türkiye’nin herhangi bir yerinde terörist eylemlerde bulunma imkân kabiliyetine sahip IŞİD. “Açılım süreci” ile gelişen, güçlenen ve Güneydoğu’da hâkimiyet kuran PKK. İktidarın uyguladığı dış politika sonrası ülkemizin geldiği nokta, bölgede ve batıda yalnızlık ve karşı karşıya bulunduğumuz büyük tehdit; iç çatışma ve bölünme.

Süleyman Şah Türbesi ve oradaki askerlerin tahliyesi için yapılan askeri operasyon, iktidarın Suriye politikasının bir sonucudur. Ancak operasyon yapılması için verilen siyasi karar doğru olduğunu söylemeliyim. Yapılan askeri operasyonun başarılı bir operasyon olduğunu da ifade etmeliyim. Tabii ki bu bir zafer değil, kazanılan bir muharebe yok. Ancak zor bir askeri operasyon olduğunu ve her an çatışma riski içerdiğini belirtmeliyim. Özellikle “eğit-donat” anlaşmasının imzalanmasından sonra Türkiye’ye ve onun yurt dışındaki teşkillerine yönelik artan IŞİD tehdidi, türbenin bulunduğu bölgede çok değişik silahlı grupların varlığı ve türbeye yönelik, Türkiye’yi provoke edecek bir eylemin her an yapılabilecek bir hale gelmesi bu tahliyeyi zorunlu kılmıştır. Eğer bu tahliye yapılmasıydı Türkiye’nin bilfiil Suriye iç savaşının içine çekilmesi mümkün olabilecekti. Bu tahliye ile Türkiye’nin yakın bir gelecekte daha büyük bir krizin içine çekilmesi ve daha büyük birliklerle çatışmaya girmesinin önüne geçilmiştir. Bu operasyon daha önce de yapılabilirdi, sanırım Musul Konsolosluğu personelinin rehin alınması bu operasyonu geciktirmiştir.

TOPRAK TERKEDİLMEDİ...

Bu askeri operasyon bir vatan toprağının terkedilmesi değildir. Korkaklık değildir. Türkiye’yi daha büyük bir beladan kurtarma operasyonudur. Operasyon sırasında MİT tarafından birliklerin kılavuzlanmasına yönelik yerel bazı unsurlar kullanılmış olabilir. Kobani’den, PYD ve IŞİD bölgelerinden geçilmiş olabilir. Türkiye istihbarat unsurları vasıtasıyla bu unsurlara bilgi verilmiş olabilir. Bunun anlamı, Türkiye’nin operasyon için müsaade istemesi ya da PYD’nin belirttiği gibi ortak operasyon yapması anlamına gelmez. Bu konu PYD tarafından istismar edilmektedir. İki tabura yakın bir zırhlı birlik, onun üzerinde gece görüş kabiliyetli F16’lar ve İHA’ların gözetiminde yapılan bir askeri harekât için, Türkiye’nin kimsenin yardımına ve ortaklığına ihtiyacı olmadığını da söyleyelim. Ayrıca operasyon yapan bu gücü, - ki TSK’nın çok küçük bir cüzidir- bölgede durdurabilecek ve harekâtına engel olacak hiçbir güç yoktur. Bu gücün harekâtını sadece seyretmekten ve kolaylaştırmaktan başka çareleri de yoktur. Ayrıca türbe ve karakol da geçici bir süre için Suriye topraklarında daha emniyetli bir yere taşınmıştır. Bunun adı toprak terketmek değildir sadece durumun gerektirdiği tedbirin alınmasıdır.

İsmail Hakkı PEKİN - 24 Şubat 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Cloudy

27°C

Istanbul