mehmet yuva3

Suriye’yi,‘Vatan’ kurtardı!

Şam’ı yakmaya kalkışmayın, bu ateş sizi de yakar” uyarısında bulunduk.

“Şam’ı yıkmayın enkazı altında siz kalırsınız” ikazını yaptık. “Şam dengedir, terazidir oynamayın bozmayın” tavsiyesini eyledik.

“Şam’a gönderdiğiniz cinayet ve harami çeteleri bir zaman gelir sizi de vurur, bunlar raydan çıkmış tren, freni patlamış kamyon misalidir” dedik. Dinletemedik, dinlemediler. Petrol, gaz, silah, uyuşturucu, İsrail’in güvenliği, pazar ve saltanat tamahına bölgemizin dokusuyla oynadılar. Bir arada yaşama kültürünü, dostluk ve komşuluğu katlettiler. Dünya farklı odalar ihtiva eden bir ev misalidir, bu evin herhangi bir odasında çıkacak yangının diğer odalara da sirayet edeceğini bilmelerine rağmen, evin tümünü yakmaktan çekinmediler. Yaktıkları bu ateş şimdi kendi ülkelerini yakıyor. Fransa’da, Almanya’da ve birçok Avrupa ülkesinde cinayet ve kundaklama had safhada. Kanada’da son anda büyük bir facia önlendi. ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde “Müslüman” kökenli üç kişi katledildi. “Müslüman” kimlikli dini-dar cinayet şebekeleri “İslam” adına Müslüman, Hristiyan, yerli ve yabancı yüz binlerce insanı katletti, katletmeye devam ediyor. En büyük bedeli sivil ve masum insanlar ödüyor. Batı dünyasında “Müslüman” katleden zihniyet sivil ve masum insanları hedef alıyor. Bu vahşet senaryoları Suriye’de had safhaya ulaştı.

BM: ESAD ÇÖZÜMÜN PARÇASI...

Dünya barışını tehdit eden bombanın pimi Şam’da çekildi. Şam tarih boyu ve bugün de yükselen ve tarih sahnesinden çekilen kuvvetleri belirleyen coğrafyadır. Dünya barışının sigortası ve anahtarıdır. “Irak’ta Saddam, Libya’da Kaddafi dünya için tehdit ve tehlikedir” algı operasyonu üzerinden Irak ve Libya’yı mahvettiler. “Esad giderse her şey güllük gülistanlık olur” yalanlarını Suriye’yi haritadan silmek için kullandılar. “Esad ülkeyi yönetemiyor” gerekçesine sarılarak Suriye’yi paramparça etmeye yeltendiler. Geldiğimiz noktada Avrupa ülkeleri ve BM Özel Temsilcisi Staffan de Mistura “Esad çözümün parçası ve Suriye devletinin Cumhurbaşkanıdır” açıklamasını yaptılar. Esad ile masaya oturup hem Suriye, hem bölge hem de dünya için cehennem ateşi tehdidi oluşturan dini-dar oluşumlara karşı işbirliği öneriyorlar. Batı, bütün bu acı tecrübelere rağmen, halen samimi değildir. Terörü, teröristleri öldürerek ancak ihtiva edebilir, sınırlayabilirsiniz. Terörü besleyen sebepler ve özellikle teröre yataklık yapıp sahaya süren devletler cezalandırılmadan terörün kaynağı kurutulmaz.

‘VATAN’ BARIŞIN TEMİNATI...

Fransa, Birinci Cihan Harbi’nden sonra benzer bir gerekçe öne sürerek Suriye’yi işgal etti. “Suriye halkı ülkeyi yönetmekten aciz. Ben işgal kuvveti değilim. Suriye halkına idare sanatını öğretmeye geldim” diyerek mandacı kuvvet sıfatıyla Suriye işgaline hukuki kılıf aradı. Suriye halkı “Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır” dedi. “Vatan” Cephesinde Fransız işgali ve onun yerli işbirlikçilerine karşı ülke savunmasını başlattı. “Vatan”, Suriye’nin bağımsızlık ateşini yaktı. Bugün de önce “Vatan” diyen Suriye halkı Suriye’nin bağımsızlık savaşında destan yazıyor. Önce “Vatan” diyen Suriye dünya barışı ve kardeşliğini yakmak isteyen dini-dar kuvvetleri ve efendilerini tarihin çöplüğüne atıyor. “Vatan” Şam güneşini kapatan karanlık bulutları paramparça ediyor. “Vatan” prangalara vurulmuş, esir alınmış Ankara’nın özgür ve bağımsız olması için dün güneş gibi parladı. Şam ve Ankara’da önce “Vatan” diyenler bölgemiz ve dünyada barışın teminatı olacaktır. Başka çözüm ve çare yoktur.

Mehmet YUVA - 15 Şubat 2015 - Aydınlık

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

25°C

Istanbul