mehmet yuva3 

Sebatayist ve Nusayri palavraları...

İzmir doğumlu İsrailli yazar Erol Celardin 2012 tarihinde kaleme aldığı ‘Sebataycı’ kitabının

tanıtımını yapmak üzere Türkiye’ye gelir. Ülkemizin pek değerli yazarları ve kitaplarını zikretme hassasiyetini dahi göstermeyen Cine 5 TV’de Ayla Çetinkaya’nın konuğu olur. Celardin: “Ben Musevi değil Yahudiyim. Musevi ile Yahudi arasında fark vardır. Yahudi, Yahuda kabilesinden gelenlere denir. Musevi, Musa ve İsrailoğullarının dinine inananlardır. Ben Yahudiyim ama Musevi değilim. Ben Ateistim” açıklamasında bulunmuştu. Ardından Hitler Almanyasının Türkiye işgalini ve zengin petrol bölgesi Musul’un Hitler’in eline geçmesini engelleyenlerin Türkiye Sebatayistleri olduğunu iddia etmişti. Hatta Alman ordularının Rusya’nın Stalingrad kentine gidip orada telef olmasını Hitler’in aklına sokanlar da aynı güruhmuş.

Allah’tan kıymetli Sebatayistlerimiz var da ülkemiz ve Musul, Hitler istilasından kurtulmuş! Bu iddialar temelsiz ve külliyen palavradan ibarettir. Türkiye’nin savaşa girmemesini ve savaş esnasında Hitler Almanyası ile “iyi” ilişkiler içinde olan Türkiye’nin tarafsız kalmasını öneren ve sağlayan ABD’dir. 10 Eylül 1943 tarihinde Kahire’de Roosevelt, Churchill, Komintang Çin adına katılan General Cheng Kai Şenk, karısı ve İnönü arasında yapılan gizli toplantı raporları incelendiğinde bu gayet net anlaşılır. Türkiye’nin neden savaşa girmemesi ve Hitler Almanyasına ne zaman “göstermelik bazda” savaş ilan etmesi gerektiği, bu toplantıda karara bağlanmıştır.

HER ŞEY İNSAN İÇİN...

Şeytan, Allah ile insan üzerine iddiaya girer. Kafasını karıştırarak “yoldan saptırabileceğini” söyler: “Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın” der. Dinde pusula, muhabbet kaynağı ve her şey insan için felsefesini temel alan Allah inancı olmalıdır. Siyasette pusulamız antiemperyalist, anti-Siyonist ve anti-Vahhabist olmalıdır. Bütün söylem ve eylemler bu formüle uygun olmak zorundadır.

Hayber, Arabistan yarımadasının en önemli Yahudi yerleşim bölgesiydi. Hz. Muhammed ve Hz. Ali’ye karşı Muaviye ve Yezid’in ataları putperestlerle aynı safta savaştılar. En nihayet en korunaklı kabul edilen Hayber kalesinin yıkılmasıyla siyasi, ticari ve askeri nüfuzları rafa kaldırılmıştı. Arabistan Yahudilerinin büyük bir bölümü Muaviye-Yezid döneminde “Müslüman” oldular. Bir Hayber “Müslüman” kılıklı Vahhabi olan Suudili imam Şeyh Bender El Hayberi (Ben Dero El-Haybero) Hayber Diyarının Oğlu, dünyanın dönmediğini söyleyip “Eğer dünya dönüyorsa bir uçak havada durduğunda Çin’in uçağa doğru gelmesi gerekmez miydi?” diye sormuş. Kuran’da dünyanın, evrenin, kâinatın hareket ettiğinden, döndüğünden bahsederken bu Hayberli sapık hangi dinin kitabına inanıyor dersiniz? Bu dengesiz ruh hastası “hoca” Suriye’de kan akıtılması, Alevilerin kesilmesi, sahabe makamlarının yıkılması için fetvalar da vermişti.

CEMİL KOÇAK’IN TEZLERİ...

Cemil Koçak. Tarih profesörüymüş. Malum liboş ve yalaka kalemler tarafından “yakın Türkiye tarihini en iyi bilen tarihçi” olarak pazarlandı. AKP döneminde daha davudi hortlayan Cumhuriyet tarihi düşmanlığı ve bu tarihin kurucularına yönelik saldırıların başını çekti. Erol Celardin gibi bu da İzmir doğumlu. Sebatayist olduğunu iddia edenler var. Araştırmadım. Önemli de değil. Önemli olan ABD’de Siyonist referanslı olmasıdır. ABD’nin gölge hükümeti olarak bilinen Siyonist Henry Kissinger’in başını çektiği Dış İlişkiler Konseyi’nin takdir ettiği bir tarihçi. 2010 tarihinde görev yaptığı Sabancı Üniversitesi’nde Mustafa Kemal için “Albay Mustafa 5 askeri idare edecek yetenekte değil” demişti. ABD’nin BOP, İsrail’in BİP projesinde önemli bir yer işgal eden Barzanistan’dan Hatay-Lazkiye’ye yeni bir devlet inşa etme çabalarının ayyuka çıktığı bir dönemde Cemil Koçak adlı palavracı tarihçi Suriye savaşının en kirli dönemi olan Haziran 2013’te, HDP’ye yakınlığı ile bilinen siyasihaber. org adlı internet sitesinde “Atatürk 80 yıl önce İnönü’ye Nusayri raporu yazdı” başlığı altında bir yazı kaleme aldı. Aynı site 8 Şubat 2015’te, bu sefer Arap Alevi Süleyman Sayar olarak tanıttığı bir kişinin yazısını neşrederek, Mustafa Kemal’in Akdeniz Arap Alevilerine, kültürlerine, dillerine düşman olduğunu iddia etmiştir. Arap Alevilerin HDP’ye destek olması gerektiği propagandasını da ihmal etmemiştir. Koçak ve Sayar, Akdeniz Alevilerini ikna etmeden, onları Türkiye’den koparmadan, Mustafa Kemal’e düşman etmeden, HDP’ye yedeklemeden Büyük İsrail Projesinin (BİP) mümkün olamayacağını biliyor. Koçak Atatürk’ün bir “Nusayri” düşmanı olduğu, Akdeniz sahilini “istila” eden Nusayrilerin bölgeden temizlenmesi ve bunların yerine bölgede hiç bulunmayan Türklerin yerleştirilmesi gerektiğine inandığı iddiasına yer vermiştir. Bu raporun varlığı ile ilgili profesör efendi tek bir belge ve kaynak göstermemiştir.

Mehmet YUVA - 18 Şubat 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

20°C

Istanbul