gonul kenter 

Türk liberaller ve diaspora dersleri...

Prof. Keskin’in Sol Parti Kongresi’nde milletvekili adaylığı tartışılıyor.

Kongre salonunda Berlin Ermeni cemaatinin bildiri dağıttığını görüyor, alıp okuyor. Sol Parti Başkanı kendisine “Böyle birini nasıl milletvekili adayı yaparsınız?” sözleriyle baskı içeren onlarca mektup geldiğini bildiriyor. Keskin bunun üzerine kürsüye çıkıp önerilerini tekrarlıyor.

Prof. Keskin: “2005 Haziran ayında Alman Parlamentosu Ermeni soykırım tasarısı kararı verilecekti. Türk Toplumu (Türkische Gemeinde) olarak Almanya’da bir imza kampanyası başlattık. 130 bin kadar imza topladık, basına duyurduk, ileri gelen siyasilere mektuplar yazdık, tasarının çıkması halinde Türkleri çok üzeceğini, yanlış bir karar verilmemesini, olayın soykırım olmadığını dile getirdik. Sonuç olarak Alman Parlamentosu’ndan çıkan kararda “soykırım” kavramı kullanılmadı. Ayrıca tarihçiler komisyonunun kurulması tavsiye edildi. Türk Toplumu olarak, etkili ve israrlı çalışmaların sonucunu aldık. Önerilerimiz belli bir ölçüde kabul gördü.”

Ermeni diasporasının, dış ülkelerde kanaat önderi olabilecek Türkleri birebir takibe aldığı sizin örneğinizde de görülüyor. Son derece saldırgan, tacizci bir üslupla Türklüğe hakaret ediliyor, ırkçılık suçlaması yapılıyor.

Prof. Hakkı Keskin: “ Ermeni lobisi büyük paralarla binlerece elemanı çalıştıran, bir sanayi kurumu haline gelmiş bir müessese. İlginç stratejiler izliyorlar. Birincisi, henüz milletvekili adayıyken “Soykırımı kabul ediyor musun?” diye soruyorlar. Almanya’da, Hollanda ve Belçika’da mv adayı olanların hepsi bu sorgudan geçiriliyor ve ne yazık ki çoğu kişiler çekindiği için inanmasa bile kabul eder bir yaklaşım içerisine giriyor.
Diaspora Ermenileri sürekli bu gibi şeylerle uğraşıyorlar, başka işleri yok.”

Ermeni lobisi çok profesyonel çalışıyor, tek işleri sizin de altını çizdiğiniz gibi Türk’ü kuşatmak, köşeye sıkıştırmak.

Prof. Keskin: “Çok sinsice bir politika izleyerek, bunun Holokost, Yahudi soykırımına benzeyen bir olay olduğunu dünya kamuoyuna anlatmaya çalışıyorlar. Neyse ki, Yahudiler “karşılaştırılamaz” gerekçesiyle bunu reddediyor. Geçen sene aralık ayının 7’sinden 15’ ine kadar Almanya’ da bir konferans, iki tam gün seminer yaptık. Buraya arşiv çalışması yapan Prof. Musa Kasımlı’yı Azerbeycan’dan çağırdık. Toplantı için Berlin’de sendikanın (IGMetal) salonunu aldık. Ermeni cemaatinden anında bir mektup gidiyor “nasıl olur da siz soykırımcılara salonu verebilirsiniz” diye. 6-7 sene önce Alman Sol Parti’den bana sürekli bu konuda toplantılar yapmamız önerildi. Bir süre sonra Ermenilerin ortak konferansları kabul etmedikleri görüldü. Bu da öteden beri başka bir strateji, kesinlikle bir konferans, bir toplantıya yanaşmıyorlar. Niye yanaşmıyorlar, çünkü yanaşırsa görecek ki farklı görüşler var. Bunların izlediği belirli strateijiler var. Türk’le tartışmayacaksın, ancak soykırımı kabul ederse masaya oturacaksın. Böyle bir dayatmadan sonra neyi konuşacağım ben seninle?”

Gönül KENTER - 21 Şubat 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly sunny

27°C

Istanbul